i never promised you a rose garden

/ 4 >>
orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. 16 yaşındaki deborah şizofren bir genç kızımızdır, ailesinin onu bir akıl hastanesine yatırmasıyla (bkz: olaylar gelisir)
    kitabın yazarı joanne greenbergin kendi yaşam hikayesidir aslında, türkçeye sana gül bahçesi vaadetmedim ismiyle çevrilmiştir.
    (ultraviolent, 06.01.2001 02:54 ~ 16.01.2001 01:44)
  2. ilk okuduğumda bende ciddi sorunlar yaratan kitap. kitaptaki karakter gibi, kendi dünyamda, kendi yarattığım şeylerle yaşadım bi süre.
    kafa daha sakinken okunduğunda büyüleyici bi yanı olduğunu düşünmemek elde değil.
    (beyaz zenci, 06.01.2001 03:18)
  3. zekice ve duyarlılıkla yazılmış olmasının yanısıra, akıl hastalığının, hele hele şizofreninin hiç de öyle romantize edilecek, özenilecek, "cool" bir şey olmadığını, cehennemi dünyada yaşamaktan farksız olduğunu netlikle gösteren bir kitap.
    başlık da sonlara doğru psikiyatristinin deborah'a söylediği bir cümle. hayatın onun için hiçbir zaman güllük gülistanlık olmayacağına, asla yüzde yüz iyileşemeyeceğine, ama yine de güzel günler göreceğine istinaden...
    (lacrima, 06.01.2001 13:56 ~ 14:33)
  4. (bkz: sana gul bahcesi vadetmedim) (bkz: sozlukteki gul bahcesi vadedenler)
    (disq, 24.06.2001 16:01 ~ 16:03)
  5. 15 yasındayken okuduum, bende belki de 96.2 etkisi yaratan
    prozac toplumu ya da familyası türünden romanları ardarda okunması tehlikeli olabilecek karanlık kitap
    (pooh, 10.09.2001 20:55 ~ 20:56)
  6. sözleri ve müziği, country müziğin divalarından sayılan lynn anderson'a ait olan ve ırmak şırıltısını andıran sesli, melek yüzlü şarkıcının şubat 1971'de piyasaya çıkan ve altın plak dışında amerika'da platin plak ödülü alan "rose garden" isimli albümünün çıkış şarkısı. lynn, aynı yıl bu şarkı ile "en iyi bayan vokal" dalında grammy ödülüne layık görülmüştü. ayrıca, yine aynı yıl country müzik akademisi tarafından verilen "yılın bayan vokalisti" ve country müzik derneği'nin "plak dünyasının en iyi bayan sanatçısı" ödüllerini aldı.
    (abraksas, 24.10.2001 17:36)
  7. bir önceki cümlesi "i beg your pardon" olan nefis şarkı
    (brownie, 24.10.2001 17:43 ~ 10.06.2004 11:58)
  8. şizofren insanların iç dünyalarına hayran kalmama sebep olan kitap. insana gerçekten şizofren olabileceğini hissettiriyor. okurken "aa bunu ben de yapmıştım, acaba şizofren miyim" dediğim çok olmuştur. ama değilim.
    (lilly marlene, 16.05.2002 13:45)
  9. bir kısmı akılda kalacak şekilde* unutulan* kitaplar arasındadır*.
    (felis, 16.05.2002 18:14)
  10. (bkz: rose garden) su aralar robert kolejde mudurun sikayetlere yaklasimidir.
    (anxiety, 16.05.2002 18:30)
  11. kutuphanecimize 'psikolojiyle ilgili bişeyler okumak istiyorum' dedigimde elime tutusturdugu, en kısa zamanda baslamak istedigim kitap... veronika ölmek istiyor tarzı gibi geldi bana ilk göz attığımda
    (angelic purple, 01.06.2002 01:32)
  12. şizofreniden muzdarip deborah'in kendine kurdugu dunyasi ile dis dunyanin carpismasini anlatan yari otobiyografik kitabin adi. antabbeare ve yr gibi kelimeleri hala aklimdadir. raylar gibi boyun egmek gibilerinden benzetmeleri vardi. yazari joanne greenbergdir.
    (insidious, 23.09.2002 15:50 ~ 22:38)
  13. sizofrenin bu kadar iyi anlatildigi bir kitap daha yok ama 17 yasinda okumakla daha sonra okumak arasinda fark oldugunu saniyorum.
    (trobolom, 25.11.2002 01:29)
  14. joanne greenbergin deborahın şizofrenisini,yanardağdan lav püskürtmelerini,gözünün değdiği her yerde başlayan yeni dünyasını anlatan kitabı.
    (coldfeet, 31.12.2002 18:25)
  15. bir psikologun insan yasaminda bu kadar etken olabilecegi dusuncesinin bile tuyler urpettigi bir roman.
    (haslama cay, 31.12.2002 18:29)
  16. insani haline sukretmek icin bahane bulmasina yarayan kitaplardan biri... ancak gercekten bir sizofrenle ozlesebilmenizi saglamasi bakimindan degerli bir kitaptir...
    (farawayillusion, 31.12.2002 18:34)
  17. 90 larda baslayan psikoloji, psikiyatri, psikanaliz firtinasi icinde (bkz: trend treni) hemencecik one cikan, genc beyinlerimize sanki sizofren olmak bir ucuk* bir hareketmis kanisi uyandiran, nesnel olarak ele alindiginda, insanin eline koluna sigara basmasinin pek de saglikli ve egenceli bir sey olmadiginin hatirlanmasi gerektigi kitap. (bkz: fight fire with fire). bu kitabi okuyanlarin kitapliklarinda bu kitabin yaninda, freud'dan totem ve tabu, gorulebilme ihtimali yuksek oldugu gibi, erich fromm'dan sevme sanati'ni gormek ihtimali ise, neredeyse yuzde yuzdur. mutlaka ve mutlaka (bkz: sizofreni)
    (benekli, 14.01.2003 13:54 ~ 13:56)
  18. kitabında arka sunumunda yazan şöyle:
    içine doğduğu dünyanın kurumlarıyla bağdaşmayı öğrenemeyen,iletişimsizliğin karanlığında yaşayan on altı yaşındaki bir genç kızın öyküsü...
    sana gül bahçesi vadetmedim, deliliğin,resmi tanımıyla akıl hastalığının öyküsüdür.deborach kimlik kavramını yitirip içine kapanmış, zengin düşlerini ve mizah duygusuyla yarattığı kendi içsel dünyasına sığınmıştır.iki dünyanın çatışmaya başlaması,deborah'ın akıl hastanesine 'düşme'sine neden olur.bundan sonra hastanedeki,doktorları vb. kurumlarıyla toplumun 'kurtarma operasyonu' başlar.
    greenberg'in kendi yaşamından yola çıkarak yazdığı bir kitaptır.
    ingilizce den çeviren: nesrin kasap
    dizgi:metis yayıncılık
    baskı:yaylacık matbaası
    (miyaf, 07.03.2003 17:37 ~ 17:38)
  19. laf olsun diye elime aldığım okurken, resmen adamın kafasını siken kitap. o ne biçim çeviridir ne biçim kelimelerdir onlar. zaten gerçekdışı olaylar anlatılıyor, bir de o garip kelimeler eklenince kitaptan kopup gitmiştim okurken.
    (arnold schwarzeneger, 07.04.2003 15:14)
  20. orijinali country olan güzel bir şarkının adı...
    ve buyrun, meraklısına sözleri aşağıda :

    i beg your pardon
    i never promised you a rose garden
    along with the sunshine
    there's gotta be a little rain sometime

    when you take you gotta give
    so live and let live
    and let go oh oh oh oh
    i beg your pardon
    i never promised you a rose garden

    i could promise you things like big diamond rings
    but you don't find roses growin' on stalks of clover
    so you better think it over

    well, if sweet talking you could make it come true
    i would give you the world right now on a silver platter
    but what would it matter

    so smile for a while and let's be jolly
    love shouldn't be so melancholy
    come along and share the good times while we can

    i beg your pardon
    i never promised you a rose garden
    along with the sunshine
    there's gotta be a little rain sometime

    i beg your pardon
    i never promised you a rose garden

    i could sing you a tune
    and promise you the moon
    but if that's what it takes to hold you
    i'd just as soon let you go
    but there's one thing i want you to know

    you'd better look before you leap
    still waters run deep
    and there won't always be someone there to pull you out

    and you know what i'm talking about
    so smile for a while and let's be jolly
    love shouldn't be so melancholy
    come along and share the good times while we can

    i beg your pardon
    i never promised you a rose garden
    along with the sunshine
    there's gotta be a little rain sometime.....
    (bigbrother, 17.04.2003 22:41)
  21. kesinlike sevgili yerine suicide machinesden dinlenilmesi gereken sarki, yoksa cok acitir coook
    (blackvenom, 17.04.2003 22:44)
  22. tesadüfen 16 yaşındayken okuduğum, 16 yaşındaki deborah isimli şizofren karakterin konu edildiği kitap. özellikle kafanızın karışık olduğu bir döneme denk geldiyse neredeyse yutarcasına, sindire sindire okunan kitap. insanın gözlerinin dalıp dalıp gitmesine ve işlediği karakterin ve daha ilginci iç dünyasıyla ilgili garip ayrıntıların rüyasına girmesine neden olan kitap.
    (ironick, 18.04.2003 11:08)
  23. eleştirmenlerin kurgusunu zayıf bulduğu, benimse nerede aradıysam bir türlü devamlı aşağı düşen yunan mitolojisinde geçen hatunu bulamadığım kitap.
    (aegeus, 08.12.2003 17:17 ~ 13.02.2004 15:52)
  24. eleştirmenlerin kurgusu zayıf olduğu için roman olarak kabul etmedikleri kitap. ilk yayınlandığı yoıllarda hak ettiği ilgiyi görmese de sonra kütüphanelerin değişmez kitaplarından birisi olmuş. akıl hastanesine yatmayı istememi kimi zaman sağlamış kitap, ne de olsa herkesin dünyası kendine.
    (siyah marti, 19.12.2003 19:53)
  25. joanne greenberg adlı yazarın, kendi hayal dünyasında yaşayan, kimlik kavramını kaybetmiş on altı yaşındaki deborah isimli bi kızın öyküsünü anlattığı romanı. sürekli okumak isteyip nedense bi türlü başlayamadığım, şu an da yanımda durmakta olan kitap.
    (audrina, 22.05.2004 11:56)
/ 4 >>


copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment