bugüne kadar türkçede yazılmış en güzel roman. bir de bir arkadaşım amsterdamda bir mobilyacının vitrininde bir yatak takımının başucunda sergilendiğini görmüş dumur olmuştur. ama yabancılar neden bu kadar çok severler bu kitabı, çevirisi ne kadar gerçeği kadar etkileyici olabilir bilemiyorum.
belden kırma havalı tüfeklerden atılmak üzere üretilen, batılı orijinalleri yanında çok halim selim kalan, hedefe zarar vermeyen mermi markası. dairesel bir kutuda pazarlanır.
okurunu, bazi bolumlerinde aglatacak kadar etkileyen, (ince memed, $ahinim) ve muhtesem tasvirleriyle kutsal kitap mertebesine cikan efsane kitabi, kitap efsanesi.....
üstad yaşar kemal'in destansı romanı. adı, şanı kadar görkemli bir yapıt. türkçe'nin yüzaklarından, birçok yabancı dile çevrilip olumlu eleştiriler almış, ingilizce çevirisi (her ne kadar çevirisinde birkaç ufak sorun olsa da) "memed, my hawk" güzel seçimiyle yabancı okura sunulmuş, işlerimin yoğunluğunda ev-iş yolunda sadece ulaşım araçlarının koltuklarında, üç haftada üç cilt okuduğum roman.
yasar kemal zamaninda bu kitabi yayinlamak icin bi gasteye basvurmustur ama red cevabi almistir. gerekcesi ise kitabin cok uzun olusudur.
yasar kemal kitapta ustaligini tamamen gozler onune serer. kitabi okudugunuzda yasar kemalle ilgili her seyi tek bir cumlede dahi anlayabilirsiniz. oyle uzun betimlelemelerle okuyucuyu sikmaz. aci sahneneleri uzun uzun anlatarak ajitasyon yapmaz. hayati oldugu gibi anlatir... turk edebiyati klasiklerinden biri olmasinin asil nedeni bence budur.
ince memed, afyon-çay'ın göçerli köyüne yerleşir ve senem adında güzel bir kızla evlenir. aynı kızı buhurculardan ali efe de sevmektedir. buhurcular ince memed'i öldürmesi için bir yörük tutar ancak yörük ince'yi öldüremez. ince de buhurcuları basar. bu arada yunan askeri bölgeye gelmiştir. ince, türk birliğine giderek yunan'ın girdisini çıktısını anlatıp komutandan yüz asker ister. ince'ye güvenmeyen komutan asker vermez. ince de yörük ali efe'nin kızanı olmak için babasından izin ister. ölüm döşeğindeki babası izin vermez. bu arada kurtuluş savaşı kazanılır. asker kaçakları aranmaya başlayınca ince adana'ya göçer ve adını değiştirerek "molla mehmet" olur. çevresi ise her cümlesi "pes" ile bittiği için kendisine "pes efendi" der.
memed romanlarda yer yer kafasını kurcalayan "abdi ağa gitti hamza geldi,hamza gitti ali geldi,ali gitti veli geldi..." düşünceleriyle nihilizme kucak açmış ancak daha sonra bir yörük beyinin "bir ince memed gider bin ince memed gelir,zalim az,fıkara çoktur.." sözleriyle kendine gelmiştir. okuyanlarda çukurovayı görme hissi uyandırır bu roman.
serinin dördüncü romanında memed bir milletvekilini öldürüyor. hep hayali bir kahraman olarak kafamda canlandirdigim ince memedin öldürdügü arif saim bey in adinda adana da saimbeyli diye bir ilçesi olması beni romanda gecen sahsiyetlerin gerçekte yaşayıp yaşamadıkları hakkında düşündüregeldi hep.
13 sene evvelden hatirlayabildigim kadari ile ince memed'in oteki tarafa postaladigi level bosslari her bolum icin $u $ekildedir: 1)abdi aga 2)ali safa bey(ikinci kitap en guzelidir) 3)murtaza aga degil mahmut ağa dedi "trincess" 4)arif saim bey
bu yaşar kemal romanının ana karakteri ufak tefek,kara kuru bir gençtir. onun ince memed olduğunu bilmeyen kişiler üstündeki tüm silaha,cephaneye bakıp ufak bir çocuğun eşkıyacılık oynamak için tüm bu silahları kuşandığını düşünürler.
romandaki ince memed karakterinin kafası intikam düşüncesiyle çalkalanmaya başladığı an gözbebeğinin tam kenarına iğne başı kadar bir çelik pırıltısı yerleşiverir.
tam verim almak için toroslar'da bir yaylada okunmalıdır. aynı zamanda buralarda yaşar kemal'in gelip anadolu hikayeleri topladığı belli başlı insanlarla karşılaşabilir, şanslıysanız ilk ağızdan bu öyküleri dinleyebilrsiniz.
yasar kemal'in anadolu destani. ozellikle ikinci kitapta yasar kemal kati bir gerceklik ile anadolu'da dilden dile dolasan efsaneleri, koylunun uydurdugu hikayeleri,abartmalari,degistirmeleri harmanlamis ve onumuze digerlerine gore biraz daha uzun olan serinin ikinci kitabi cikmistir. bu cildde okur, bir yanda ince memed'in kacisini,vurulusunu,korkusunu,silahini ve atini kisacasi insan ince memedi bulurken. bir yandan da insanustu efsanelerin ince memedini ve onun insanustu yardimcilarini bulur.ince memed'in atinin etrafinda dolasmaya baslayan efsane, -koroglu'nun ati olmasi-,sifa buldugu tekkenin koylu arasindaki insan ustu yeri ve yasar kemal'in ozellikle ikinci kitapta aralara serpistirdigi gerceklik sinirlarini zorlayan hikayecikleri bu kitaba destansi bir ozellik katmaktadir. ben okurken homeros'in odeyssia'sina benzetmistim bu kitabi.