tom robbins adlı amerikalı yazarın; absürdlüğün doruklarında dolaşan ilginç benzetmeleri ve kurgusunun yanında tarihin faklı noktalarından başlattığı hikayeleri yarı hayal yarı gercek olay örgüsünde birbirine dogru yaklaştıran insanı içine alıalıveren tarifi zor, pek hoş bir kitap. ayrıcana (bkz: ağaçkakan)
anlatabilmek için yeterli sözcükleri bulamadıgım, kendisinden daha iyi bir kitabın asla yazılamadıgına ve yazılamayacagına inandıgım, okuduktan sonra insanı bulutların tepesinde gezdiren kitap (bkz: kutsal kitap)
insanın okudukça hakikaten bir parfüm kokusunu aldığını sanabildiği, kendini pek kaptırarak okuyabildiği, sonradan da hediye eden kişinin arasına parfüm sıkmış olduğunu öğrenip kendini moron hissedebildiği kitap...
koku kesinlikle daha iyidir ama özünde karşılaştırmak anlamsız. bence koklama duyusu temel alınarak yazılmış en baba kitaplardandır. hem 3 lü kurgusu hem mistisizmi çok iyidir. pan a selamlar...
hayatimda nadir rastladiim guzel ve kurgulu cumlelerin yogunlukla bir araya getirilebildii ,kokunun ve kokuyu alabilme yetisinin ya$amin her ko$esine inanilmaz bir hayal gucuyle katildigi super bir roman.ancak olaylarin ve yerlerin farkli bolumlerde i$leni$inin zaman zaman zorluklar cikardii hakikatini yadsimamak gerektir ki bu nedenle uzun araliklarla okunmamalidir.
esinlenilerek uğruna heykel yapılmış kitap.. gerçekten okuduktan sonra fazlasıyla etkilenmemek mümkün değil. pancar gördüğünüzde garip garip sırıtmanıza ve aklınıza pan'ın gelmesine sebep olabilecek, pek sevmediğim amerikan edebiyatının çok sevdiğim nadir yazarlarından birinin nasıl bir ruh halinde yazdığını çok merak ettiğim roman.. (bkz: tom robbins) (bkz: koku)
her ne kadar simyacı tadında da olsa son derece özgün bulduğum, anlatımı süper olan özellikle sonuna bittiğim kitap. (bkz: kamasutra) (bkz: pan) (bkz: parfüm)
bu kitabın türkiyede ilk olarak altın kitaplar olarak yapılan baskısının adı "pancarın dansı"sır ki, hem kitabın içeriğine göre daha iyi bir addır, hem de çevirisi saha iyidir. tabii ki bkz: pancarin dansi
tom robins'in - neredeyse ahmed hasim'in eserlerinde kullandığı derecede- hayal gücünü zorlayan semboller kullandığı kitap. iyi kitap, hoş kitap ama sürükleyici olmayan kitap. film gibi kurgulanmış* olması bunun en büyük nedeni. gerçi kitap yine de okutturuyor kendini. biraz da erkeklerin gururunu okşayan kitap. her şey bir yana kitabın ana karakteri alobar'ın felsefesinde ciddi mantık hataları var. ölümsüzlük falan tamam, her şeye inandık. fakat bir insanın dünya görüşü de gerçekçilikten uzak olamaz.
örnek veriyorum: alobar tanrıya inanır ama tanrıların kararlarını yargılar. tanrı düşüncesi, zaten kusursuz varlık düşüncesinden gelmektedir. bir tanrıya inanıp, aynı zamanda da yanlışları olduğunu düşünemezsiniz.
ha bütün bunları dedik ama kitaba haksızlık etmeyelim. okunacak kitaptır, okunmalıdır.