horge lui borhe(s) ispanyolca bayanlar beyler bashtakı j-jh, g lerde mecburen kapalı h okunacak okunucaktahmınım (tahmınım dııl bı donem bızde konaklamısh olan arjantınlıden dolayı emınım)
35 yashından sonra kalıtımsal bır sorun yuzunden kor oldu. kıtaplarını yazmasına yardım eden hatunla evlendı. en meshur kitabı yollari catallanan bahce'de chaktırmadan zamanda yolculuk uzerınde durmushtur. konushmalarından toparlanan yedi gece ısımlı kitabı ise bashlı bashına bir karmashadır. adolfo bioy casares ile ortak urunu olaganustu masalları ise enfes otesıdır, en iyi kitabıdır.
ispanyolca ogrenıcem ben diye kasmamın ılk ve tek sebebıdır bu adam
sanıryorum ki louis borges in en çok bilinen şiiri anlar üzerine ve eğer sil baştan yaşama şansım olsaydı diye giderek 85 indeyim ve ölüyorum artık diye sonlanan gayet anlamlı şiiridir...
"insanoğlu yıllar boyu bir boşluğu imgelerle, dağlarla, illerle, krallıklarla, körfezlerle, gemilerle, adalarla, balıklarla, odalarla, aletlerle, yıldızlarla, atlarla, insanlarla doldurrur. ölümünden az önce ise, usanmaz çizgi labirentinin kendi yüzünün imgesini oluşturduğunu anlar" sözünü sahibi, saygıdeğer düşüncelere sahip yazar.
ana caddelerde karshıdan karshıya gecmek ıcın, tanımadıklarının koluna gırıverdıgı, bir gun karshıdan karshıya gecherken koluna gırdıgı adamın, karshıya gechtıkten sonra "cok saolun ne kadar ıyı ve korlere merhametlı ınsanlar var shu dunya da" dıye ona tesekkur ettıgı soylenır.
roman yerine oyku ve siir yazmayı tercih eden gerceklikten cok düssel konulara yer veren arjantinli yazar,sair. yazılarında hicbir kesinlik olmayan hep gibiler uzerine kurulu yorumu ve yazdıklarının anlamlarını okuyucuya bırakan zat.
"zaman beni sürükleyen bir nehir; ama nehir benim beni parçalayan bir kaplan; ama kaplan benim beni tüketen bir ateş; ama ateş benim evren ne yazıkki gerçek ben ne yazıkki borges'im"
en çok sevdiğim yazarlar arasında hiç çekinmeden ilk üçe alacağım bir kalem piri. güney amerika edebiyatının en önemli isimlerindendir. kafama kazıdığı alef isimli kısa öyküsü, az rastlanır bir büyüye sahiptir. naçizane fikrime göre en iyi eserlerini de kör olduktan sonraki dönemde üretmiştir. kendisine kitap tanrısı da denebiliyor, evrenin kütüphanecisi de.
cok iyi hikayeler yazmasindansa iyi bir okur olmakla ovunmus. bu konuda tevazu sinirlarini zorlayip doneminin sosyetesinden tarzina hayran, yetenek fukarasi, $imarik bayanlara guzelim oykulerini "beraber yazdik" deyu hediye etmis. dunya yazininin en onemli bolumunu cocukken babasina ait kitaplikta oburca tuketmis. kutsal kitaplardan, mitolojiden, masallardan oldugu kadar anonim olmayan edebiyattan da rahatlikla alintilar yaparak oykuler yazmis, ben gibi pek cok faniyi buyulemis. "okudugunuz kitaptan zevk almiyorsaniz birakin." mealinde bir cumle kurmus yuce kisi.
lezzetli ve besleyici. hayali bir kutuphanede sacma konularda tez arastirmalari yapan, arastirmalarini yarida birakan, daha da kotusu yarisinda baska bir konuya gecen ogrenci. inkar edemem, anligimin tad alabildigini bilmiyordum bu kutuphaneciden once. (bkz: anlik) alakasiz ek bilgi: kutuphanecilik su an gelismis ulkelerin en cok ihtiyac duyduklari mesleklerden biri. yani talep cok yuksek.