köyümüz köylümüz


orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. bir de bu kaliteli ve seviyeli programımızda, "ah ana" diye bir bölüm vardı, bir de sığırlar üstüne bütün hastalıkları burdan (şehir insanları olarak) öğrendik
    (clown, 03.03.2000 01:02)
  2. kimil zararlisi, sune gibi terimler ilk kez bu programda kullanildi, bir adamcaaz cikip turku soyler, hikayeler anlatirdi, komik bi aksani vardi, takip eder, guler, soylerdik..adamcaaz dun intikal etmis ebediyete (bkz: ozay gonlum)
    (ari, 03.03.2000 12:07 ~ 30.01.2002 14:48)
  3. <scene description>

    arka planda kilimler halilar asili, ortadaki iskemlemsi halk tipi koltukta oturmakta olan kisa kollu gomlek, kadir inanir biyik ve corabin pantolonla kesi$tigi yerde eti tum gercekligiyle killariyla gosteren kisa pantolonlu trt sunucusu. gunun konuklari muhendis bey ve salginda buyukba$lari telef olmu$ abimiz. izliyoruz.

    </scene description>

    - sinai ilaclamada orta anadolu pancar ureticisinin sorunlarina kulak verdik. koylumuzun tek sorunu bu degil elbette. gurpinar akcakami$ mezrasinda besicilik yapan hakki eryeti$ bey bu yil ee.. onemli.. miktarda sigirini kaybetmi$ bir koylumuz. yine bu durumda harran universitesi ziraat fakultesinden bir muhendisimiz de bulunmakta. hakki beyefendi $imdi bize derdini anlatacak.

    - teretemize, hokometimize ve gap televizyonumuza buradan, bu ekrandaan seslenebildigim icin hormetlerimi yolluyorum oncelikle. gecen secimlerde kasabaya gelip bagerep cageroyolardi koyluye sinai kredi vereyoruz deye. verdiler de sozumuz yohtur. fakaaat, sen yaparsan domatize yeme arpaya zammi koylu o faizi nasil odeyecak? yuzde otuzbe$ fayiz almi$im ben onu nasil verecem? aha hollandadadan geldiler, veriyez veriyez doymak bilmii namissizlar. sonra a$agiismet'ten besiciler cikti dedi ki rus kimyasal yemi hayvanin sut verimini, tuylerini bir uzatiyormu$ abooo. dedik biz bu borci nasil odeyecez, anladik ki bu me$galenin sonu halis yemden gecer. ucuz da. verdik yemleri. ebola neyim olmu$ hayvanlar, $i$ip $i$ip citlerden atladilar cocugu benim avrati isirdilaar.. hokometten destek bekleyoruz, secim zamanlarinda soz vermeh kolay $imdi ko$sunlar yardima.
    - ebola? dogru mu duydum? bu bilgiyi neden onceden iletmediniz hakki bey?
    - e cikip sormadiniz ki.. hayvanim hasta dedim cikardiniz beni kamaralara.
    - muhendis beye donucem ama kendisi reji ekibini de arkasina takarak coktan uzami$ mantikli bicimde, size degmeden $u tuvalete kadar gitsem? be$ dakika sonra donerim saniyorum. evet koyumuz koylumuz, $imdi de tavukculukla ilgili bir bandimiz var onu girelim.. reji.. tabi lan reji mi kaldi ortada. hey gidi.
    (kusmuk, 20.09.2001 10:20)
  4. doglar kabardi kabardi içinden bi conivar çıkti
    conivarin yuttugi adamlar bana el salladi
    conivar agzindan burnindan dimanlar savura savura çekti getti
    (bkz: sene 1917 ilk kez tren gördüm)
    (abebe bikila, 21.09.2001 19:04)
  5. -evet sevgili seyirciler, bir köyümüz köylümüz programında daha sizlerle beraberiz. bugün size şanlıurfa merkez'e bağlı karakuru köyünden sesleniyoruz. isterseniz hemen konuklarımıza ve bizi evinde ağırlayan mehmet bey'e dönelim ve haklarında biraz bilgi alalım. (kamera sağa kayar, bağdaş kurmuş tesbih çekmekte olan mehmet efendi görüntüdedir)... selamınaleyküm mehmet emmi. nasılsın iyi misin?
    --iyi diyek iyi olak gurban. hoşgelmişin. siz de hoşgelmişiniz arkadaşlar
    (güruh)-hoşbulduk.
    -evet mehmet emmi, söyle bakalım kimsin nesin?
    --rahmi bey gardaşım, ben buraların memet emmisiyim. bu köyde doğdum doğalı duruyom işte goca çınar gibi. aha bak mesela bizim komşu mustafa dayı var, adam prostattan gittin geçen ay. eski imam vardı himmat emmi, o da sara oldu öldü. bakkal hamdi efendi'nin abisi murtaza vardı, onu da geçen hafta toprağa verdik..
    -öhö öhö. mehmet emmi, anlaşılan epeyce insan kaybetmişsiniz, başınız sağolsun. evet sevgili seyirciler, şimdi de kahraman maraş sütçü imam üniversitesi ziraat fakültesi tarla bitkileri bölümü öğretim elemanlarından profesör doktor şemsi mehmet kılıçarslan'ı tanıyalım... efendim siz de hoşgeldiniz.
    ---hoşbulduk rahmi bey.
    -efendim, çalışmalarınız için aldığınız ödüllerden de anladığım kadarıyla, yeni bir fikir silsilesi ile tüm dünya tarım teknolojilerini alt üst etmişsiniz.
    ---evet rahmi bey. genç asistan arkadaşlarımızla birlikte son 7 yıldır geceli gündüzlü çalışarak keşfettiğimiz yöntemler, dünya tarım otoriteleri tarafından büyük bir ilgi ile izlendi ve sonuçlarımız her üniversitede ve tarım bakanlıklarında referans olarak değerlendirmeye alındı.
    -efendim, çalışmalarınızın tam olarak ne olduğunu, uygun bir dille seyircilerimize de anlatabilir misiniz?
    ---biz çalışmamızda gerçekleştirdiğimiz işleme tarla overclocking diyoruz. yani, tarlayı, nomal verim değerlerinin üzerinde bir değere ulaştırıyoruz. bu işi yaparken de oldukça karmaşık yöntemler kullanıyoruz.
    -ne gibi sistemler kullanıyorsunuz mesela?
    ---azotize sentetik katkı maddelerini laminer tüplerle, ki bu tüpler de uzun dönem çözülümlü karbonhidrat tüplerdir, kaplayarak, tarlanın 280 ila 300 santimetre altına gömme yöntemini uyguluyoruz. daha sonra, bol miktarda organik kökenli su ve fosfat eklediğimiz karışımı tarla üzerine yağmurlama sistemi ile yayıyoruz. en on olarak da, çeşitli bakteriler ile parçaladığımız organik besin artıklarını tarla üzerine yayıyoruz. daha sonra da aradan geçen 3 ay içinde verim iki katına çıkıyor.
    -evet efendim, anladığım kadarıyla bu bir devrim.
    ---evet efendim, devrim bu. bu; türkiye cumhuriyeti'nin bir başarısıdır, varlığımız ve buluşlarımız türk gençliğine armağan olsun.
    -öhöm... mehmet emmi, sen ne diyosun bu işe?
    --şimdii, benim annadığım gadarıynan, bu tohtur beyler, tarlanın üstüne bişeyler döküp verimi arttırıyolar öyle mi?
    -evet memet emmi.
    --iyi de rahmi gardaşım, şimdi bu yönteme hiç gerek yoh. gerek olmayışının sebebi de bu yöntemi bizim yüzyıllardır zaten kullanıyor oluşumuz.
    (tüm güruh şaşıraak)-hö? hı? nasıl yani?
    --gayet aşıh gardaşım. şimdi tarlaya neler serptiniz? azot, karbonhidrat, organik su, fosfat, bakterilerle parçalanmış organik besin artıkları.
    (prof)---e evet??
    --bunları zaten biz bin yıldır atıyoruz tarlaya gardaşım. hem de cebimizden bir kuruş çıhmadan. bu anlattıklarını bir araya getirdiğinde ne oluyo bil bahalım?
    ---????
    --bildiğin mal pohu işte. poh poh, bildiğin poh(bok).
    ---o la la... nasıl düşünemedik biz.
    -evet sevgili seyirciler bir reklam arası giriyoruz.
    (spinapubica, 07.08.2003 18:00)
  6. (bkz: yorelerimiz turkulerimiz)
    (willy van der kerkhoff, 07.08.2003 18:10)
  7. bütün acemiliklerine rağmen trt'nin kamu yararı gözetmek açısından ne kadar önemli olduğunu gösterir bu program. zira bizi bir şekilde türkiye'nin geri kalan kısmında yaşayan insanlardan haberdar eder. özel televizyonların ya tayfun talipoğlu gibi şekerli bulamaçlarla yaptığı ya da hiç yapmadığı bir işi sessiz sedasız kendine kendine yapar. türkiye'nin çoğunluğunu oluşturan insanların hayatını gösterir işte bize, basitçe. ilgilenen için tonla ayrıntı, bilgi vardır. "bu insanlarla aynı ülkede yaşıyoruz işte, akılda tutmakta yarar var" der gibidir trt.
    (nazmiye demirel, 24.01.2004 12:38)
  8. (bkz: yaycep)
    (my jekyll doesnt hide, 13.02.2004 10:40)
  9. yanlış hatırlamıosam jeneriğinde ilvanlım türküsü eşliğinde bir köylü çapa yapar.
    (peperuhi, 31.05.2004 13:34 ~ 06.06.2004 03:36)



copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment