kaan ince

/ 2 >>
orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. cok genc yasta intihari secen sair.
    arkadasları onun adına izlek yayınlarını kurmustur..
    (naranimo, 05.09.2001 18:52)
  2. çok genç olmasına rağmen şiirleriyle belli bir birikimi ve ciddi bir yeteneği ortaya koyabilmiş bir şair. sanatını tam özgün bir kıvama ulaştırmak, yazdığı dönemin ortak marazlarından arındırmak üzereyken bizi bırakıp gitmiş olması, şiir adına önemli kayıp.
    (sudaki duman, 28.09.2001 17:34)
  3. "...usulca giderim güneş gibi batı kapısından bu kentin, zaman kıskacı altı köşeli," diyerek terk-i diyar eylemiş şair.
    (catharsis, 02.11.2001 23:52)
  4. "haritası parçalandı ellerimde gecenin, bir yitiriş değil
    bu, sınırları tutamadım yerinde, gözlerime doldu sular,
    şimdi zaman oynak bir gölge. nasıl başlasak geri dönmemek
    için? hüzünkıran ardında saklanan kalbimle, artık, okyanuslara
    açılmak geçmeli içimden. biliyorum. ama kavuşmalar ayrılıktır
    bazen."
    gizdüşüm ve ka n isimli, ölümünden sonra arkadaşları tarafından yayınlanan iki kitabı ile sonsuz yaşamaya bedellenmiş şair.
    (ile, 03.11.2001 20:58)
  5. "...
    ve ben güzün ağlayacağım
    sulara çekileceğim dönerken balıkçılar
    yakamoz göreceğim dümensiz simsiyah gözleri
    öleceğim
    ve ben
    …"

    suicide note insanı...gitti...
    (hayirsiz adam, 03.11.2001 21:08 ~ 25.02.2002 02:51)
  6. 1992, kadıköy/ümit oteli, 05.00..
    izlek dergisinin çekirdeğinden; ardında bir "gizdüşüm", bir de "ka n" bırakarak çekip giden..
    (atlantisten gelen zekiye, 25.02.2002 03:02 ~ 03:07)
  7. geç keşfettiğim, çok güzel şiirleri olan insan.gerçekten de yazdıkları ortalıkta ben şairim ben acaip dertliyim ben acıların adamıyım vs vs şeklinde ortalıkta dolaşan gerzeklerin yaptıklarından çok çok ötede. huzur içinde yatsın..
    (albertinesimonet, 03.01.2003 00:01)
  8. "...yaşam

    bir bir geziyorum ölümleri, gecenin bakışları arasında. sabah
    göğe yelken açıyorum, gündüzler tanımıyor beni nasılsa. ayna-
    larda yürüyorum bazen, martılarla düşüyorum denize; dudak-
    larımı siliyor acılar. soluk alışımı duyamıyorum. sokak lambaları
    gibi geç yanıyorum. gölgeler yürümüyor artık. kıvrılan yollarda
    şarap lekeleri, sabahın ilk izi. ezanla dönüyor evine yüzü
    külrengi gececikler. kaç kuytuda paslanıyor yalnızlık? üşüyorum.
    gideceğim.

    ve ben güzün ağlayacağım
    sulara çekileceğim dönerken balıkçılar
    yakamoz göreceğim dümensiz simsiyah gözleri
    öleceğim
    ve ben… "*
    (ile, 18.02.2003 20:27)
  9. 2 şubat 1970 ankara doğumlu, ağustos 1992'de atlayarak ömrüne üç nokta koyduğunda sadece 22 yaşında olan genç şair. nisan 1992'de yasar nabi nayir genclik odulleri birincisi mektup adlı şiiri:

    yarım kalmış acılar denizi pencereme konardı geceyle, savrulurdum. gozyasi kokusuyla dolu bir kugu, zamanın sonuna kalkan, sürgünümdü; göz mavisi duman, sessizliğim. aktım ölü deniz kiziyla gokkusagi saklı mektubun içine, pulumuz ruzgar oldu, postacimız guvercin. civa gibi eridik kabımızda. kirmiziya gittik. hemen yokladım yüzümü yağmurun yuva yaptığı ellerimle. iyice şaşırmıştı alıcısı vapur ıslığımızın. saplandı gözlerimin ışığı yeni güne.

    mermer bir kayikla geri döndük
    diğer yarısına acının,
    usulca çekildi deniz,
    son bulduk, yenildik.

    artık yataksız bir liman yüreğim, soguk ve los. kırık
    düşlerim. serçelerde gözlerimin buğusu. buruk içim.

    böylesi bir yenilgiyi beklemediğim için
    sabahın en serin ucunda bağıran ben
    intihar edecekmiş gibi sıkılıyorum
    düşük boynuma asılı sonbaharı.

    çekildi yaşanan hıçkırıklara, yaşanmayan düş kırıntılarımızla boğulduğumuz odaya. düştü saat duvardan, telefon diye çevirdim yelkovanı: imdat. akrep soktu kendini. çan sesleri, ezan sesleri, mart sesi, çatılarda kaldı gecenin gizi. unuttum mektubun içinde boğulduğumu. elveda.
    (atlantis, 09.03.2003 20:02 ~ 20:05)
  10. (bkz: gezginin uc tilsimi)*
    (atlantis, 10.03.2003 22:19)
  11. 2 şubat 1970, pazartesi, saat 17:45, ankara.
    ankara iltekin ilkokulu. sessiz, sakin bir öğrenci
    ankara cebeci ortaokulu. zeki, çalışkan, başarılı.
    ankara yenimahalle endüstri meslek lisesi elektronik bölümü
    1986, şiire ilk ilgi.
    1989-1990 öğretim yılı. üniversiteye hazırlık kursu.
    1990 güzü. a. ü. dtcf sosyoloji bölümü. şiirle boğuşması artar.
    ocak 1991, milliyet sanat genç şairler köşesi, yayımlanan ilk şiiri.
    1991 sonu ve 1992 ilk ayı, balkan kıraathanesi, haftalık buluşmalar ve izlek’in çekirdek kadrosu.
    çağdaş türk dili, yazılı günler, damar, promete, karşı dergilerinde şiirleri çıkmaya başlar.
    nisan 1992, yaşar nabi nayır (varlık) şiir yarışması, mektup şiiri yayımlanır.
    en son okuduğu ve çok etkilendiği şiir kitabı: “sevgilerde”, behçet necatigil (yaz tatili).
    1992 ağustos’unun ilk haftasında, gizdüşüm dosyasını ilk yayınevine vermiştir.

    11 ağustos 1992, istanbul-kadıköy, ümit oteli, saat 05.00 ……
    kaan ince kültür ve sanat vakfının kuruluşu 20 ocak 1993 (resmi gazete)
    izlek dergisinin çıkışı: ekim 1993
    ka n’ın çıkışı: nisan 1997

    (kaynak: http://www.cs.rpi.edu/~sibel/poetry/poems/kaan_ince/)
    (albertinesimonet, 14.03.2003 00:18)
  12. hüzün örgüsü

    kırkikindi yağmurları gibi yağıp geçtin , kuytudan izledim seni, yılgın gözlerine yataklık eden gecede. kokun sindi küçük şiirlerime. kuş kıyımı bir sabah yolumu gözlüyor ve ıslığımda karanlık bir yokuş beliriyor, karla kaplı. sesler hüzün örgüsü . kelime eskiten öfkemle dönüyorum bıraktığım izlere. yakıyorum tüm ışıkları. düğüm düğüm geçiyor balıkçılar önümden sessizce. ateş ve toprak işte iki sevdalı, aralarından dilsiz su geçen . öyle uzun sanma zamanı, üstüne kuma getiren . herkes ölümü gece beklerken ben- güze sevdalı bir adam- neden vapur sesi özlemiyle yollardayım saat sıfır üçte? hangi kıyı , soluksuz kapımda? bu mu korku düzmece sessizlik ? bulmacanın kara kutuları gibi cezalıyım. kuruyor ellerimde umutsuz bir güneş. gece öldü.... ölüm öldü.... beni gördüm.
    (koit, 26.03.2003 17:08 ~ 14.03.2006 09:29)
  13. çiğlik

    özürlü bellek, bir anda çağırınca yanına yitik aşkı, yengeç ayaklı saat kulesi dümen kırar: ateş çanları. söktü gözlerimden acıyı telaşlı sular, yadsıdı yalnızlık yalnızlığını. ah bir harita zavallığıma.

    gül diye diken açıyorum dalda, bak külü ıslanıyor sevginin, ikinci kez yanmasın diye. son bir kez geçiyor düşümden yüzümü kıran gölgem, bildik ayrılıkların büyüdüğü. bir daha uykusuz kaldı yeryüzü.

    evrende hangi eşyanın çığlığı gözlerime vuran?

    sadece bir yıldız -yoksul çocukların uçurtması, anılarına çektikleri- içimde hüznümü kanatan.
    (bayan ariza, 19.11.2003 14:57)
  14. nilgun marmara gibi, hatta ondan daha da aceleci bir biçimde bu dünyadan ayrılmayı seçen sözcük dahisi.
    (ribbons, 19.11.2003 15:30)
  15. bu ağustos'a ne kaldı ki ince ince kıyılacak... senden ince ne vardı ki zaten bu toprakta yetişmiş, adını bir başka ehliyete bağışlamayacak. acının diğer yarısında biz bula bula sadece seni bulduk zaten, ey muhattap! şimdiden kutlu olsun varlığının sıfır yılı.
    (atlantis, 14.04.2004 05:26)
  16. ıssızlık sürüsü

    sıcak bir buğu düşürdüler ceplerinden, kışın gelişini gözlerime yıkan gölgeler, ölüme giderken. sonuna vardım ufuk renginin, gündüz rüyalarımda gördüğüm. gün sayıyor kör eşkalim. sönüyor gülüşüm, gülün bağrında ikindi vakti. zaman çağlıyor, ömrümü biçmeden. çölde ıssızlık sürüsü gecelerim. pencerelerden akan yollarda usulca büyüyor hüzün. isyan dumanları. bir kıyı, boğulduğum. suçluyum. talan edilmiş sokaklara yeleler taktım, yenilgilerimi asmak için. korku salmış düş dudaklarına. üzgünüm.
    (sorrowmybeloved, 29.11.2004 19:58 ~ 19:58)
  17. inceliklerin kırıldığı ülkenin vatandaşı. mecburi hizmette şu an.
    (atlantis, 29.11.2004 20:04)
  18. yetenekli ve cesaretli bir şairdi. dediğini yaptı zamanında. intihar bir oyun değil, işte. kimi genç sanatçılar yaşamları pahasına kafa tuttular bu boktan dünyaya. dilerim zaman içinde unutulmaz, okunur, şiirleri yayılır.
    http://www.yitikulke.com yani yitik ülke'de "unutulmasınlar" sayfalarında onun için de hazırlanan bir şeylere rastlayabilirsiniz.
    (neruda, 02.04.2005 00:19 ~ 04.10.2005 00:37)
  19. "yolun hiç de uzak değil umut biliyorum
    sesin yağmurla birlikte tutuklu tel örgülerin arkasında
    bulamıyorum seni beni unut gidiyorum"*
    (suyunrengi, 17.09.2005 23:19)
  20. ince bir bedeni, ince bir sesi, ince bir ruhu olan şair. ölümsüzler arasına gitmeden önce bir grup arkadaşıyla birlikte sakarya caddesi yakınlarındaki balkan kıraathanesinde toplanırlardı. birçok genç edebiyatçıya olduğu gibi ona da ilk dönemlerinde murat ismet tuncer ve nizamettin uğur yol göstermişlerdi. batı kapısından gitti güneş gibi, bir yerlerde hâlâ şiir yazıyor olmalı.
    (onio pitah ner, 17.09.2005 23:28 ~ 23:30)
  21. bir miktar cesare pavese'den etkilenmiş olma ihtimali olan, edebiyatın canlı bombası. hala şiirlerini arayanlar var. ara ki bulasın.
    (atlantis, 03.10.2005 17:50)
  22. istanbul'a gidip kitabını yayınevine verdikten ve kabul edildiğini öğrendikten sonra, kaldığı otelde intihar eden şair. "adımdan çıkardığım bir harf ve gözlerimden akan gerisi..." der bir şiirinde. yaşasaydı şüphesiz daha bize söyleyeceği çok şey olacaktı. yaşamıyor, ama yine de bize söylediği çok şey var. şu bir gerçek ki, dünyadan erken ayrılması bu ülkenin edebiyatı için bir kayıp olmuştur.
    (mandala, 26.11.2005 21:23)
  23. gerçek bir yetenek, kendi isteğiyle yaşamına son veren bir kayıp. "şairsen ölürsün" demişti bir zamanlar bir şair. şairdi öldü...

    devrik yürek savunması

    çiy doladım kasnağına gecenin. ışıksızlığın hep
    yoksul yalnızlıklara çıkması doğurur o rüzgarı.
    giz dizilmiş çardaklar incir kokulu, çiçek hattı
    gözlerine doğru. kokunda korku. kafka; mürekkebini
    içtiğim mevsimsiz aşk. ölümün önünde yayılan;
    çıbanı yüzümün. devrik yürek savunması ömrüm.
    yaşlı bir adam vurgun yemiş. kuşlar. düşler.
    kapılma saatleri, basamaklarında ateş yatan zaman
    merdivenin dik soluğuna. ve çekip giden bir ben,
    aynı denize, irkilen iskeleden.
    (sehrazat, 11.12.2005 15:12 ~ 15:18)
  24. farkındalığın dışında gelişen farklılığın içinde kaybolan, kaybolduğu farklılığın içinde huzuru bulduğu aşikar olan ölümün oğlu.

    "uyduruk sözlerinden betona yapışan ayrılık, boşluklarına
    zamanın dolunca gir doğandan yarı-güzel rüyama. gel de gitme
    uykularıma dokun."*
    (sorrowmybeloved, 10.01.2006 00:40 ~ 00:43)
  25. yagmurun getirdiği, kelimelerin emzirdiği adam. dalgakıranlar ardında bir kalbi saklayan, fırtınaya yakalanmış kalplerde, fırtınanın kendisinden daha sert bir liman olan kalp ve bellek çığlığı. öyle acıdır ki, okurken haykıra haykıra ölüme giden bir adamı okur insan. "gitmek istemiyorum ama gideceğim" kadıköyde bir otel, benim için hala kıpkırmızı bir sokak.
    "sormazsın, sormadın da hiç bir zaman
    boynuma unutmayayım diye ölüm ipiyle bağladığım yalnızlığım
    silgisi senin yaşamının.
    silinecekleri tekrar yazdın kaan
    ben tekrar olduğumla kaldım."
    (jiletlipasta, 21.02.2006 00:55)
/ 2 >>


copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment