eski dönemlerde trt de yayınlanan bir türk dizisi. baş rolde ahmet mekin oynuyordu. ahmet mekin e bir trafik kazasında ölen oğlunun beynini naklediyorlardı. daha sonra adamda acaip şeyler meydana geliyordu. ilk türk bilim-kurgu dizisi buydu. ve güzel bir dizi olarak kalmış aklımda şimdi izlersem neler düşünürüm bilmiyorum..
adamin olaydan onceki normal halini de gosteriyorlardi... sonra bakirkoy akil hastanesi'ndeki goruntuler acaipti... bi ara adam hatirlar gibi oluyordu herseyi...
ahmet mekin e amele beyni nakledildikten sonra ahmet mekin hisli bir amele oluyordu. simdi ameleler okuzdur demeye calistigim sanilmasin, senaristin okuzlugu neticesi amelenin ahmet mekin bunyesinde gosterdigi ince dusuncelerinin acaipliginden dem vurulmasindan bahsediyorum. "evet ahmet beyin beyninden arta kalan "tortu"lardan kimi hayrullah ile etkilesime giriyor, boyle seyler normaldir"
seklinde bir aciklamada bulunarak hadiseyi izah eden doktorlardan birisi beyin tortusu gibi bir kavrami bilgi dagarcigimiza islemistir. bu entryde o diziden sonra kalan beyin tortusundan derlenmistir.
kavanozdaki adam'da mı yer alıyordu yoksa buna benzer başka diziler/filmler de mi çekilmişti emin olamıyorum ama kendisininki yerine bir başkasının beyni takılan adam dizinin (ya da filmin) bir bölümünde ellerine bakıyor, kendi heykeltraş ellerini görünce (evet heykeltraştı beyin nakli yapılan adam) "bunlar benim ellerim değil" diye şaşırıyor, bunalıma giriyordu. saçma sapan olduğunu buradan anlamamız gerek, genç yakışıklı bir italyan erkeğine kıçının kılı ağırmış bir dede beynini taksalar da beyin kendi vücudunu hatırlayarak aynaya baksa "bu kaslı kollar, bu baklava karın, hele hele bu.. oh inanamıyorum" falan diye dertlenir mi? en fazla sevinir coşar.
ayrıca ben mi sallıyorum emin değilim ama nedense inşaat işçisi olan beyin sahibinin cinayete kurban gittiğini hatırlar gibiyim, üstelik olur olmaz kendi ölümünü hatırlar, zınnn zınnn korku müziğiyle izleyiciyi gererdi.
ya da bu bambaşka bir filmin hikayesiydi ben karıştırıyorum, belki de uyurken bana da aptal sarışın beyni taktılar, hayatımın geri kalanını gerzek olarak sürdüreceğim, bilemiyorum.
nakledilen beynin donor'u olan insaat iscisinin gercekten de cinayete kurban gittigi dizi. ve fakat operatör doktorlar bundan habersizdir, ahmet mekin yeni beyni sayesinde ara sira yasadigi(ve akli dengesini zorlayan) flashback'leri ciddiye almaya basladiktan sonra olaya uyanir, cinayeti cözmek gibi bir dürtü edinir. tarihi gercek budur.
simdi aklima geldi bu flashbackler arasina ahmet mekin in heykeltras gecmisinden de kimi enstantaneler girer, "iste bunlar hep o tortulardan oluyo" seklinde izha edilirdi. kirecli mi lan bu herifin beyni nasil tortu biraksin craniumda, sefalide?
simdi aklimiza gelenlerden bir demet de benden: bu beyin nakli ameliyatini yapan operatör doktorlarin, donor'un cinayete kurban gittigini bilmemeleri, tip bilgilerinin ve/veya islerine duyduklari özenin nasil bir yansimasidir sorusu kirbac gibi sakladi hassas, kirec tutmaz, pas yapmaz beynimde. bu hesaba göre, dünyada ilk beyin transplantasyonunu yapmaya ehil olan hekimler, ayni zamanda otopsi tabir ettigimiz ayrintidan da bir o kadar habersiz olabilmekte demek ki.
film yada dizi tam olarak hatirlamiyorum ama doneminde "yok daha beyin nakli yapilamadi yalan hepsi" seklinde diyaloglarin donmesine sebebiyet vermisti. kötude olsa bilim kurgudan fantaziden bihaber cevremizin bizi *realizme surukledigi filmlerdendir. keske babam yuzuklerin efendisini okuyup bana anlatsaydi doneminde diye hayiflanmamiza bile yolacabilir.
esasen çok dramatik bir finali vardı dizinin.ahmet mekin'e nakledilen beynin eski sahibi olan merhum* amele bir kan davasına kurban gitmiş olduğundan, davasını beynin yeni sahibi ahmet mekinin bünyesine de taşıyordu kaçınılmaz olarak(?).oldukça uzun süren buhranlı bir araştırma döneminden sonra ahmet mekin, beyninin eski sahibi ameleyi öldüren kanlısının kaldığı yeri buluyordu (ki bu yer inşaat bekçilerinin kaldığı klübe tarzı bi şeydi yanlış hatırlamıyorsam),kapıyı çalıyor,doğal olarak karşısındaki adam bunu tanımıyor, ne olduğunu anlamadan "buyur hemşerim?" diyordu ve (burası çok acaip) o halim selim düşünce adamı heykeltraş ahmet mekin direkt baltayla (evet balta!) girişiyordu herife allah ne verdiyse, kanını yerde koymuyordu böylece.ufacık çocukken seyretmiştim ben bunu, sonra da bi daha kendime gelemedim zaten...
kanli beyaz duvar, ayni dönemde (ve hatta bu diziden hemen sonra) yayinlanan baska bir dizinin jenerigiydi. kibris'taki katliamlarla ilgili bir diziydi bu, lakin ismini hatirlayamadim. bu iki dizinin pespese yayinlanmasi, o zamanlar cocuk olan kusagimizi gece gece manyak ederdi, dogru dürüst uyku uyuyamazdik.
ahmet mekin narkozun etkisinden çıktığında ilk yaptığı şey sigara istemek olmuştu. karısı "ama sen sigara içmezsin ki" demişti. daha sonra beynin vücudu kontrol altına aldığını, kocasının bir ameleye dönüştüğünü gören duyarlı eş "savaşmalısın. kalbinin sesine kulak ver. beynini dinleme" demiş. benden allah müstehakını versini yemiştir
o çocuk yaşımda bile, anıların, kişiliğin, vesairenin beyinde bulunduğunu bildiğimden, koca koca doktorlar ahmetmekin amcanın hasta beynini atıp amelenin beynini oraya koyduktan sonra malak gibi o adamdan ahmetmekin amca olmasını bekledikleri için malesef diziyi ciddiye alamamış ve hiç korkamamıştım. yalnız sanki bana heykeltraş olan kişi adam diyil de karısıydı gibi geliyor zira adam ameliyattan sonra iyileşene kadar hastanede yattığı süre zarfında karısısı evde adamın çeşitli açılardan çekilmiş fotoğraflarını duvara asmış ve onlara bakarak taburcu olduğunda sürpriz yapmak üzere kocasının bir büstünü hazırlamaktaydı. yaptığı büst te ahmet mekin' e hiç benzememişti diye hatırlıyorum.
benim de cocukluk donemimde en etkilendiğim dizilerdendir, hala o kavanoz icindeki beyin gelir gozumun onune.. ben de karısının çeşitli büstler yaptığını hatırlıyorum hatta bir bölümünde ahmet mekin kimlik bunalimlari icinde cildirirken bunlardan birini kirmisti diye de hatirliyorum (acaba uyduruyor muyum??)
diziden akılda kalan diğer detaylara göz atarsak, habire kafada yankılanan balyoz sesleri ve bi de entel ahmet mekinin ameliyat sonrası kafayı yeme anlarında doktorlara falan acıklı acıklı bakıp "ben size nittim?" şeklindeki serzenişleri ile karşılaşırız.