kel alaka


orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. ilgisiz, alakasiz sey
    (cle, 14.11.1999 00:28)
  2. olmayan sacla olmayan ilgi arasinda kurulmus kelalaka bir baglantidan turemis bir sozcuk
    (bkz: alakasiz)
    (speedy, 27.01.2000 13:48)
  3. peki$tirmek icin keskelalaka denilir.
    (cemshid, 27.01.2000 17:17 ~ 11.09.2003 21:38)
  4. (bkz: alakasiz)
    (bkz: kelalaka)
    (bkz: keskelalaka)
    (bkz: alakaya okocha)
    (bkz: sozlukte ne alaka entryler)
    (bkz: alakasiz bi yerde aklina entry gelip kopmak)
    (bkz: alakaya cay demlemek)
    (bkz: bkzlar sayesinde alakasiz konulara gecis yapma)
    (cle, 15.02.2000 02:08)
  5. quelle alaka...
    fransızca bilen,kendini zeki sanan,ünsüz bir türk büyüğünün türkçemize kattığı gereksiz renk...
    (vurucu tim, 15.02.2000 02:16)
  6. (bkz: alakasiz)
    (bkz: ne alaka)
    (everythingbutthegirl, 30.05.2000 02:00)
  7. quelle (fransızca alakasız) kelimesinden türeyen deyim.

    (bkz: çifte manalandırma)
    (dreamer, 12.06.2001 15:29 ~ 17.09.2001 16:03)
  8. bağdaşma katsayısı sıfır olan.
    (atlantis, 05.03.2004 04:01)
  9. "ne alaka" deyişinin papillon'da okuyan hanımlar tarafından icat edilmiş yarı fransızca versiyonu. (quelle alaka - hangi alaka/ne alaka gibi)
    (format1, 29.08.2004 01:04 ~ 01:06)
  10. kampüs kapısında bekleyen kıza kimse neden "içeri girmiyorsun" diye ssormuyor, kimse "ıslanıyorsun" demiyordu, güzel gözleri yoktu, burnu büyük, dudakları ince,ıslanmış üstelik ipil yağmurla, salaş kıyafetler ıslanmayla iticiliğini arttırımıştı. elinde fizik kitapları, birde ufak saksısıyla şirin bir kaktüs, burnunu çeke çeke ağlıyordu, "ne bekliyorsun?" diye sordum. başını kaldırdı, sonra ağlamaya devam etti, " e peki" dedi içeri girdim. 3 saat sonra okuldan çıkarken o kız yine ordaydı, üşümüş belli mor dudakları, kırmızı burnu "birini mi bekliyorsun?" dedim. kafasını kaldırdı, gözlerime baktı, "sanırım seni bekliyordum" dedi, "nasıl yani" dedim. bu koca kapıdan binlerce insan geldi geçti birtek sen ikinci defa benimle konuştun" dedi "e ne değişti şimdi " dedim. "elindeki kaktüsü bana uzattı, "bu kaktüsü emanet edebileceğim bir tek sen varsın " dedi. kaktüsü aldım. hızla uzaklaştı. o kaktüs hala bende ne bi arayan ne bi soran, ne bi alaka kuran.
    (efsunsu, 24.11.2004 03:23)
  11. bakıyoruz, görüyoruz ki, mevzuların içerisinden bahçe mimarı edası ve ustalığıyla yeşertilmiş dalların, budakların, yaprakların, onlarcasını yüzlercesini çıkartma özelliği ismi lazım değil birilerine nereden geçmiş...
    (elbik, 28.02.2005 01:18)
  12. artık neredeyse okumadan şukela'ya basacağım entrylerine. abimdir, hocamdır, ama yine de (belki de haddimi aşaraktan) bir kulağını bükmek isterim buradan: "aman dikkat" derim, sonradan ezilivermesin kendi yarattığı bu müthiş standartların ağırlığının altında...
    (elbik, 30.03.2005 12:54)
  13. yılların tecrübesini ekşi sözlük'e işleyerek bu karatahtagergef yapan bir yazar. yazdığı her şeyle, işlenmiş bir öznel bakışla kavramlara yaklaşıldığında onlardan ne cevherlerin çıkabileceğini kanıtlıyor. böyle birisini burada görmek doğrusu hepimiz için büyük bir kazanç.
    (geri yinekel, 20.05.2005 00:20)
  14. (bkz: adam sandler vin diesel benzerligi)
    (lqual, 03.07.2006 15:35)
  15. (bkz: ben pokemonum deyip balkondan atlayan cocuk)
    (kal ho naa ho, 03.07.2006 15:39)
  16. yazdiklarini okuduktan sonra, aynen bir kitapta guzel birsey okudugumda sozlukle paylasmak (veya sozluge not almak) icin yaptigim gibi, kopyalayip-yapistirip ayni basliga koyasim geliyor, oylesine unutturuyor alinan tad yeri ve zamani...
    (mithrandir, 28.01.2007 00:50)



copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment