pulp fiction da geçen bir fıkra: three tomatos walking down the street: the mama tomato, the papa tomato and the baby tomato. the baby tomato starts lagging behind, so his father gets angry. the papa tomato turns around, slaps the baby and says: "catch up!"
kapcik agizli girintisiyle beni sasirtip bugunume de anlam katmama vesile olmustur. giriskenliginin aydinlatici icerigini ve nice alcakgonullu uslubunu de ayrica kutlamak istiyorum. artik ne cok az seye sasiriyoruz hayatta. sagolsun. susak agizli icin yorumunu bekliyorum.
kendi kendime "ben neymişim breh!" dememi sağlamış (zaten başkasına "ben neymişim breh" derseniz "ben sadece salak biliyodum seni ama..." felan der) muhteşrem (yerden tasarruf olsun diye iki kelimeyi uladım* lakin açıklama yazarken tasarruf felan laf ola geri gele) sözlük yazarı...
dünyaya porcelainin yaşamını güzelleştirmek için gelmiş, canım, herşeyim, bitanecik sevgilim.çok güzel uyunur, gezilir, yaşanır kendisiyle..iyiki var dediğim en güzel yanım.
31-36 yas araliginda beraber olmem muhtemel insan.insalla olmaz oyle bisey, yani beraber olursa guzel olabilir ama erken olur tabi.doyamam oyle hemen..
$ansli bir adam oldugu kilometrelerce uzaktan anla$ilan *, entrylerini de yavas yavas 100 metre oteden tanimaya basladigim yazar.en kisa zamanda ozlediklerine sahip olmasini, sarilmasini diliyorum.*
kitalar arasi gunlerce piti piti yolculuk yapildiktan sonra acilan kapilar arasindan bi gulumsemesiyle 'iyi ki varsin' dedirtip, herseyi, tum yorgunlugu unutturabilen, 24 saatin her dakikasini unutulmaz kilabilme yetenegine sahip erkekim