2003-2004 premier leaguede tottenham hotspur formasıyla,defans oyuncusu olmasına rağmen ortasahada sergilediği futbolla dikkat çeken,çıktığı ilk milli maçında*portekiz filelerini havalandıran futbolcu.
ayağındaki bir kemiğin kırılmasından dolayı sezonu kapatan ve dünya kupasına gitme şansını da zora sokan tottenham hotspurs defans oyuncusu.
bu sezon ligde dördüncülük, dolayısıyla avrupa kupası yeri için mücadele eden londra temsilcisinin ve yaz aylarındaki dünya kupasında zafer beklentilerinin olduğu ingiltere'nin savunmasında görev alan 25 yaşındaki siyahi oyuncu, dünya kupasına gidemeyecek durumda olması halinde yerini -muhtemelen- kırmızı şeytanlardan wes brown'a bırakacak.
ilk dünya kupasına katılması riske giren king, euro 2004te ingiltere formasını terletti ve şu ana kadar 16 kere milli oldu.
oynarken asla korkmayan adamdır. deli cesareti de denebilir belki. öyle ki ballack'ın toplarına bile düşünmeden kafasını uzatır. istediğini de elde eder. belki de her sezon birkaç ay sakat kalmasının sebebi budur. sezon başından beri sakat olmasının tottenham hotspur'un bu seneki mağlubiyetlerinin üzerinde ne kadar etkisi olduğu da merak konusudur.
bir türlü ünlü olamayan ve bunun nedeninin çözemediğim siyahi defans adamı. en az sol campbell ayarında olan esmer kardeşim; bir john terry'e gösterilen saygının, bir rio ferdinand'a gösterilen itibarın yarısını görememektedir. kaldı ki kendisi has be has bir ingiliz vatandaşıdır. üstüne üstlük 20 küsür kez milli olmuştur. bu adamın kaderini kısmetini bağlayan şey tottenham'ın cenabetliğidir heral diyip işin içinden çıkarım..
dizlerinden dolayı sezonun yarısını revirde geçiren, hatta haftasonu maça çıkabilmek için bazen haftaiçi hiç idman yapmayan bir oyuncu. dizleri sorun çıkarmasa çok daha iyi yerlerde olabilirdi şu an. sanırım diz problemi de geçebilecek cinsten bir şey değil. yazık.