olmasa en cok eksikligini cekecegim insanlardan birisi. bir cevat kurtulus resurrected. hatirlayip sokakta salak gibi siritmama yol acan herhangi bir aninin bas ki$isi. oyle bir ukte vermis ki doldursam kesin caylak olurum.
$u suredir (16 yil) tanidigim dost kabul ettigim savasci. zamanin huyunu degistir(e)medigi ve zekasini koreltemedigi ancak nacizane esek kafali olmaktan da geri kalmayan (clubber olmani affettim sanmayasin) kisi.
12 yıl önce saçlarını kazıtan ve daha sonra saçlarını kıç çatalına kadar uzatmasına rağmen adının önündeki "kel" sıfatından kurtulamayan yazar. behey gafil clubber olsan da kelsin, boyun uzasa da...
mekan -- sınıf: biyoloji hocası: "olm gidin lab'a bi kemik haritası getirin bakiiim, sizi seçtim çünkü eşşeksiniz siz, çok konuşuyosunuz bari bi boka yarayın milleti rahatsız etmeyin, lan gözlüklü ve yanındaki kel olan!... hah siz siz, hadi çocuum bi koşu getirin bakiim bu haritayı".
mekan--lab:
kel: "lan olm şu kavanozdaki ceninler keranedeki kadınların istemedikleri çocuklarmış lan. onlara okul parasız kürtaj yaptırıp ceninleri buraya alıomuş."
gözlüklü: "xtr lan denyo burdaki keranedeki karılar prezo olmadan yapmıyomuş o işi, hem hap map da kullanıolar zaten.. . bzim bi volkan abi var internet kafeci o söyledi. bunlar olsa olsa bizim lisedeki kızlarındır. psikolojicinin kocası doktor ya ona aldırıolarmış çocukları, kadın da boşa gitmesin bari bunlar diye okula getiriomuş. psikolojikci ya zaten manyak o hoca olm. nerde lan bu harita...
kel: "yok olm burda kemik haritası falan."
gözlüklü: "hakkaten de yok lan.."
kel: "olm çok da oyalandık hoca ağzımıza sıççak lan, zaten kıl bize..."
o esnada bakışlar çaresizlik içerisinde labaratuvarı dolaşırken bir noktada zınkkkk!.. diye sabitlenir.
gözlüklü: "yok lan ne kızcak ipnetor.. harita istedi götürmeliyiz olm. o da harita bu da. hatta olumlu imaj bile olur adamın gözünde"
kel: "hadi o zaman ya allah!.."
ve duvardaki 3 metreye 1.5 metre ebatındaki tahta pano çivilerinden sökülür ve düşe kalla yaklaşık 15 dakika süren terli, küfürlü ve yorucu bir yolculuktan sonra 1 kat yukarıdaki sınıfa çıkarılır.
mekan--sınıf:
hoca: "bu ne lan amuga koduklarım, vatan millet düşmanları, milli servet avcıları, sizi bana sayıyla mı verdiler huleann!.."
kel: "hocam ama siz kemik haritası istediydiniz, ahan da bir tek bu vardı".
gözlüklü: "ben arkadaşı tanımam hocam, zaten samimiyetim de yoktur, bakınız ben gözlüklü ve imaj olarak da efendi, çalışkan ve emsal bir öğrenciyim. dedi ki "hoca götürmezsek belamızı ziker, bunu istedi zaten, ben hep getiriom" ben de ona kandım valla. elleriniz dert görmesin hocam, vurun ibneye, buyrun cetvel, oturayım ben evet..."
kel: "yaktın beni argghhhh!"...
gözlük: "evet bu olay bana gösterdi ki ben reklamcı olmalıyım. . milleti gaza getirmekte üstüme yok nasılolsa. evet evet... hemen birine bir hinlik daha yapmalıyım... ahanda yandaki sivilce surata.. "pssssttt. olm süper porno var lan gel bizde seyredek!..."
sözlüğe o benzersiz ekşi tadını verenelerin başında gelen eski yazardır. gittikçe yavanlaştığını birlikte gördüğümüz sözlüğü, daha iyi noktaya getirmek, ekşiliğini birlikte korumak için azimle çalışıyorduk oysa daha düne kadar. uçması onu çok üzmeyecek belki, ama ben onun hakkında çok daha önce girmem gereken bu entryi ancak onun arkasından yazabildiğim için üzülüp duracağım hep.
sözlüğün ortalamalaşmasına * karşı sağlam duruşlu, gereken tepkileri * vermekten çekinmeyen, en önemli direnç noktalarından biriydi. ayrı değiliz şimdi bile ya, eninde sonunda buluşuruz elbet sözlükte de...
onun gidişiyle buralardan bir renk daha eksildi şimdi... görüş açımız azaldı, önümüz biraz daha karardı. bir muhalif ses daha aramızdan ayrıldı. umuyorum ki kısa süreli bir ayrılık olcaktır yaşadığımız. her şey için teşekkürler abi, tekrar buluşana dek.
ustanın dediği gibi, "vaktimiz yok onların matemini tutmaya".
başlığımdaki entrysinin* yok olması üzerine allah allah noldu acaba diye entrylerini aratıp yok bi$ii pek ile karşılaşınca ister istemez üzüldüğüm yazar. hiç tanımasam da nickimi beğendiği ve bunu belirttiği için sempati duymuştum kendisine,bunca ipe sapa gelmez tip* sözlüğün içine etmeye devam ederken onun uçması yazık olmuş.
suya, sabuna degen yazitlarini her an aradigim, gencligimizin sair rifkisi, yaraticiligi bitmeyen, surekli delilik sinirinda dolanan sahsiyetini andigim insan. am sakiz cigner mi ? sorusuna felsefe hala cevap ariyor. hayata ragmen yasamaya devam eden bir adem oglu.
lise yıllarında bir dönem okuduğu bursa'da alkollü kafayla "çarpılır mıyım lan acaba, çarpılırsam nasıl olur" diye türbe duvarına işediği rivayet edilen, ancak çarpmanın ters etki yaparak iq seviyesini arttırdığına her gün daha çok inandığım yazar. komplike insan. atom karinca olarak ona taxim'de "vodka loves you" partisi vericem en kısa zamanda.
not: "kelime oyunu yapayım, kayıp taş yerine bulunmuş taş diye" dedim ama dolu bkz çıktı. konuyla hiç alakası yok bildireyim dedim, hoşgelmiş loststone kardeşimiz bu arada....
geri dönüşüyle tribünleri ayağa kaldırmış abimiz! ayrıca aldığım duyumlara göre, has metalcileri techno trance dinleyicisi yapabilecek kadar başarılı bir manipülasyon yeteneğine sahipmiş kendisi.
(bkz: #7198128) döneceğini herkes kadar doğru tahmin etmişim. tahmin edemediğim ise, yokluğunun sözlükte yarattığı kaybın, bizim için büyüklüğüymüş. geriye doğru bir taradım da yazdıklarını, ne çok özlediğimden fazla, bu entrylerin olmamasının eksikliği acıttı içimi. iyi ki döndü, iyi ki yazdıklarıyla döndü. yeri hazırdı zaten. hoşgelmiş.
surgun degil goc yasamis, baska deryalarin suyundan orneklenmis, pek $ik olmus taskafa. yazdiklarida aynen geri gelmis guzel olmus. sair rifki'nin geri donusu bile bu kadar heyecanlandirmadi beni.