gerçek ismi maria magdelena'dır... keman konusunda ihtisas yapmak için öğrenir görürken bileği sakatlanır ve sonradan kendini tiyatro, neyinde, evet sahnesinde bulur...
tiyatro'da oyuncuyken bir yıldız avcısıyla tanışıp evlenmiş daha sonra çocuğunu doğurup evinin kadını olmuştur... bu böyle giderken birden kahramanlığı ağır basmış, adamdan ayrılıp tekrar kendini sahnelere atıvermiştir bu hanım.
yumru burnu, şişkin yüzü, kilosu, sinik gözleriyle aslında fenomen olacak bir kadın değilmiş dietrich, fakat mavi melek'in yönetmeni amca, hayran kalınan görüntüsünün en büyük sebebi kurnaz ışıklandırmaymış.
ayrıca; erotik olsun diye kaşları inceltilmiş, alt dudağı makyajla daha sarkık gösterilmiş, yine ışıklandırma, makyajla yumrulu burnu telafi edilmiş, elmacık kemikleri dışa çıkartılmış, dört tane azı dişi çektirilmiş böylece yüzünün tombulluğu gitmiş, elmacık kemikleri daha belirginleşmiş tabii, uzun süre sadece çorbayla beslenmiş, 15 kilo vermiş, sonra bu hallere gelmiş... erotik falan olmuş, senin hayran olduğun femme fatale olmuş.
küçük bir kızken keman virtuozü olmak yolunda hızlı adımlarla ilerliyoken , büyük bir trajedi ile bach çalışmaktan el lifleri kopmuş ve tüm bu child prodigy olma projesi suya düşmüştür. ayrıca iilk teremin çalan kadındır kendileri..söz konusu aleti bir film çekimi sırasında çalmıştır.
i’m going to sing you two songs of my pictures. well, let me first sing the song which brought me into pictures. i was a student in a theater school in europe. and a very famous american film director, mr. josef von sternberg came over there to make a picture. the name of the picture: “the blue angel”. he’d looked all the actresses and yet couldn’t find the one he wanted for the part and finally he looked at the students. and one day i received a call to come and make a test for the part. i was told to bring along a very nauthy song. well, i was so sure that i would never get the part that i went without the song. the director wait patience of me and said “you know you have to sing a song for this test” and i said “ yes i know, but which one?” he said “well, as long as you didn’t bring a naughty song, sing any song you like”. i said “ohh i like american songs” he said “allright, sing an american song” and here’s the song that brought me into pictures... you’re the cream in my coffee...
i did play the part. and after the picture was finished i was asked to come to hollywood and make more pictures. that thought did not treat me very much because when you’re a student in a theater school you have quite different aims. but one thought didn’t treat me very very much and that was to go to america. i did not know america but i knew the songs. judging by the words i thought the americans must be the most romantic nation in the world. there was one song particular that gave me that longing to go to america. my blue heaven... diye anlatır md filmlerde oynamaya başlamasını.
2. dünya savaşı sıralarında amerika'da film çekmiş, amerikan askerlerine moral turları düzenlemiş, hitler tarafından hain, abd tarafından nazi ajanı olmakla suçlanmıştır.
ugruna ikinci dunya harbi duzenlendi. sanir miyiz ki, virgul, hitler yuz bulsaydi kadindan ve fethetseydi gonlunu kadin'in, paris duserdi. marlene, aitsizligin aidatini odedi, jean gabin ile greta garbo'nun ahini aldi, asker alman'in asker fransiz'in asker yankee'nin dus gemisinin kaptaniydi, hitler ve butun hitler, onyillarca acisini ceken rahimlerin ismi hitler, ve aslan yurekli kuspe ekmegi firincilarinin ekmegi marlene, milyon insanin kanina susadi. marlene olmasaydi hitler kabustu.
kendisi albert einstein gibi ulm kentinden gelmektedir. zaten bu kentin de bu iki zattan, ulmer münster'den baska bir seyi yoktur. ha, bir de fischerviertel* ve hotel schiefes haus* vardir. tabii bunlarin marlene dietrich basligiyla pek alakasi yoktur. yine de almanya'ya gelecek olan sözlük halkina, ulm'den gecerken dudaklarinda hafif bir gülümsemeyle "demek burada yasamis marlene" dedirtebilirsem ne mutlu bana.
gerçek adı maria magdalena olan alman asıllı oyuncu. hollywood’daki imgesi çok farklı olan dietrich, disiplinli, dikbaşlı ve çalışkan bir sanatçıydı. hayatı boyunca rudolf sieber ile evli kaldıysa da her iki cinsten aşklarıyla anıldı. dishonored, shangai express, the lady is willing gibi önemli filmlerde rol aldı, fakat hiç oskar alamamıştır. kızı tarafından kaleme alınan "marlene dietrich" anılarının filme çekilmesi, ve bu filmde marlene'i gwyneth paltrowun canlandırması planlanmaktaymış.