yök yasasinin degisiminden önce, marmara universitesi basin-yayin yüksek okulu olarak egitim veren,sonrasinda ismi iletisim fakültesi'ne cevrilen okuldur..ögretim kadrosunun yeterliligine ragmen devam zorunlulugunun olmamasi, ve genel görüs olarak derslerin kolayligi, katilimi düsürmekle birlikte egitim kalitesinin sinirli kalmasina sebep olmaktadir..
bugun radikal'de cikan bir habere gore; (bugun git yarın oku) normalde egiteme 1 ekim 2001'de baslamasi gereken okul, deprem de olusan hasarlarin giderilmesi amaciyla yapilacak isler yuzunden 2 ocak 2002'de egitime basliycakmis. okul ilk acildigi gun zorunlu olarak 3 ay tatile girecekmis. ben bunu yapanlara adi*ler diyorum.
....ilk girdiğinizde öğrenci işlerine ilerlerken kesif bir tuvalet kokusuyla kendinize geldiğiniz ve nerede olduğunuzu sorduğunuz, zamanla alıştığınız, izmir'in körfez kokusu gibi özlediğiniz, sınav zamanı etrafta tepişen tiplerin neden bu kadar panik yaptığını anlamadığınız (çünkü derse girmeseniz ya da ders notlarını okumasanız da ders geçmek gibi derdiniz yok) amma velakin bir türlü mezun olamadığınız nişantaşı'nın en dökülen binası. ama o merdivenlerin dibinde oturup "aşağı birinci inen seninki, kantine üçüncü giren benimki" oyununu oynadığınızda -yaşınız kaç olursa olsun!- okula ettiğiniz bütün küfürleri unutuyorsunuz. haaa, bir de bu yaz kalp ameliyatı geçirmiş sevgili dekanımız ünsal hoca var ki....
karşınıza çıkacak en hoppala okullardan biri olma potansiyeline sahip, buna rağmen özlenebilen bir okuldur. boş boş durup, tam iş yapması gereken zamanlarda bir takım uğraşlara yenik düşerek(finallere 3 gün kala, fakülteyi göztepe kampüsüne taşıma gayesi, okul açılmadan 2 gün önce okulda tadilat yapma fikri vs. gibi) denyoluğuna denyoluk ekleyebilir. rektörün itü'den alınan ve başbakanlık onaylı rapora rağmen ısrarla okulda güçlendirme çalışması yaptırmak istemesi merak konusudur. darısı depremden beri böyle bir şey talep eden bahçelievler'deki enstitüye...
bir keresinde unsal hocanin ( dekandir kendisi) ''evlimisiniz ocam?'' sorusuna ''az kullanilmis dul kullaniyorum" dedigi ve baska bir derste de ssk diyaliz kiliniginin onunden, icine cicek dikmek icin ufak,bos vidonlardan arakladigini itiraf ettigi,iletisim fakultesine benzetilmeye calisilmis okul.bu okulun onemli bi ozelligide ,ogrenci isleri sorumlusu mahzun adli sahisdir.her ne kadar ismi mahzun olsa da damarina basildiginda gayet fevri bi insandir kendileri.bazi arkadaslar yakindan tanirlar ve cok severler ,"mazun abi" deyip sevimli sevimli siritirlar ve islerini dostluk,sevgi ve abi- kardes iliskileri icinde gordurmeye calisirlar.
adi gecen okulun karsisinda mevzilenmis olan kirtasiyedeki kirtasiyeci amcanin, eli opulesi hatta boynuna sarilasi bi amca oldugunu soylemekde boynumuzun borcu. zira kendisi ogrenci arkadaslara sagladigi ders notlariyla turk egitim sisteminda kendi sektorunun onemli bi temsilcisi olagelmisdir.tesekkurler kirtasiyeci amca!
sektorde tercih edilen iletisimcilerin fakultesi. bir zamanlar neden bole marmara iletisim tercih ediliyor acaba derken, simdilerde okula gitmeyen buyuk cogunlugun daha 1. siniflarda bir yerlerde is deneyimi edinmeye basladigini gorunce kafamdaki soru isaretleri bir bir kaybolmaya basladi bile. tabi bunda okulda uygulanmayan dewam zorunlulugu da buyuk etken
lise yıllarında birçok öğrenin aklından geçen "okula gitmek zorunda olmamak nasıl bi duygu acaba, ödev denen şey olmasa, erken kalkmak olmasa, hayat nasıl bişii olurdu" soru cümlelerinin daha henüz üniversitedeyken yanıtlandığı bir kurumdur. örneğin normal bir üniversite öğrencisinin okuluna karşı soğuk ve ilgisiz olmasının bazı nedenleri vardır: 1-erken kalkmak: ah ne zordur sabahın o saatinde okula gitmek, uyumak varken: (marmara iletişimde dilerseniz saat 14: 00 de başlayan 2. öğretim derslerine katılabilirsiniz) 2-devamsızlık: ne illet bişeydir.. illaki gitmek lazımdır limit aşılırsa sınıfta kalınır: (marmara iletişimde devam zorunluluğu yoktur) 3-ah bitse de çıksam, karnım acıktı, tv de dizim var, sevgilimi özledim, baydım bu hocadan sendromları: (marmara iletişimde öğrenci keyfine göre istediği zaman dersi terkedebilir) 4-off ne zor bu dersler. ağzıma sıçılıyo sendromu : (marmara iletişimde dersler makul zorlukta hatta kolaydır, 50 ile geçilir, kalınırsa zararı yoktur bütünlemeler ne güne duruyordur) 5-aman okulda olay var bugün, kavga eylem sendromu: (marmara iletişimde ilkokul ortalamalarında bi sakinlik, barış ve huzur ortamı vardır)
diğer özellikleri: kimse kapıda kimlik vs sormaz, herkes gelip ders dinleyebilir. isim olarak sektörde tercih edilen üniversitedir. okullun folloş şartları nedeniyle öğrenciler iş hayatına çok erken atılırlar. son sezonlarda düşüş gözlensede güzel kızlar vardır. aynı bahçeyi paylaştığı ve türkiyenin en zor dişçiliği olan marmara diş ile tamamen tezat oluşturur. türkiyenin en küçük üniversite kantinini barındırır(azami 18 kişi). devam zorunluluğunun olmaması nedeniyle asla "sabit bir sınıf ortamı" oluşturulamaz, her ders yeni yüzler görürsünüz. binası boktan ama yeri şahanedir. biricik okulumdur.
eskiden harbiye'de otopark'tan bozma bir binada öğretim yapılan (ki bendeniz orda 3 sene ders görenlerden biriyim), sonra nişantaşı'ndaki binaya taşınan, şimdi içinde geçirdiğim zamanları çok özlediğim iletişim fakültesi.
hala bitiremediğim ve sanırım uzunca bir süre de bitiremeyeceğim yeryüzünün en saçma ve laçka okullarından birisidir. ilk gördüğüm anda bir pasaj sandığım bina daha sonra veremediği eğitim sayesinde beni kendisine çok iyi bağlamıştır. çünkü devam mecburiyeti olmaması, sınavların aşırı kolay, kopya çekmenin son derece yaygın olması, asistanların acaip arkadaş canlısı ve yavşak olması sebebiyle 4 sene boyunca üniversitenin tadını süper çıkarmamı sağladı . burası öyle bir okuldur ki arkadaşlarınız * ders çalışırken siz sabahtan akşama kadar geziyorsunuzdur. yan kampüs olan dişçilik öğrencileri sınavların yoğunluğundan ağlarken siz kantinde 5. king partisini yapıyorsunuzdur.
buna rağmen neden bitiremedin derseniz belirli bir saatten sonra uzunca süre kullanılmayan beyinler bilgi almıyor ve bir üşengeçlik geliyor.
ayrıca bu okulun bahçesi nişantaşının son akasya ağaçlarına sahiptir ve yazın gölgelerindeki merdiven basamaklarında oturmak son derece zevklidir.
insanların nerde okuyosun sorusuna marmara iletişim şeklinde cevap verdiginizde "aa super" diye yanıtladıkları ama bir türlü süper degil de saçma sapan bi okul oldugunu anlatamadıgınız egitim zırıltısı. saçma sapan dersleri senelerce verememenize sebep olan sizi hayatınızdan bezdiren butun okuma üniversite bitirme isteginizi alıp götüren ve lisedeyken kurdugunuz bütün üniversite hayallerini yıkan bir okul. ayrıca tadilatları asla ve asla bitmek bilmeyen okul. 3 senedir bu okuldayım hala ana binadaki tadilatlar sona ermemiştir ve ben mezun olurken de bitmemiş olacaktır.
en son gittiğimde okulun ortasında gördüğüm 20 metrelik çukurun şaşkınlığıyla notlarıma bakmak için öğrenci işlerine doğru yollanırken inşaat alanına girmek tehlikeli ve yasaktır tabelasını görüp gülümsediğim,yeni yapılan binasının açılması durumunda ise gözlerimin yaşlanacağı biricik okulumdur.
dunyanin en daginik universitelerinden biri olan marmara universitesi’nin belki de en mobil ve degisken fakultesidir. tarihcesine soyle bir goz atildiginda adi, yeri ve okul suresindeki degisimler iyice netlesecektir: okul, 1948 yilinda sehzadebasi’nda, turkiye’deki ilk gazetecilik okulu ve bir orta ogretim kurumu olarak “istanbul gazetecilik okulu” adiyla acilmis. 1966’da findikzade’deki binasina tasinmis. 1971’de istanbul iktisadi ve ticari ilimler akademisi’ne “istanbul gazetecilik yuksek okulu” adiyla baglanmis. 1973’te ogretim suresi 4 yila cikarilmis. 1982’de adi “basin yayin yuksek okulu” olarak degistirilmis ve bu sefer marmara universitesi’ne baglanmis. 1980’lerin 2. yarisinda, harbiye’nin arka sokaklarindaki, kat otoparkindan devsirme binasina tasinmis. 1992 yilinda iletisim fakultesi’ne donusturulmus ve ayni yil, 1. ve 2. siniflari ile nisantasi’ndaki eczacilik fakultesi’nin binasina gecilmis.
bundan uzun yillar once girdigimde ya bahcelievler ya da goztepe kampusu’ne tasinacak soylentileri vardi. duyumlarima gore hala da varmis.
bircok degerli ogretim uyesi ve iletisim sektorunden profesyonellerin ders verdigi, su anda arastirma gorevlisi, yardimci docent, docent, hatta profesor kadrolarinin okulun mezunlarindan olusturuldugu bir fakultedir. derslerin tumune devam ettigim halde, disarda da calisabildigim, derslerde olsun, nisantasi sokaklarinda olsun acayip eglendigim, yolum dustugunde tanidiklara ugramadan edemedigim sevgili okulum.
gün itibari ile açılmış amma velakin, hangi dersler kaldırılmış, hangi derslerin adı değişmiş, ne olmuş ne bitmiş, pek anlayamadığımız, transikiritipsel fasilite istediğinizde "bunlarla gelmeyin bana ahjı ahı ahı" şeklinde diyaloglara sebebiyet veren, sinir küpü olunabileceğini kanıtlayan, yeni binası ile insanlığı şaşkınlığa sürükleyen biricik okul.!
gün itibariyle çok katlı yeni binasında öğretime başlamıştır.
bugün binayı şaşkın ve ilkel gözlerle gezdik,test ettik* ve beğendik. sanki yeni bir medeniyete giriş yapmış gibiydik, evet okulun içinde merdiven bile vardı artık..in-çık yaptık heyecanla,az daha merdiven trabzanından da kayacaktık görmemişçesine öyle ya artık kantinden bozma sınıflardan kurtulmuştuk. ama tezatlık bu ya geçen sene içinde ders yaptığımız, türlü sınava girdiğimiz sınıflar şimdi kantin olmuştu. olsun varsın dedik,ders programını çala kalem not aldık ve birkaç hocaya selam edip terkeyledik ilim irfan yuvamızı. (bkz: sevgili günlük) (bkz: eskiden buralar hep dutluktu)
bazı final notlarını bütünleme sınavından 1-2 gün önce açıklayan tembel okul. alt mesaj : "notlarınızı günler önce açıklasak da siz nasıl olsa her zamanki gibi son gün çalışacaksınız,ne farkeder ki" olsa gerek.öğrenci mentalitesinde işleyen,kulvarında ekurisi olmayan benzersiz mekan.