otostopcunun galaksi rehberi isimli guzide radyo skecinin* en tatli kahramanlarindan. asagidaki siirin sairidir ayrica.
night now the world has gone to bed, darkness won't engulf my head, i can see by infra-red, how i hate the night. now i lay me down to sleep, try to count electric sheep, sweet dream wishes you can keep, how i hate the night.
bu siirin cozumlemesi yapilirsa marvin'in karakteri ortaya cikacaktir.
kendisi o kadar sikilmistir ki hayattan bu sikilmasi sayesinde bir ultra zeki ve ayni zamanda cevik tanki hayata kusture bilir.. gerci bu sikintisi hic bosuna diildir cunku marvin onu unuttugunuz yerde milyarlarca yil hicbir sey yapmadan bekler.. ayni zamanda (bkz: android kalkisi)
kullanıldığında orgazm tadında sesler çıkaran yalaka kapılardan özellikle nefret eden, kendisine layık bir vücut formunu gözümde canlandıramadığımdan kafamda görüntüsü hala belirsiz olan, ailecek çok sevdiğimiz, zeki, depresif, bıkkın robot..
'my capacity for happiness, you could fit into a matchbox without taking out the matches first' diyebilecek kadar depresif robot. (bkz: life the universe and everything)
marvin ve metal man isimli iki şarkıdan oluşan bir albüm yapmıştır vakti zamanında.
sözlerini de yazayım tam olsun
marvin...
i'm just a robot and i know my place, a metal servant to the human race, i work my can off trying to satisfy, i know they'll disconnect me by and by.
chip on my shoulder made of silicon, my printed circuit's like a lexicon, ten billion logic functions, maybe more, they make me pick the paper off the floor. solitary solenoid, terminally paranoid, marvin.
know what really makes me mad? they clean me with a brillo pad. a carwash wouldn't be so bad. life! don't talk to me about life! i'm so depressed i could expectorate, my moving parts are in a solid state, i want to rust in peace, switch off and lie, in that great junk yardin the sky.
solitary solenoid, terminally paranoid, marvin.
nothing left to be enjoyed every diode rheumatoid, marvin. outer alloy, inner void, marvin.
otostopçunun galaksi rehberi'nin uzak ara en sevimli kahramanı. ancak özellikle zaphod'un buna karşı tavırları insanı gıcık edici boyutta. gerçi marvin de ne zaphod'dan ne de diğerlerinden hiçbir sempati beklememektedir.
--- spoiler --- ikinci kitapta zaphod'un marvin hakkındaki duyarsızlığı had safhaya çıkar ve robotçağızı bir gezegende unutur. hem de yaklaşık 976 milyar yıllığına! --- spoiler ---
dizideki en sevimli ikinci karakter de altın kalp gemisinin bilgisayarı eddie'dir kanımca.
4. kitabın sonunda ölmesiyle ya da devrelerini kapatmasıyla beni yıkan karakterdir. yakıştı mı be marvin halbuki ben "and he lives paranoidly ever after" gibi bir şeyler bekliyordum.
devrelerinden biri "neden kardeşim, ne gereği var? " diye düşünürken diğer bir devresi insan beyin hücrelerinin moleküler bileşenlerini çözümleyerek eğlenen ve başka bir devresi de odanın içerisindeki hidrojen miktarını ölçebilen depresif robot.