ayrica manyaklik da mevcuttu bu uygarlikta her sene yapilan futbol musabakalari duzenlerlerdi fakat bu maclar normal futboldan farkliydiler tabi top agir deridendi ve kalcalarla vurma zorunlulugu vardi en ilginci de mac sonunda yenilen takimin kaptanin kafasi gelecek maca top olarak kullanilmasiydi....
orta amerika yerlileri olan mayaların kurduğu büyük uygarlık 16, yüzyılda yıkılmıştır. bugünkü meksika'nın güneyi guatemala ve belize'nin kuzeyinde kalan yerlerde gelerde gelişen bu uygarlıktan kalma büyüktaş yapılardan oluşan kent kalıntıları günümüze kadar ulaşmıştır. maya uygarlığının en parlak dönemi is 250-900 arasına rastlar. mayayar, kurdukları kentleri piramitler, saraylar ve güzel heykellerle donatıldı. ne var ki sadece dinsel törenler için ve yönetim merkezleri olan bu kentlerde hiç kimse yaşamazdı. mayalar du görkemli kentlerin çevrelerinde yaşıyorlardı ve yöre ye özgü mısır, fasulye, biber ve domates yetiştiriyorlardı. uzmanlar yıllarca mayaların barış sever olduğuna inansada , son yıllarda elde edilen bilgiler mayaların savaşlarcı bir halk olduğunu. savaş tuksaklarını işkenceyle öldüklerini , dinsel törenlerdede çok kan döktüklerini ortaya koymuştur. maya kültürünün ana merkezi meksika'nın güneyinde chiapas ve guatemala kuzeyinde petén idi. ama yaklaşık is 975'te savaş ve yoksulluk , halkı evlerini bırakıp kuzeye, yucatan yarımadası'na göç etmeye zorladı. burda toltek yerlileri'nin törelerinin etkisi altında kaldılar. ispanyollar, mayalar'ın yaşadığı yoprakları 16. yüzyılın ilk yarısında istila ettiler. mayalar, tıpkı aztekler gibi kendilerini savunamadılar. çoğu öldürüldü ve kalanlar tutsak edildi. maya uygarlığı özellikle astronomi, mimarlık, matematik, heykel ve hiyeroglif yazı gibi birçok alanda ilerlemişlerdi. çok karmaşık bir takvim sistemleri vardı. el sanatlarında da ileriydiler, güzel boyalı çömlekler ve pamuklu dokumalar yaptılar.
inanilmaz büyüklükteki piramitleri amerika'nin ortasina insa eden ve sonra birdenbire terkedip kaybolan uygarlık. geliştirdikleri takvim piramit basamaklarına göre ayarlanmıştır. piramitte 4 merdiven ve her merdivende 91 basamak bulunur. en tepedeki platformla birlikte bu basamaklar 365 adettir. bu günese göre hesaplanan yila esittir ve mayalar'in astronomide ileri olduklarini gösterir. tarihte 0 rakamını kullanan ilk uygarlık olarak geçer. maya kronolojisi'ne göre, yaşadığımız "5. çağ" m.ö. 12 ağustos 3114 tarihinde başlar ve m.s. 22 aralık 2012 tarihinde biter. mayalar 2012'de dünyanın depremlerle karşılaşarak, büyük bir tufana sahne olacağına inanırlar.
pek çok alanda aşmış olsalar da tekerlek nedir bilmemiş ve haliyle hiç kullanmamış uygarlık şöyle arabama binim de bir tur atayım zevkinden mahrum yaşamış uygarlık.
efsaneye gore, ugursuz yeralti tanrilariyla yaptigi macta kaybetmesi uzerine oldurulen en buyuk tanrilari yuzunden top oyunlarini olumcul rituellere ceviren medeniyetin insanlari. ve bu olen en onemli tanri yeniden doguyor bir misir fidani suretinde mayalarin en buyuk nimeti sayilan misiri bol bereketiyle getiriyor kendilerine. ve boylece top oyunu bu mitik efsanenin sembolu haline geliyor. artik mayalar kendileri icin olen bu tanriya her top oyununda kurbanlar vermeye basliyor, kaybeden taraf tipki misir tanrisi gibi olmek zorunda kaliyor ve onlarin olumuyle tanrilar topraklara bereket dagitiyor ve kutsaniyor inancinda insanlarin kaderini cizen top oyunlari muhtesem maya yapitlarinda insa edilmis top sahalarinda oynaniyor.
efsanede yeralti tanrilari topu insan kafasiyla oynadiklari icin, kaucuktan yaptiklari top tam bir insan kafasi buyuklugunde ve agirliginda, bu yuzden oyuncular incinmemek icin, tehlikeli sayilabilicek vucut bolgelerine koruyucular takiyor, dizlikler, dirseklikler vs. her iki tarafta ikiser kisilik gruplar el ve ayaklariyla topa dokunmadan vucut, gogus ve kafalariyla topu yurutmek zorunda. bu oyunlari iyce kutsal hale getirmek icin kraliyet ailesi bile kendi taze kanini akitiyor mac sirasinda.
george w bush'un guetemala gezisi cercevesinde topraklarini ziyaret etmesinden sonra, topraklarinin mundar olacagini ve bunu gidermek icin ozel bir temizleme ayini yapacaklarini soyleyen insanlar.
haklarında çok dramatik bir gerçeğin olduğu halktır aynı zamanda. maya inancına göre "batı" yönü iyiliği, erdemi, bilgeliği simgelemektedir. ancak bugün bizim nitelediğimiz batı uygarlığı, 16. yüzyıldan itibaren yeni dünyaya ayak basmasıyla orta amerika'daki uygarlıklar başta olmak üzere bir çok toplumun uygarlık tarihinden silinmesine vesile olmuş, mayaların öngördüğü gibi sonsuz iyiliğin ve bilgeliğin taban tabana zıttı bir kavram karşımıza çıkarmıştır. demek ki neymiş? her maya öngörüsüne güvenmemek gerekmiş. bu da böyle bir durumdur.
mezoamerikanın en ileri uygarligidir mayalar.astronomiden mimariye,karmasık bir dinden karmasık bir hiyerarsiye kadar bastan sona dünyanın gelmis gecmis en büyük uygarlıklarından birini kurmuslardır.
ilk bakısta ispanyollar tarafından yıkıldıkları zannedilse de aslen öyle degildir.ispanyollar yaptıkları türlü zulümlere ragmen maya uygarlıgını ve halkını tamamen yok edememis,fakat geri dönülemez bicimde deforme etmistir.su an mayaların bir kısmı hala eski inanclarını sürdürmektedirler ve guatemala nüfusunun yaklasık %60'ını mayalar olusturur.
mayalar uygarlıklarının zirvesine yaklasık 7-8.yy'da ulasmıslardır,fakat bilinmeyen nedenlerden dolayı görkemli sehirlerini terk etmislerdir.bu terklerinin nedeni hala büyük bir merak ve baslı basına bir arastırma konusudur.
her ne kadar genel kanı olarak ispanyolların mayalari dünyadan sildigi bilinse de bu yanlis bir düsüncedir.mayalar hic bir zaman tam olarak yok edilememis,aksine bütün ispanyol egemenliginde olan topraklar icerisinde ispanyollara en cok kök söktüren halk mayalar olmustur.ne kadar sasırtıcı gelse de mayaların en son sehri 1697'de ispanyol isgalcilere teslim olmustur.evet ispanyolların kıtaya ayak basmalarından yaklasık 180 yıl sonra.peki nasıl oluyor da bu kadar uzun süre dayanabildiler sorusunun yanıtlarından biri mayaların orta ve güney amerika'nın diger büyük uygarlıkları olan aztekler ve inkalar gibi merkeziyetci degil,yunan sehir-devletlerine benzer bir sekilde örgütlenmeleridir.yani ispanyollar aztekler gibi bir hamlede yıkacak bir imparatorluk bulamamıslardır karsılarında.ayrıca aztek toprakları altın acısından daha zengin oldugu icin mayalar bir süre göz ardı edilmislerdir.
bir diger neden olarak mayaların saglam bir inanc sistemi gösterilebilir.dini ve kültürel acıdan cok zengin birikime sahip oldukları icin asimile edilmeleri veya ispanyollar tarafından kandırılmaları hic de kolay degildi.diger cogu yerli halk onları tanrı gibi görüp onlara boyun egmisse de mayalar genel olarak böyle bir tutumda bulunmamıslardır.ayrıca onlar ispanyol kültürünün bazı yönlerini kendi kültürleriyle benzeştirip onların bazı adetlerini kendilerine adapte edebilmislerdir.örnegin mayalar da hristiyanlar gibi yeni dogan cocukları vaftiz ederler.bu ispanyollar tarafından saskınlıkla karsılanmıstır.
din dısında da mayalar adaptasyon konusunda basarılı olmuslardır.örnegin ispanyolların tanıttıgı balta,palaa,keser gibi aletleri hemen benimsemislerdir.bu sayede ormanlarla cok daha rahat basa cıkmaya baslamıslardır.ayrıca maya aristokratlar kendi eserleri insafsızca yakılıp yok edildigini anlayınca yabancıların dillerini ögrendiler ve kendi eserlerinin tercümelerini gizlice ispanyolcaya gecirdiler.
askeri alandan bakılırsa mayalar ispanyollara gayet iyi karsı koymus,onları yıldırmıs hatta onları yucatan yarımadasından atma noktasına gelmislerdir (bkz: kastlar savasi) biraz daha acmak gerekirse ; 1856'ya gelindigine ispanyol egemenligi coktan kalkmistir.yerine bagimsiz bir meksika vardir.fakat bu bile mayalarin ezilmelerini önlemez.aksine yeni acilan büyük sıgır ciftlikleri mayalarin yasam alanlarini daha da daraltmaktadir.fırtına yaklasır ve yucatan yarımadasının erkek-kadın tüm mayaları belizedeki ingiliz tüccarlardan aldıkları silahlarla kusanırlar.cok büyük carpısmalar gecer.en sonunda mayalar merida ve birkac köy haric bütün yucatanı ele gecirmislerdir.bi nevi fetih tersine dönmüstür.fakat bir süre sonra ellerindeki avantaja ragmen bütün mayalar dagılır.dagılmalarının nedeni ise milpa adını verdikleri mısır tarlalarına mısır ekme zamanının gelmesidir.yine de bir yıl sonra yine silahlanırlar.maya köylerinden birinde gizemli konusan bir haç mayalara beyazlara karsı yapılacak olan bir kutsal savas icin bir kehanette bulunur. ilkindeki kadar basarılı olamasalarda bu isyan daha uzun solukludur.mayalar 1858'den 1910'a kadar meksika hükümetinin basına adeta corap örmüslerdir.isyanın bastırılmasındaki en büyük etken o zamanın süpergücü ingilteredir.meksikaya yaptıkları yatırımları tehlikeye sokmamak icin mayalara yaptıkları silah ve cephane satısını durdururlar.bu da maya isyanının sonudur.fakat sadece silahlı isyanın sonudur.onlar yine kendi usulleriyle direnise devam ederler.
günümüzde onların büyük uygarlıgının tarihi halen arastırılmakta ve her gecen gün hayret verici sonuclara ulasılmaktadır.su an kültürlerinin sadece cok kücük bir kısmı yasamakta olmasına ragmen mayalar gecmislerine sahip cıkmaktadır.eger ispanyollar biraz daha az yaksalardı kimbilir nelere ulasacaktık dedirtirler adama.
kısa bir süre önce meksika yucatan'da kendilerine ait tapınak ve piramitlerle dolu 14 mağaradan oluşan yeraltı kompleksi ortaya çıkarılmış uygarlık. maya kültüründe herşey ölüm, yaşam ve insan kurban etme üzerine kuruluydu. ölülerin ruhlarının karanlıkta ilerleyen bir köpeği takip ederek korku verici, ıslak bir yoldan geçerek sayısız mücadeleye girdikten sonra huzura kavuşacağına inanılırdı. keşfedilen mağaralarda insan ve seramik kalıntıları, yüksek kolonlar, bazı rahiplerin heykelleri ve bir tanesinde de 90 metre uzunluğunda bir yol bulundu. bu mağaralar'ın popol vuh'ta da bahsedilen ruhun diğer dünyaya geçişte aşılması gereken yarasalar, sürüngenler ve kanla dolu yolu/yer altı dünyasını simgelediğine inanılıyor. bir nevi portal yani. bu piramitlerin bazılarının yapımında mayaların su altına nefeslerini tutarak inip çalıştığı sanılıyor. bugün hala guatemalajungle larında bu portalların kapıları bulunuyor. mayalara ait bulunan en eski alet ise 1900 senelik bir tas.
mel gibson'un yönetmenliğini yaptığı apocalypto isimli filmde son dönemlerinin anlatıldığı, şaşırtıcı hayat tarzı ve döneminin ilerisinde bir uygarlık seviyesine sahip olduğu düşünülen toplum.
film almaya gittiğimiz yerde adamın bize mayalar üzerine yapılan bir filmi tanıtması ve konuya vakıf olmayan kuzenimin dalga geçmek maksatlı boş bulunup söylediği laf üzerine kapı dışarı edilmemize sebep olan eski medeniyet. söz konusu replik ise şöyle: "aa,arı mayalar mı?tabi canım ben de çok severim zaten..."
kafayı matematik ve astronomi ile bozmuş uygarlık. işin ilgincide şu ki adamlar kendilerini geliştirdikleri dalda hiç bir zaman kendilerine yararlı olarak kullanmamışlar. hayvancılık veya ticaretle uğraşmamışlar, tarım konusundada o kadar başarılı sayılmazlar ayrıca. mısır üretip durmuşlar yıllar yılı. ta ki toprak çoraklaşana dek. o zamanda ileri bilimden yararlanıp toprağı adam etmek yerine farklı bölgelere göç etmesiylede tanınırlar. bide başımıza bela olacak bir takvim icad etmişler ki akıllara zarar. 4. insan çağının büyük tufanlarla bittiğini (bkz: nuh tufanı) , 5. insan çağınından 21 aralık 2012'de büyük depremlerle biteceğini hesaplamışlardır. umalımda mayaların astronomi hesaplamaları tarımdaki eşsiz başarıları gibidir. yoksa toptan ayvayı yedik.