bir t-shirti 500.000 liraya alabileceğiniz istanbulun ucuz semtlerinden biri ... tekstil cenneti ... türkiyede ilk arabaya servis veren mc donalds burda açılmıştır ...
hemen e-5 kenarindaki girisinden, keresteciler sitesine kadar olan kisimda, yuzlerce tekstil magazasindan toptan ve perakende sekilde giyim kusam urunu alabileceginiz, yuzlerce kumas saticisi, aksesuarci, dugmeci bulunan istanbul semti.
transeksüellerin cirit attıgı istanbulun güzide semtlerinden ... gecenin bir yarısından sonra yol kenarında arabaların oluşturduğu uzun kuyrukların görülebileceği mevki ...
istanbul belediyesinin bu semte taşınmasıyla birlikte, semtin önünden geçen e5'in sıkışık trafiği semtin içindede görülmeye başlanmıştır. semtin içinden çıkmak için 20 dakika trafikte beklemeniz sıksık görülen bir hadise halini almıştır.
5 milyondan 30 milyona kadar kot pantalon ve her nevi tekstil ürününü bulabileceğiniz toptan ve perakende satış yapılan mağazalarla dolu caddeleri olan bir semttir(bilinen bi markanın mağazasından alsanız 80 milyon vereceğiniz pantalonlar resmen bedavaya satılır burada). ayrıca merter tekstil merkezinide içinde barındırır. n adet tekstil fabrikası ve deposu ayrıca fabrika satış mağazaları burada iç içe geçmiş bir şekilde bulunur. adidas outlet ısrarla ziyaret edilmesi gereken en önemli mağazadır. eski fruko tamek-pepsi cola istanbul fabrikası boş bir vaziyette e-5 in yanındaki mevcudiyetini korumaktadır. bahçeli mahçeli müstakil güzel yerleşim birimlerinin arasında serpiştirilmiş bolca park ve spor sahasının barındıran göze hoş gelen yerleri vardır. elektrik haftada en az bir kez mutlaka kesilir. kesilmek için en olmadık zamanları seçer*. yer altından geçen elektrik hatları üstüne basılmış mayın gibi patlar kaldırım taşları felan 10 feet havalarda uçuşur. böyle ilginç bir semttir işte merter. çevre yolundan hiç ayrılmadan direk mertere kadar gelen bir otobüs yoktur. zincirlikuyunun oradaki kadıköy kavşağından aşağı inip 127 topkapı cevizlibağ-kadıköy otobüsünü yakalarsanız mecidiyeköy trafiğine girmeden tam gaz yol alarak yarım saatte cevizlibağa kadar gidebilir oradanda merterin içinden geçen bir otobüse binerek ulaşabilirsiniz bu semte. yok ben topkapıya edirnekapıya girmek istemiorm ne işim olur orda diorsanız 127 ye binip merteri geçtikten sonraki bir durakta iner, mecidiyeköyden kalkmış olan yenibosna,yeşilköy vs otobüslerinden birine biner ve merter metronun önünde inersiniz. oradan ister yürüyün ister yukarı çıkan bir otobüse binin. baya uzattım artık bitireyim en iisi.
istanbulda eski londra asfalti, e5 cevreyolu ile tozkoparan caddesi arasinda kalan ve gungoren ilcesine bagli semtim. simdilerde iyice icine isleyen tekstil odaklarina ragmen hala istanbuldaki bir cok semtten daha gurultusuz, temiz, sakin ve yasanilabilirdir. istanbul buyuksehir belediyesi, gungoren kopru-keresteciler sitesi-e5 arasindaki nadide caddesi, 3m migros, mcdonalds, ten lingerie, vakko, kemal hasoglu lisesi, ahmet merter ilkokulu, siir mektebi, merter itfaiye sefligi, sabahlari bilimum sokaklarda tezgah acan ekmek arasi kahvalticilari, merkezdeki cami, persembe pazari, merter metro istasyonu baslica gezilip gorulebilecek yerleridir. cok seviyorum coook.
tekstil firmalarının çokluğu ve buralara dışardan gelen çalışanlar yüzünden bir hayli zarar görmüş eski lüksünü kaybetmiş semt. nezih insanların oturduğu güzel bir yer olarak anılırken şimdi sadece tekstil ve e-5 ten ibaret. tekstil firmalarının, tezgahların bulunduğu caddeyi aşıp alt sokaklara ya da üst sokaklara dalınca işte o zaman güzelliği başlıyor. bahçesi olmayan apartman pek az oralarda. önceleri sinema bile varmış bir yangın sonrasında yok olmuş tabi. ilk kurulduğu zamanlarda denildiği gibi ömür den eser yokmuş. eski fotoğraflara bakınca tanıyamıyor insan. bir de bolca kar yağan bir senede çekilmiş fotoğraflar varki bakmaya doyum olmuyor. genç nüfusun da çok olduğu bir semt ama merter de pek durdukları söylenemez. zaten artık durulabilecek pek bir yer kalmadı. oturduğumuz sokakta bir de köşk vardı. sahibinin adı ali olduğu için ali babanın köşkü diye bilinirdi. yoldan geçerken ıhlamur kokuları sarardı her tarafı. her gün onun önünden geçmek büyük keyif verirdi. çocukken içine girebilmek için bahçesine bilerek top attığımız ve sıkı azar işittiğimiz o köşkün yerinde şimdi soğuk bir otel var. ama senelerdir orada yaşıyorsanız size hala güzel görünür her şeye rağmen. çünkü sokaklarında çocukluğunuz geçmiş, aileler endişe duymadan saatlerce çocuklarını sokağa bırakmış, arkadaşlığın çok ama çok güzel yaşandığı o yılları düşündükçe bütün güzellikler yeniden canlanıyor ve canlandırıyor merter`i.
tam ortasında genişliğiyle çok uzaklardan bile farkedilen merkez apartmanı bulunan, çocukluğumun geçtiği semt. yıllar sonra yolum düşüp uğradığımda sokaklarının aslında ne kadar küçük, insanlarının ne kadar farklı olduğunu görüp şaşırmıştım. şimdi yine yıllar geçti, ve ben bir anı bombardımanını daha kaldıramayacağımı hissettiğimden olmalı, yolumu düşüremiyorum bu ilginç semte.