allaha insan sıfatları atfeden hiristiyan aleminde isa allahın oğlu kabul edildiği için meryeme de erkek eli (şeyi) değmemiş kabul edilir ve o yüzden bakire olarak nitelendirilir
meryem ana her ne kadar incilde pek sallanan bir figur degilse de(toplam 3 ya da dort kez geciyor diye biliyorum) kisa zaman icerisinde isanin insan ile olan tanrisal ucurumundan midir, ana tanricali pagan dinleriyle olan uyumundan midir bilinmez(dogrusunu cheja bilir) birden gozle gorulur bir yukselise gecmistir. oyledir ki bir cok kulturde isanin onune gecmis, daha populer olmustur.
meryem ana'nın hrıstiyan, daha doğrusu katolik kültürü üzerindeki ağırlığı, hatta kimi latin ülkelerindeki ezici üstünlüğü otisabi'nin bahsetmiş olduğu gibi avrupa pagan dinlerinin ana tanriça (bkz: modron) figürünün binlerce yıllık geleneğinden kaynaklanıyor olsa gerektir.
son derece patriarchal bir yapı ile ortaya çıkan, baba-oğul-kutsal ruh üçlemesini merkez alan hrıstiyanlık (her ne kadar kutsal ruh musevi mistik* geleneğindeki shekhinah, yunan karşılığı olarak ise sophia'yı simgelese ve tanrı'nın dişi yanı olsa da) hem köklerinin (sümer, babil, mısır) hem de yayıldığı toprakların (roma imparatorluğu) etkisi ile zamanla kendi formatına uygun, yasal bir ana tanrıça figürünü ortaya çıkarmış, meryem ortodoks kilisesi tarafından milattan sonra 431 yılındaki efes konsülü'nde theotokos (tanrı'nın annesi, tanrı'yı doğuran) ünvanı ile onurlandırılmış, azizlikten yüksek, tanrıdan hallice bir karaktere bürünmüştür. latin katolik kilisesi de meryem'e saygıda ortodoks kilisesinden aşağı kalmamakta, roma gizem dinlerinin de etkisi ile meryem'i sadece yazılı kaynaklar hariç tamamen bir tanrı(ça) olarak kabul etmektedir.
doğuda demeter ve pershephone kültünden etkilenen meryem figürü, batı roma imparatorluğunda ise, hrıstiyanlık öncesi roma kültürüne girmiş, önce orduda askerler arasında, daha sonra devlette bile yayılmış mısır'ın ana tanrıçası "star of the sea" (ki meryem köken olarak mare'den* gelir) isis kültü ile birebir benzerlik gösterir bir karakter almaya başlamıştır. bunu anlamak için isis'in isa'nın doğumundan yüzyıllar öncesinden kalma tahtta otururken kucağında çocuk horus'u (osiris'ten olma oğlu, güneş tanrısı, şahin başlı tanrı) emzirirken betimlenmiş figürlerine bakmak bile yeterli olacaktır diye düşünüyorum.
ortaçağ hrıstiyanlığında ise meryem teslis'e eş tutulmanın da ötesine geçmiş, avrupa kültüründeki ana tanrıça'nın karşı konulmaz üstünlüğüne sahip olmaya başlamıştır. bunun en açık örneği gotik dönemde meryem adına inşa edilmiş, notre dame (our lady) ön ekiyle anılan katedrallerdir. gotik'in (zannedildiğinin aksine norveç ile alakası yok) ilk ortaya çıktığı yer ve ana merkezi olan fransa'da katedrallerin dizilişi (#583737) numarali entry'de tarif edildiği üzere (baştan tarif etmeyeyim) başak takımyıldızının (bkz: virgo) yeryüzündeki yansıması gibidir, bu da occult düşüncenin ana fikri olan "as above, so below" u yansıtmaktadır.
meryem'in fransa başta olmak üzere ortaçağ'da tüm avrupa'daki üstünlüğünü gözler önüne seren vierge ouvrante (açılan bakire) figürü, fransa'da 15. yy'da yapılmış tahta bir sunak heykelidir, kapalı iken meryem ve kucağında çocuk isa'yı isis-horus pozisyonunda betimleyen söz konusu figür açıldığında baba, oğul ve kutsal ruh'u sergilemektedir. meryem'in ana tanrıça konumunu, pagan geleneğine dayalı tüm kozmos'u kapsayan, tanrının da annesi mertebesini sembolize etmesi açısından da son derece önemli bir örnektir, üstelik kesinlikle tek değildir.
bir rivayete göre hazreti yahya (vaftizci yahya) bakmış ki meryem saf ötesi bir kız. nasıl kandırabilirim diye düşünmüş. ve akabinde incil'de yazıldığı gibi olaylar meydana gelmiştir.
ned: (sees medallion) what is that thing? bill: that's the blessed virgin, ned. ned: she's pretty, huh? bill: not only is she pretty, but she's got a nice personality. and she's the mother of god.
islama gore hristiyan inancindaki teslis'in bir ucu kabul edildigi sanilan sahsiyettir. muhammed'e bilgi veren kaynaklari buradan kiniyorum, kimi zaman ve donemlerde teslisten de ziyade bir saygi gormusse de, meryem ana islamiyetin ve muhammedin sandigi uzere "kutsal ruh" denkligi olan bir kisi olmamistir. ama tabi miraca yukselmis birisinden bahsederken boylesi ayrimlarin bir onemi kalmiyor, oradan oyle gorunduydu dese, isa bana kutsal ruh meryemdir dediydi aciklamasina girse el mecbur kabul edecegiz. emir buyuk yerden.
sanirim biraz "anlasilmaz" oldugum icin netlestirmek isterim:
islamiyet teslisi kabul etmez.
ama islamiyet hristiyanligin kabul ettigi teslis, ve "cogulcu"lugu reddediyor. "ucleme" gibi bir tanimin gecmedigi kuran'da "cogul", ki uce denk geliyor, baba, ogul ve meryem anadan olusuyor.
"allah: ey meryem oğlu isa! insanlara, "beni ve anamı, allah'tan başka iki tanrı bilin" diye sen mi dedin, buyurduğu zaman o, "hâşâ! seni tenzih ederim; hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. hem ben söyleseydim sen onu şüphesiz bilirdin. sen benim içimdekini bilirsin, halbuki ben senin zâtında olanı bilmem. gizlilikleri eksiksiz bilen yalnızca sensin." (diyanet meali)
bolumunde acikca isanin ve annesinin, tanrinin yani sira "tapinma ogesi" olmasina karsi cikilir.
"171. ey ehl-i kitap! dininizde aşırı gitmeyin ve allah hakkında, gerçekten başkasını söylemeyin. meryem oğlu isa mesîh, ancak allah'ın resûlüdür, (o) allah'ın, meryem'e ulaştırdığı "kün: ol" kelimesi(nin eseri)dir, o'ndan bir ruhtur. (o'nun tarafından gönderilmiş, yahut teyit edilmiş, yahut da cebrail tarafından üfürülmüş bir ruhtur). şu halde allah'a ve peygamberlerine iman edin. "(tanrı) üçtür" demeyin, sizin için hayırlı olmak üzere bundan vazgeçin. allah ancak bir tek allah'tır. o, çocuğu olmaktan münezzehtir. göklerde ve yerde ne varsa hepsi o'nundur. vekil olarak allah yeter."
dogru, bunlar dogrudan birer "teslis" tanimi degildir. ama dikkat ediniz:allahtan baska tapilmamasi gerekenler (isa, meryem), "tanri uctur demeyin" (allah+ isa+meryem=3) den nasil baska bir cikarim yapabiliriz ki? neye tapilmamasi, allah denkligi yapilmamasi gerektigini belirtirken kutsal ruh dan bahis acilmamasi bu durumda sasirtici oluyor.
bu savlara karsi genel olarak islam savunmasi su yondedir:
"hristiyanlikta kutsal ruh zaten adina kiliseler acilan, "tapilan" bir birim degildir, meryem anaya tapildigi, heykelleri yapildigi, adaklar adandigi, katolik kiliselerinde kendine ait kosesi oldugu bilinir, demek ki islam kutsal ruh'u es gecmez, sadece meryem e tapilmasina engel olmak icin meryemden bahsetmistir."
ama burada bir hata var:
hristiyanlar alenen ve gercek anlamda asla meryeme tapmazlar (ya da tapmiyoruz demeyi dogru bulurlar, her ne kadar cogu meryem i pagan inanislarin tortusu ve devami olarak tanrinin ustunde tutsa da durum boyledir, bu konuda chejanin entrysi cok daha aciklayici olacaktir)
hristiyanlik, ozellikle katolik inanci meryemi bir araci tanri katinda nazi ve sozu gecen biri oldugu icin onu kutsal kabul ederler, hatirasina saygida bulunurlar, araci olmasi icin ondan sefaat ve yardim dilerler. ayni sekilde azizlerden, ve hatta yeni donem azizlerinden de sefaat ve yardim dileyen hristiyanlarin "meryeme tapmasi" resmi katolik inancinda soz konusu degildir. gayri resmi katolik inanci ve bir cok ilk hristiyanlik sektinde meryem ananin ise ana tanrica mitiyle ortusur bir sekilde ortaya ciktigi, tanri ve isanin onune gectigi de soylenebilir.
bu durumda geleneksel anlamda meryem ana kutsalsa da, ilahi teslisin bir parcasi degildir. ona gosterilen ilgi, sevgi ve el acma duygularinin dengi muslumanlikta sahabeye, ermislere, seyhlere, alimlere gosterilir. hic bir musluman sefaat ya resullulah derken muhammede tapmadigi gibi, hic bir hristiyan da yardim et meryem derken, meryeme tapar kabul etmez. iki denklikte de ana "kudret ve hakim" tanridir, allahtir.
bu durumda:
kuran karsisina ciktigi hristiyan inanclarini reddetmek icin meryemden bahsediyor, ruh-ul kuduse deginmiyorsa, onun bir varlik olarak tanriya denkligini reddetmiyorsa maalesef ya ruh-ul kudus konusunda cekimser oy kullanmistir (ki mumkun degil, allah birdir), ya da ruhul kudusu unutulmustur (meryem ve isanin yani sira bahsi gecen ayette bahsetmek cok zor olmasa gerek), ya da ruh ul kudus kaale alinmamistir.
kanimca en iyi niyetli bir ictihad ile: muhammed'in ruh ul kudus'u kaale almayip, tehlike kabul etmeyip, faal olarak ilgi odagi olan meryem i dahil ettigini soyleyebiliriz. amaclanan allah disinda hic bir guce tapilmamasi, hic bir gucten sefaat ve yardim ya da denklik beklenmemesi olmalidir. ki bu mantikli. gorunuyor.
lakin uygulamada hem islam hem de hristiyanligin cuvalladigi, sefaat arayislarinin, araci merakinin da dinmedigi muhakkaktir.