izmirin selcuk ilcesi sinirlari icerisinde, sehir merkezine yedi km. uzaklikta, bulbul dagi zirvesinde, anit agaclar arasinda, gidildiginde garip bir huzur veren, kutsal sayilan meryemin son gunlerini yasadigi iddia edilen ev. (bkz: meryem ana)
lisedeyken okul gezisinde gittiğimiz ve bir arkadaşın tam meryem ana heykelinin önündeki kristal vazoyu şangııııırt diye kırdığı, bunun üzerine gece karanlığından yararlanarak olay mahalini yaya olarak terk ettiğimiz mekandır. bu vesiliyle meryem ana'dan da özür dilemek isterim.
selçuk'tan da, efes'ten de taksiye binmek zorundasınız. mesafe aynı fiyat: 40 milyon. 10 kilometre bir yol var ve başka ulaşım şansı yok. taksicilerle sıkı bir pazarlık fiyatı 30 milyona indiriyor, ama asıl yapmanız gereken -ve bizim yaptığımız- taksilerin orada biraz oyalanıp başka gitmek isteyen bir kaç kişi bulup parayı paylaşmak. konuşup anlaştıktan sonra önce fiyatı 30'a indirecek sonra parayı bölüşeceksiniz. otostop da olabilir ama duran olmassa ciddi bir tırmanış var ve sıcak beyninizi kulaklarınızdan akıtabilir. tabi ki girişte adam başı 2 milyon ödeniyor. gezilecek çok şey yok, meryem ana ibadet yerini görüp mum dikiyorsunuz ama içeride fotoğraf kesinlikle yasak. insanlar dua ediyor, mum dikiyor, oldukça dini, mistik bir atmosfer olduğunu itiraf etmeliyim. adak duvarı ve doğal su çeşmesini görüp, oradaki dükkandan bazı hıristiyan işi eşyalar satın alıp gidiyorsunuz. maksimum 30 dakika.
15 ağustos meryem ananın doğum günü olduğundan türkiye'nin çeşitli bölgelerinden süryaniler akın ediyorlarmış, bütün gün çeşitli ayinler yapılıyormuş; ilgililere...
ben çok aradım ama üzerinde isa asılı ahşap bir haç bulamadım, hepsi ya demir ya mermerdi ve çok çirkindiler.
üniversite yıllarımda gençlik kampına gelen çocukları buraya getiriyorduk. her yıl üç dört kez ziyaret ediyordum ve her gidişimde o bahçenin büyüsünden mi, papazların ve rahibelerin hoş sohbetinden midir bilmiyorum kendimi acaip huzurlu hissederdim. 2000 yılının ağustos ayında ziyaret ettiğimde hayli şaşırmıştım. o yıl hristiyanlar için çok önemliydi ve birçok hristiyan hacı olmak için oraya gelmişlerdi. 45 derece sıcaklık altında yaklaşık üç kilometreyi bulan bir sıra vardı, yüzlerce insan sabır içinde meryem ananın evinin bir kapısından girip, haç çıkartıp, bir mum yakıp ve diğer kapısından çıkmak için sabırla bekliyordu. ne bir arbede, ne bir taşkınlık, ne bir kötü söz, ne söylenme, sızlanma hiçbir kötü davranışta bulunmadan.... sabırla...
muhtemelen aynı boruya bağlı 3 tane çeşme vardır avlusunda meryem ananın evinin... millet bu sudan içmek için sıraya girer... sırada canı sıkılan maykıl ceksın kimsesi "3 çeşmeden ayrı ayrı su içmek çok sevapmış" diye bir kıtır atar... kalabalıkta önce bir kaynaşma olur sonra da aynı borudan gelmesi muhtemel 3 çeşmeden ayrı ayrı su içmeye başlar millet... "sürü psikolojisi" der, toşşağını geçer maykıl ceksın kimsesi için için... 2. ve 3. çeşmeden su içmeyi ise nedense ihmal etmez bi şekilde neme lazım...
ama efes/yedi uyurlar yakınındaysanız "hadi gelmi$ken gidelim" diye gidilebilir.. bir kere gelenlerin %99'u, turla gelen (yerli/yabancı) turistler ve özel arabaya topla$an 4-5'er ki$iden mütevellit gruplar.. yabancı bir $ehirden gelip turla gitmediyseniz (önceden de belirtildiği gibi*) taksiciyle pazarlık ederek gitmenizi tavsiye ederim ki o da 25-40 ytl arası bir $ey olacaktır. "ba$ka gelen olur mu acaba" diye beklemeyin bo$una, zamanında saymı$tık üç saat, bizden ba$ka manyak yoktu. biz a$ağı inerken, efes'in a$ağı kapısından birkaç kilometre ileride, yürüyerek bülbül dağı'na doğru çıkan birini görmü$tük. ba$ında havlusu sırtında su $i$eleriyle rambo'ya benziyordu.
küçücük bir alan. giri$. ev'in tarihçesi. ev. cafe/restoran. hediyelik e$yacılar. su kaynağı. dilek ağacımsı yer. bitti.
hristiyan dinine ait bütün $irk unsurları mevcut tabii ki.. a) dilek mumu. (nedir yani mum yakmayınca yakarı$ımız duyulmuyor mu, amplifikatör mü bu) b) kutsal su/$ifalı su. içince insana para/a$k/sağlık veren meryem ana'dan kalma su kaynağı. c) dilek kağıdı/vs.si asma bölümü. dua ederek istediklerimizin gerçekle$me ihtimalini arttırmak için kullandığımız torba/mendil vs. gibi aksesuvarlar. ne kadar çok asın $ansınız o kadar artsın. yalnız para/ev/araba almak için satılan $irk metallerini ise hediyelik e$yacıların orda satıyorlardı.
biz neye nasıl inandıksak öyle yaşadık, gün oldu ibadeti dans ederek yaptık, gün oldu başımızı öne eğip sakince dua ettik, gün oldu inanmadık. gençlik günlerimizde gittik bir çok sefer meryem anaya. gezdik, mum yaktık, dua ettik, suyundan içtik, kapı arkasında göbek atma adağımızı yerine getirdik, ağaca çıktık... tam özgürdük, zarar vermeden istediğimiz gibi ibadet ettik. sonra birileri geldi bir yerlerden, kurallarıyla. şşt dediler, kamera yok dediler, ne göbek mi dediler, yürüyün dediler. hep karıştılar, bizim dinle, tanrıyla aramıza girip nasıl olacağımıza karar verdiler. biz zararsız ama kendi inandığımız gibi, hatta samimi ibadetimizi yapamaz olmuştuk. gelenler, rahibeler bizi standartize ediyor, ibadetimize karışıyordu. ona dokunma, buna bakma diyordu.
ve bugün yangını okuyunca, aklımıza rahibelerin alevlere ileri geçmeniz yasak, no no nooo dedikleri canlandı kulaklarımızda. peki madem...
girişi öğrenciler için ücretsiz olan, ama aa bu muymuş meryem ana dedirten yer. içinde bir meryem ana resmi ve duvarda silüeti var. ayrıca klasik dua etmek için diz çökülen tahta (adı herneyse) ve mumlar da bulunmakta. çıktıktan sonra kutsal olduğuna inanılan çeşmeden su içmeden gitmemek lazım. ha birde türklerden bir hurafe de oraya yerleşmiş. dışarda gördüğüm çaputlar karşısında şaşa kaldım. yerli yabancı herkes çaput bağlıyor. eskiden ağaca bağlıyorlarmış ama ağaçdan düşüp yaralananlar olunca dışarıya demir çerçeve yerleştirmişler. meryem ana hikayesini anlatan birçok dilde tabela var. hemen girişinde ufak bir jandarma karakoluyla koruma altına alınmış. işte hepsi bundan ibaret, gezip dolaşması 15 dk sürüyor.
yerli yabancı her insanın bir umutla küçücük kağıtlara isteklerini, hayallerini yazıp astığı 4-5 bölümden müteşekkil dilek panosunda bulunan kağıtları gecenin bir vakti gelip saatlerce okumak istediğim mekan... kendiliğinden açılmış bir tanesinde şu yazıyordu " allahım kızıma allah korkusu ver, akıl fikir ver" yalnızca tebessüm ettim... giriş ücreti anlam veremediğim bir şekilde yerli turistler için 2.50 ytl öğrencilere beleş....
hristiyanlar icin en onemli dini merkezlerden biridir. gunumuzde meryem'in selcuka gelisi cesitli dini otoriteler tarafindan dogrulanmaktadir. esas tartisilan konu meryem'in omrunun son donemini burada gecirip gecirmedigidir. (bkz: bulbul dagi)
meryem ana evi başlıgını görünce kesin "mantı ve gözleme evidir" diyerek hobareeey daldıgım, lakin mantı ve gözlemeden eser olmayan, hz meryem in ömrünün son anlarını geçirdigi iddia edilen gerçek, bildigin, kutsal ev(miş)... (bkz: meryem ana mantı ve gözleme evi) **