paul mccartney ve elvis costello'nun beraber yazdiklari "mistress and maid" sarkisindaki kadin kocasindan hic ilgi gormemekte ve ona "eh, hizmetcin ve metresin oldum, bu hayat bana reva mi?" diye serzenmektedir. sonrasinda reva oldugunu kendisi de anlamaktadir ki sonunda kendine gelip "artik kendime yeni bi ben yaratayim en iyisi, hizmetcin mi var, git kendin isit yemegi." demektedir.
robert de niro'nun da oynadığı, başarısız bir film. bir senarist yedi yıldır senaryosunu filmleştirmeye kasmaktadır, bir yönetmen senaryoyu beğenir ve para aramaya başlarlar, olaylar gelişir.
metresin mi var derdin var ozludeyisinin de tohumlari iste bu basligin altinda nemlenmistir. metresi olan bir erkek, ya da metresli bir kadin sehrin sokaklarinda father brown gibi tetikte gezinmek zorundadir. giderek alisilan bir duygu olmasina ragmen restoranlarda, parklarda, favori barinizda her an karsiniza cikan tanidiklar computer oyunlarinda uzerinize atilan korkunc yaratiklar gibi pesinizi birakmayacaklardir. bu gibi durumlar icin tabii ki en guzel cozum, metresinizi alip, arabanizla bir bag evine kapanmaktir. bag evi olmayip da metres edinmek dombililiktir.
bir türkan şoray filmi... 1983 yılında, orhan elmas tarafından çekilmiş... türkan şoray' şoray kanunlarını yıkmıştır, cihan ünal'la birliktedir ve her rolün oyuncusu olduğunu kanıtlamaya girişir, ünlü bir fahişeyi oynar ve halk tarafından ayakta alkışlanır... metres'in bilindik bir konusu vardır, bir fahişe ile (türkan şoray), zengin ve evli bir işadamının aşkı... işadamını can gürzap, onun sosyetik eşini de nevra serezli oynar... akılda kalmayan, sinemasal açıdan hatırlanacak hiçbir özelliği olmayan, film boyunca selami şahin şarkısını dinlemekten bayılabileceğiniz bir türk filmidir...
her yere sıvanabılecek kadar para sahıbı olma ve cokeslılıge yatkınlık gostergesı. malak erkek tıplerı ıcın ovunc kaynagı, statu sımgesı; pollyanne karıları ıcın asık atılacak ıkıncı kadın varlıgı dolayısıyla adrenalın sebebi
evli erkeklerin eşlerine ayırmaları gereken hayati zamanları çalan, canlı cansız herhangi bir obje. bu obje genel anlamda çoğu zaman bir başka kadın olmakla birlikte, bazı erkekler için televizyon, araba veya pc olması da imkan dahilindedir.
garip bir kavram, ama kesinlikle içinde "cinsellik" barındıran bir kavram. öyle ya, bir koca ne diye kendi karısını bırakıp bir başka kadına gider ki (hemen atlamayın, türkiye'de yaşadığınızı unutmayın)? karısında bulamadığı her şeyi o "kadın"da bulduğu için.
ülkemizde metresi olan erkeklerin -ki bunların çoğu kalantor tiplerdir- pek de aşk, sevgi gibi sebeplerden ötürü evlilik dışı bir ilişkiye girmeleri beklenemez, zaten çoğu metres de "karımı boşicam, seni alcam" lafının sallama olduğunu bilir. mutlaka bir arkadaş çevresi, pavyon gibi ortamlardan edinilir bu metres kişisi. ufak aşk oyunları, kaçamaklar derken ilişki rayına oturur ve erkeğimiz bu kadına ev tutar, dayar, döşer (bkz: garsoniyer). bir süre için kendi halinde giden metresli ilişki, bir yerden sonra er kişiyi zorlamaya başlar. hele adamın çoluğu çocuğu varsa ve bunlar artık hayatta neler olup bittiğini anlayacak kadar büyüklerse daha da zorlaşır. adamın kimi geceler nerde olduğu, şehir dışı seyahatlere ait yalanların kendisini göstermesi vs ile aile içinde bir kuşku büyür. aile büyükleri (abi, baba vs) konu hakkında bir şekilde haberdar olduklarında yapacak tek şey kalır; metresi postalamak.
aklıma türk filmlerindeki sahne geliyor; temiz, akça pakça giyinmiş, mutlaka başötrüsünü bağlamış olan anne, yanına çocuklarını alarak metresin evine gider. metres kişi gecelikle kapıyı açar (malum orospu ya), kadın ondan kocasını bırakmasını ister, çocuk safça "bu teyze kim anne" der. metres ya harbiden kaşardır, "kocan beni seviyor, benim olacak, nıhahaha" der (bu lafın altında "ben kocana, senin veremediğin zevkleri veriyorum, senden daha iyi sevişiyorum, daha kadınım" gibi bir mesaj vardır) ya da metres herifi harbiden sevdiği için gözyaşları içinde "tamam, kocanı sana bırakıyorum" der (işte bu metres kesinlikle başrol oyuncularından biridir, kahramanıza aşıktır vs vs)..
ben çayımdan bir yudum daha alır, metres, yani ikinci kadın olmayı göze almış kadının gücüne hayran olurum (hasta ruhlu muyum? belki)..
kendine aile kuramamış basit kadınlara verilen isimdir. bu tür kadınlar evli erkeklerden birini tavlayıp onun ailesine sahiplenerek aileye kavuşan kadınlardır.bu durumdan büyük zevk alırlar çünkü tercih edilen kadın pozisyonundadırlar. böylece iyi anne, iyi eş olabileceklerini sanarak birlikte olduğu evli adamın çocuklarını ve onların problemlerini kendi aile problemiymiş gibi kafada büyütmeyi severler.hasta ruhlu oldukları genel bir kanıdır. kendilerini sevgi dolu bir ailenin içindeymiş gibi kandırmalarına rağmen evli adam için sadece seks objesi olduklarını unutmaya çalışarak yaşarlar.
bu akşam haberlerde izlediğim bi haberde kaza yapmış iki araba bi arabanın sahibi kameralardan kaçıyordu çünkü adam evliymiş ve metresiyle eğlenceye çıkmışkarısı televizyonda görür derdinde ey güzel ülkemin güzel insanları hadi yaptın bari metresin için kardeşim o benim deme..
butterfield 8'ten apartilmis turkan soray filmi. bol miktar plajda salinan bikinili kiz poposu gostererek baslar, fonda sık sık seninle basim dertte sarkisi calar. neriman koksal da 80'lerdeki degismez rolunu, fahisenin yardimcisi, dert arkadasini, bu filmde de oynar.
1983 ya da 1984'te 5-6 ya$inda sinemada seyretmi$ oldugumu gecmi$e özlem duyarak* hatirladigim filmdir. o yillarda "normal" türk filmleri de sinemada oynarlardi; yani iclerinde manken, $arkici yahut komedyen bulunma zorunlulugu yoktu o zamanlar. zaten hemen hemen bu filmden birkac yil sonrasindan taa e$kiya'ya kadar da sinemalarda dogru dürüst türk filmi olmadi bile..
filmden aklimda kalanlar ise yalnizca naylon torbadaki patlami$ misir (ya o zaman sinemada misir yemek cok fantastikti ya da o ya$ta bana öyle gelmi$ti), filmin müzigi olan seninle ba$im dertte'nin islikla calinan melodisi ve türkan $oray'in örgülere model olan kirpiklerinden görebildigimiz kadariyla attigi baki$lardir.
gerard depardiou ile adını bilmediğim bir fransız kadının oynadığı 1976 yapımı genç bi erkekle bir fahişenin aşka dönüşen ilişkilerini konu alan bir film..