bush'un carpici lyricsli parcasi. stingray remixi enfes. ayrica sahsen anlami buldugum bir sanat eseri. mouth you gave me this made me give your silver grin still sticking it in you have soul machine soul of machine the longest kiss peeling furniture days drift madly to you pollute my heart; drain you have broken on me broken me all your mental armour drags me down nothing hurts like your mouth mouth mouth mouth your loaded smile and pretty just dessert wish it all for you so much it never hurts you have soul machine stolen me all your mental armour drags me down we can't breathe when you come around we'd been missing long before never found our way home we'd been missing long before we will find our way you gave me this made me give you have soul machine broken free all your mental armour drags me down we can't breathe when you come around all your mental armour all your mental armour and your mouth mouth
an american werewolf in paris icin yapilan remix'i de cok basarili olan bush sarkisi. razorblade suitcase albumunde de yeralir. "ne yapayim ben de hastalikli asklardan hoslaniyorum" diyen kisiler icin ustu cam kiriklari ile kapli alevli meyva tabagi gibidir. "all your mental armour drags me down" cumlesi de yeterince aciklayici zaten ama "peeling furniture days" ne demektir anlamadim, etmedim..
bush'un razorblade suitcase albümünden sevilesi bir şarkıdır. "all your mental armour drags me down nothing hurts like your mouth" dizeleriyle hayatımızdaki yerini almıştır.
bush'un album versiyonu ve bilimum remixleriyle yasamimizi guclestiren sarkisi, bende nefes darligi yaratiyor, antibiyotik ictigimde kullanmiyorum mesela, sarkinin meali uzerine kafa yordugum su 1 hafta boyunca sevgiyle halvet olmus gavin'in opusme ve kavusamama hadisesi uzerine kurguladigi bir sarki oldugunu dusunmusumdur hep(1 hafta dedik niye hep diyoruz ki), bu baglamda peeling furniture days gecen zamanin uzunlugunu anlatir belki de, kimbilir gavin ve manitasi opusurken zaman sanki akmistir sonsuza, bilmiyorum belki ben yaniliyorum gavin bu sarkida kraliyet flamasina duydugu sevgiyi anlatmak istemistir...
bu şarkıyı bush bugün yapacak olsa, o vokallare, inanılmaz melodik bir enstrumantal bir altyapı hazırlar, şarkıyı tam bir duygusal adam bestesine çevirir, sağda solda dinlediğimiz "abi bu şarkıyı şu akorlara oturtunca inanılmaz oluyor" remixlerine daha benzer bir minör nitelikte düzenler ve şarkı emin olun bu kadar trip olmaktan çıkar, umursamazlığı ve bir takım uyuşmazlığı, kısaca tüm havası kaçar. belki o günden bugüne bush'ta değişen şey bu oldu. (bkz: musically correct)
... in my mind in my mouth in my soul ... sözleriyle ve söyleyiş tarzıyla bünyeye ayrı bir tat veren ve bugünlerde hep kafamda dönen harika paradise lost parçası.