muhlis akarsu

/ 2 >>
orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. (bkz: muhabbet) takımından bir baglama üstadı
    (bkz: sivas katliami)
    (camilo, 12.01.2001 17:20)
  2. akarsuyum yansam da kül olup savrulsam da
    bazı bazı gülsem de yine gönlüm hoş değil
    (quarcy, 06.07.2001 23:44)
  3. 1973 tarihli cem karaca moğollar'ın hit parçası obur dünya'nın yazarı
    hatta 1999 tarihli son cem karaca albümünde parça yeniden yorumlandı ve muhlis akarsu'ya ithafen dendi ki:
    tatlıdır içilir suyu
    kimseye benzemez huyu
    nice muhlis akarsu'yu
    yedin yine doymadın mı?
    (goddard, 20.01.2002 17:59)
  4. muhlis akarsu, 1948 yılında sivas'ın kangal ilçesi minarekaya köyünde doğdu. küçük yaşlardan itibaren katıldığı muhabbetlerde ve cemlerde alevi-bektaşi kültürünü öğrendi;saz çalıp türkü söylemeye başladı. "muhabbet" serisinin her yapıtında yer alır. eserleri çeşitli türlerde şarkı söyleyen sanatçılar tarafından okunur. ancak sanatının en verimli ve olgun döneminde yaşama veda eder (2 temmuz 1993, sivas madımak oteli yangını) ardında ise milyonlarca seveni ile birlikte 100'den fazla kırkbeşlik plak, 4 uzunçalar, 20 kaset ve yüzlerce deyiş bırakır.
    (contentfilter, 03.05.2002 16:50)
  5. bu insanın bir de "halis akarsu" adında bağ ikizi vardır. halis muhlis bağlama tellendirirler..
    (daphne, 03.05.2002 17:10)
  6. (bkz: derman sendedir)
    (winsome, 02.07.2002 19:34)
  7. özellikle 19.yüzyılın sonlarıyla 20 .yüzyılın başlarından itibaren değişen bir karakterle karşımıza çıkan aşıklar, "aşık edebiyatı ve "aşık müziği" adıyla anılan kendilerine özgü müzik ve edebiyat türlerini oluşturabilmişlerdir. türklerin en eski halk şairleri olan ozanlar( bugünkü aşıklar) ve onların kopuzla söyledikleri ezgiler her dönemde geniş halk kitleleri tarafından beğeniyle karşılanmıştır. günümüzde de aşıklar mezhebi ve etnik farklılaşmaya rağmen aynı işlevleri sürdürüyorlar
    bugün için köy-kasaba-kent üçgeninde sıkışmış, kimlik arayışında olan aşıklar sosyal, siyasal ve ticari oluşumlara karşı bir direniş içinde olamıyorlar. çoğu köylü olan günümüz aşıklarının büyük bir bölümü kentlerde yaşıyor. bu nedenle üretim tarzlarından, bunları tüketiş biçimlerine kadar hızlı bir değişim geçiriyorlar. yakın geçmişten beri bu durumda olan aşıklardan mahzuni şerif, nesimi çimen, davut sulari, muhlis akarsu, aşık emrah bunlardan yanlızca birkaçıdır. 1960'lı yılların sonlarından itibaren daha geniş kitlelere seslenmek üzere çaba sarfeden aşıklar yoğun bir biçimde plak piyasasına girdiler. söylediği deyişlerle ve yumuşak ses karakterleriyle hemen dikkat çeken bu aşıklardan biri muhlis akarsu'ydu...

    muhlis akarsu, 1948 yılında sivas'ın kangal ilçesi minarekaya köyünde doğdu. küçük yaşlardan itibaren katıldığı muhabbetlerde ve cemlerde alevi-bektaşi kültürünü öğrendi;saz çalıp türkü söylemeye başladı. kısa zamanda sesinin güzelliği ile fark edildi. gençlik yıllarında geldiği istanbul'da mahzuni şerif'in, davut sulari'nin deyişleriyle tanıştı. ilk söylediği deyişlerde gerek saz çalış gerekse okuyuş itibarıyla davut sulari'nin etkisi görülür. davut sulari'nin kendine özgü bol hançere hareketlerini içeren tavrından uzun süre kurtulamayan akarsu, kendi deyişlerinde de bu tavrı-kısa bir süre de olsa- denemiştir. daha sonraları deyişlerinde ve deyiş söyleme tavrında sulari'nin etkisinden kurtulduğu görülür. 1970'lerden itibaren dönemin etkili aşığı mahzuni şerif'in izleri belirir akasu'da...uzunca bir süre mahzuni'nin deyişlerini çalar, okur. bu arada alevi-bektaşi aşık geleneğinden de kopmaz. pir sultan, kul himmet gibi büyük ozanların birçok deyişini geleneksel kalıplardan çıkmadan seslendirir.

    1980'li yıllarda ise akarsu, artık kendi kimliğini bulur. o güne kadar usta malı deyişlerle kendini gösteren akarsu, 80'lerin başından itibaren deyişlerindeki anlatımı güçlü, bağlamasına hakim ve sesini deyiş tavrında kullanabilen bir sanatçı görünümündedir. bu yıllar adeta parladığı yıllardır akarsu'nun... "muhabbet" serisinin her yapıtında yer alır. eserleri çeşitli türlerde şarkı söyleyen sanatçılar tarafından okunur. ancak sanatının en verimli ve olgun döneminde yaşama veda eder( 2 temmuz 1993, sivas madımak oteli yangını) ardında ise milyonlarca seveni ile birlikte 100'den fazla kırkbeşlik plak, 4 uzunçalar, 20 kaset ve yüzlerce deyiş bırakır.
    muhlis akarsu'nun yapıtlarına şöyle bir bakıldığında, tümünün lirik bir ifadeyle yapıldığı ve söylendiği hemen fark edilir. repertuarının büyük bir bölümünde aşk ve sevda deyişlerine yer verdiği görülür. akarsu'nun yar üzerine söylediği, feleğe çattığı, gurbete içerlediği, ayrılığa üzüldüğü yüzlerce deyişi vardır. deyişlerinde toplumsal konulara da kayıtsız kalmaz;ancak bu, sevgi üzerine söylediği deyişler kadar çok öne çıkmaz. birkaç deyişinde cahilliğe, köleliğe, yoksulluğa başkaldırdığı görülür. alevi-bektaşi edebiyatının ve müziğinin deyiş türüyle ünlenen aşığı muhlis akarsu'nun pir sultan abdal ve karacaoğlan etkisindeki tavrını her zaman hissetmek mümkündür.

    kaynak: http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=339
    (spinapubica, 21.07.2002 06:46 ~ 18.12.2003 10:25)
  8. "yine gonlum hos degil" adli eserinin son kisminin sozleri, "akarsuyum yansam da, kul olup savrulsam da..." degildir, o olduruldukten sonra bu sekilde soylenmeye baslanmistir. orijinali, "akarsu gun gorsem de, çok sefalar sursem de..." diye devam eder. "akarsuyum aksan da..." versiyonu da mevcuttur.
    (archaea, 17.12.2003 10:53 ~ 11:01)
  9. sivas olaylari kurbani turk muzısyen.
    (yilannn, 26.05.2004 01:30)
  10. 94-95 yıllarına kadar beşiktaş'ta "ozan cafe" diye bir kafesi vardı. kafenin adının altında küçük puntolarla "muhlis akarsu" yazardı...
    (armonipolisi, 12.09.2004 03:34)
  11. (bkz: faris akarsu)
    (nueation, 12.09.2004 03:51)
  12. bundan 14 sene önce hacı bektaş şenliklerindeyken eşiyle beraber gelmişdi ve ailece güzel 3-4 gün geçirmişdik.şenliklerin çok uzun olması ve benimde küçük olmamdan dolayı uykum gelmişdi,o zamanlar sahip oldugu beyaz broadway'inin anahtarını hiç çekinmeden bana vermişdi ve ben de gidip arka koltugunda uyumusdum (hiç unutmam).o günler kendisini en son gorüşüm olmusdu.her ne kadar ailem görüşmüş olsa da ben denk gelememişdim.gordugum sıralarda 13-14 yasında olmama ragmen daha sonra ölüm haberini duydugumda üzülmüşdüm ve hep aklıma gelir.huzur içinde yatsın bu güzel insan
    (xp80, 31.10.2004 01:33)
  13. bugün trt 1 'de calsın davullar adlı programda bir kez daha anılmıs olan büyük sanatcı.bir kez daha gözlerimin dolmasına sebep olmusdur
    (xp80, 18.11.2004 21:33)
  14. (bkz: ne sevdiğin belli)
    (rf, 01.01.2005 09:56)
  15. çok yüce bir insan olmasına rağmen, zamanında aşık mahzuni şarkılarında mahzuni mahlasını kullanmadığı için ozan'ın hışmına uğramıştır...
    (bkz: zilli)
    (bir kulum iste, 01.01.2005 14:27 ~ 14:33)
  16. ustadin kalan muzik arsiv serisinden cikan asik olan durmaz aglar adli kasedi mutlaka dinlenilesidir.
    (whitespot, 09.05.2005 07:44)
  17. annem ben bebekken ağlamadan uyuyayım diye kulağıma teyp dayar ve muhlis akarsu'nun, murat çobanoğlu'nun, âşık mahzuni şerif'in kasetlerini çalarmış, yeni öğrendim, ne garip... ondan sanırım acı bir türkü duyunca kimi zaman gözlerim yaşarıyor...
    (neruda, 09.05.2005 07:53 ~ 07:58)
  18. madımak'ta ateşe yenilmiş sudur. dumanı hala türkülerin üstünde.
    (fandango, 01.06.2005 09:17)
  19. tüm türkülerinde yaşanmışlığı hissettirir.. o kadar doğal ve içten bir söyleyiş daha duyulmamıştır dünya üzerinde.. asla süs yoktur. sesinde ağlaklık, titreklik yoktur. tüm karartma türkülerinde bile vakurdur sesi. ürperirdim daha küçükken dinlediğim vakitlerde bile.. halbuki ortada koşturan kısa pantolonlu dertsiz veledi oynardım o zamanlar. ama o adeta anlattı olacakları.. büyüyünce nasıl da aşk acısı çekeceğimi, nasıl insanlarla neden kavgalar edip neye mahsuben kalacağımı bu yangın yerinde.. bir emekçi, bir fevzi kurtuluş, bir ruhi su... hep hüzün oldular içimde sesleriyle..
    ozan muhlis çekti gitti karanlıkları aydınaltmak için, buna mahsuben yandı.. biz de buna mahsuben yaşayalım..
    unutmadan, dilsiz kavalımın da isim babasıdır.
    (martenit, 10.02.2006 19:34)
  20. (bkz: artık çekemem)
    (retinue, 20.05.2006 18:30)
  21. deyis ustasi. yakildiginda 45 yasindaydi.
    (genx, 02.07.2006 10:34)
  22. sivas katliaminda oldugunu duyup unuttugum bugun yeniden hatirladigim ustad. ben malim, orasi kesin, ama boyle bir insanin yakilarak oldurulmesinin hatirlanisi bu kadar seyrek mi olmaliydi?
    (senseandsensibility, 03.07.2006 22:00)
  23. bir ozan olarak omuzları üzerinde doğrulduğu diğer halk ozan ve düşünürlerinin ve özgürlüğünü borçlu olduğu o koca adamın hakkını verdiği ve onlarsız kalan anadolu halkı adına isyan ettiği şu şahane dizelerin yazarı olan büyük anadolu ozanıdır.

    karnı büyük, obur dünya.
    keder dolu, acı dünya.
    ne gül koydun, ne de gonca,
    yedin gene doymadın mı ?

    seni okuyup yazanı,
    yunus gibi bir ozanı,
    koskocaman pir sultan' ı
    yedin gene doymadın mı ?

    dünya, dünya, yalan dünya.
    karnı büyük, obur dünya, doymadın mı ?

    hacı bektaş veli' yi,
    imam hasan hüseyin' i,
    o mübarek mevlana' yı,
    yedin gene doymadın mı ?

    dünya, dünya, yalan dünya.
    karnı büyük, obur dünya, doymadın mı ?

    fani kurmuşsun temeli,
    bilmem sana ne demeli,
    koca mustafa kemal' i
    yedin gene doymadın mı ?

    dünya, dünya, yalan dünya.
    karnı büyük, obur dünya, doymadın mı ?

    malesef çirkin lekemiz madımak aymazlığında taptıklarını söyledikleri tanrı'nın adını kullanan ve böylece o adı da kirleten günahkarlar güruhu diğer 37 aydın anadolu insanı ile beraber muhlis akarsu'nun da canına kıymıştır. cem karaca daha sonra yukarıdaki türküyü seslendirirken kendince rahmetli muhlis akarsu'nun affına sığınarak ve ona olan saygısını ve sevgisini kendince ifade etmek isteyerek türkünün başına şu dörtlüğü yerleştirmiş ve öyle okumuştur.

    tatlıdır içilir suyu
    kimseye benzemez huyu
    nice muhlis akarsu'yu
    yedin yine doymadin mi?
    (kadimokul, 03.07.2006 22:12 ~ 29.11.2006 22:47)
  24. (bkz: yakma beni öldürürsün/@evin)
    (bkz: bu günler/@evin)
    (evin, 08.12.2006 02:05)
  25. (bkz: wait for you/@evin)
    (evin, 05.04.2007 12:50)
/ 2 >>


copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment