1989 yapimi costa gavras filmi. basrollerde ilk olarak king kong ile une kavusan jessica lange ve yardimci rollerin ustasi armin mueller stahl var. yonetmen costa gavras olduguna gore, politik bir film olmasi kacinilmaz. basarili kadin avukatimizin, ikinci dunya savasindan sora macaristan'dan abd'ye goc eden babasinin, ikinci dunya savasi sirasinda ulkesinde nazilerle birlikte isledigi suclardan dolayi sinir disi edilmesi durumu ortaya cikinca, babasinin sucsuzluguna iman etmis olarak babasinin savunmasini ustlenmesi ve gelisen olaylar ve surprizler..iyi bir politik sinema ornegi..
müzik kutusu. mariah carey'in yanılmıyorsam üçüncü albümü. en güzel mariah parçalarından bir çoğunu içerir. bugünlerde tekrar görmek istediğimiz mariah carey tarzının bence epitome'sidir (vay vay vay). tam şarkı listesi şu şekildedir.
1. dreamlover 2. hero 3. anytime you need a friend 4. music box 5. now that i know 6. never forget you 7. without you 8. just to hold you once again 9. i've been thinking about you 10. all i've ever wanted
now that i know şarkısındaki clivillies and cole desteği de sözedilmesi gereken bir durumdur.
içeri girip orjinal dvd almaya kalkıştığımda "neden orjinal alıyorsun ki ucuzu var" diyen mekan. ee ben burada karnı aç sinefiliyken adamların dükkan sahibi olması doğal.
patrick watson ve lou rhodes vokallerine sahip, cinematic orchestra'nın 2007 çıkışlı ma fleur albumunun ağır ve hüzünlü şarkısı. patrick watson'un "darling darling darling, shout it out" dedikten sonra lou rhodes'un derinlerden gelen sessiz ve içli haykırışı ile insanın içinden birşeyler koparan nefis şarkı.
my darling, darling girl won't you shout it to the world my darling, darling, darling girl shout it out, my golden girl wrap yourself with all the world
little bit of gold, little bit of pearl (oh, my golden girl) little bit of gold, little bit of pearl (wrap yourself in all the world) little bit of gold, little bit of pearl (shout, my golden girl) little bit of gold, little bit of pearl (wrap yourself around the world)
costa gavras'tan güzel bir politik film. macaristan'dan abd'ye kaçan milliyetçi ve antikomünist babanın 1956 macar ihtilalinin sscb tarafından kanla bastırılmasının ardından abd'ye turneye gelen bir sovyet müzik topluluğunu protesto etmesiyle gelişen olayları anlatır. yine birkaç toplama kampı kurbanı hain ortaya çıkar ve babanın eski bir macar faşisti, oklu haç örgütü üyesi olduğunu iddia eder. bu örgütün yahudi soykırımı faaliyetlerine katıldığını iddia ettikleri babanın sınırdışı edilmesi talebiyle dava açılınca da babayı savunmak avukat kızı jessica lange'e düşer.
jessica lange, komünistlerden zulüm görmüş babanın duygusal bir tepki gösterdiğini, aslında suçsuz olduğunu ispatlamak için geçmişe yolculuğa çıkar. babasının savaş dönemini araştırdıkça reddedişle şüpheler beraberce ilerler jessica'nın zihninde. bir süre sonra babanın suçluluğuna dair tanıklıklarla suçsuzluğuna dair acıklı umudu karşılıklı savaşmaya başlarlar kız çocuğunun içinde. ta ki o en son sahneye kadar. filme adını veren müzik kutusu sırtaşlarının ağırlığından kurtulup açıldığında, içinden fırlayan gerçekler ve küçük bir kız çocuğunun gözyaşları kalır geriye.
bu film bana hep bizimkilerin ermeni sorununda tarih komisyonu önerisini hatırlatır. başbakanımızın şiddetle savunup durduğu komisyon kurulup müzik kutusu açıldığında ortaya çıkacak gerçeklere katlanıp katlanamayacağımızı merak ederim. misal kutu sarı gelin türküsü ile açıldığında, tecavüze uğramış kadınların kendilerini ve çocuklarını uçurumlardan aşağıya atışları ortaya çıktığında, dedelerimiz hakkında gerçekle yüzleştiğimizde biz de jessica lange gibi gözyaşları içinde susup kalacakmıyız ? yoksa kutuyu kapatıp görmemiş gibi mi yapacağız ?
life inside the music box ain't easy. the mallets hit the gears are always turning, and everyone inside the mechanism is yearning to get out. and sing another melody completely. so different from the one they're always singing. i close my eyes and think that i have found me, but then i feel mortality surround me. i want to sing another melody. so different from the one i always sing. but when i do the dishes
i run the water very, very, very hot. and then i fill the sink to the top with bubbles of soap and then i send all the bottle caps i own a float and it's the greatest voyage in the history of plastic and then i slip my hands in and start to make waves and then i dip my tongue in and take a taste it tastes like soap but it doesn't really taste like soap and then i lower in my whole mouth in and take a gulp
and start to feel mortality surround me i close my eyes and think i've found me but life inside the music box ain't easy the mallets hit the gears are always turning and everyone inside the mechanism is yearning, to get out and sing another melody completely is yearning, to get out is yearning, to get out is yearning, to get out
31 ağustos 1993 çıkışlı mariah carey albümü. sanatçının toplamda dördüncü albümü olup stüdyo albümleri arasında üçüncüdür. yaklaşık 30 milyonluk (oha!) satışıyla mariah'nın en çok satan albümüdür.
mariah bu albümde uzun süreli çalışma arkadaşı walter afanasieff ve '90'lar r&b'sinin en önde gelen isimlerinden babyface ile çalışmıştır. albüm genel olarak mariah'nın hacimli sesiyle uçurduğu baladlardan oluşmaktadır (avrupa sürümlerini baz alırsak 11 şarkıdan 8'i baladdır.).
ilk single dreamlover, mariah'nın önceki iki albümündeki** yoğun soul tarzından biraz olsun sıyrılarak r&b'ye ilk adım atışını ve popa kayışını simgeler. zirâ daha sonra fazlasıyla yararlandığı bir kullanım olan sample kullanımını ilk bu şarkıda gerçekleştirmiştir. single billboard'da 1 numaraya çıkarak carey'nin amerika'daki 7. 1 numara single'ı olmuştur.
ikinci single hero, mariah denince ilk akla gelen şarkılardan biridir ve o da billboard'da kısa sürede zirveye oturmuştur.
üçüncü single without you, beklentilerin aksine mariah'nın bu albümden çıkan 3. amerika 1 numarası olamamıştır; ancak ingiltere başta olmak üzere pek çok avrupa ülkesinde ve brezilya gibi uzak coğrafyalarda 1 numaraya yükselmiş, avustrâlya ve kanada gibi önemli pazarlarda da tıpkı abd'deki gibi ilk 3'e girmiştir. 2000'deki westlife düeti against all odds'a dek bu şarkı mariah'nın ingiltere'deki tek 1 numara single'ı olarak kalmıştır. şarkı aslen badfinger grubuna âittir ve 1970 çıkışlıdır.
dördüncü ve son single olan gospel esintili anytime you need a friend diğer 3 single kadar olmasa da yine başarılı bir liste grafiği çizmiş, ingiltere'de 8, abd'de ise 12. sıraya dek yükselmiştir. şarkı, carey'nin abd'de ilk 10'a giremeyen ilk single'ıdır. "c&c club mix"i çok ünlü ve güzel bir remikstir.