mutaassıp *


orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. (mutaassıp) taassup sahibi insan, bağnaz. (bkz: tutucu) (bkz: yobaz)
    (tsan chan, 20.11.2001 21:40 ~ 21:42)
  2. (bkz: muhafazakar)
    (ihlamur, 24.03.2002 23:05)
  3. (bkz: eski kafalı) (bkz: faşist) (bkz: mürteci)
    (mortifera, 24.03.2002 23:08)
  4. birçok küçük kentimizin özellikle üniversiteler kurulduktan sonra yavaş yavaş yitirmekte olduğu özellik.
    (ceylin, 28.03.2002 10:02)
  5. (bkz: mutenasip)
    (nyks, 28.03.2002 10:05)
  6. deniz baykal, istanbul’da kara çarşaflıların partiye katılımıyla ilgili kendisini eleştiren liberal kesime, "mutaassıpsa mutaassıp, sana ne! senin gibi liberal olacağına, vatanını milletini seven onun gibi mutaassıp olsun" karşılığını verdi.

    yani deniz baykal diyor ki " senin gibi özgürlükçü olacağına en azından vatanını seven bağnaz olsun." bunun şaşılacak hiç bir tarafı bulunmuyor, bütün siyasi kariyerini oportunist bir taassup üzerine kurmuş deniz baykal elbette değişimciler yerine statükoculukta ortak olduğu insanları tercih edebilir. bu kendisinin mutassıplığı ile son derece uyumlu hareketin tek bir zayıf noktası var, baykal'ın taassupu ile çarşaflıların taassupu arasındaki kökten gelen fark.

    baykal taassubunın odak notkasında kendisinin belirlediği monist bir çağdaşlık tanımı ile kamu yönetiminin bu tanım ve yaşama biçimi kanun eliyle insanlara dikte etmesi, zorlaması bulunmaktadır. burada devlet belirli bir yaşam biçiminin diğer yaşam biçimlerine oranla daha "iyi" olduğuna karar vermiş bir otoritedir ve devlet bu amaçla donatıldığı için vatandaşın da hakim olabileceği, yaşam biçimi değişen, eğitim oranı farklı insanların hakim olabileceği bir örgütlenme değildir. devlet belirli bir ideoloji çerçevesinde hareket etmesi gereken esas hizmet ettiği mevki bu ideoloji olan halk dışı örgüttür. bu örgütün de önce ve başta halktan daha sonra da alternatif projelerden korunması gerekir. türkiye'deki en büyük alternatif yaşam projesi de "islami" tandanslı olduğu için baykal taassubunun düşman ekseninde islami yaşam tarzı ve onun değillenmesi üzerinden gelen dost eksenind de "çağdaş yaşam" sembolleri bulunmaktadır. dolayısıyla politik hayatının son 6 senesini gittikçe artan düzeyde baskıcı, totaliter, izolasyonist bir dışlama kültürü üstüne kurmuş, bunda da "düşman" belirlediği yaşama biçimlerine sistematik saldırı ekseninde kalmış bir adam için biraz fazla "oportunist" bir hareket değil mi çarşaflıların partiye kaydedilmesi. bu insanlara chp yönetimi tarafından söylenen şey şöyle özetlenebilir "bağnazlar chp'de yer alabilir ancak kamu görevi ifa edemezler, meclise giremezler, cumhurbaşkanı eşi olamazlar, üniversite eğitimi alamazlar". neden? chp bu insanların yaşamın siyasi aktivist yönünde gözükmesinden anlaşılan rahatsız değil veya bunu tek başına din tacirliği olarak görmüyor ancak bu insanların siyasi aktivizmleri sonucu seçilebilir olmasına karşı.

    diğer taraftan özgürlükçüler mevcut statükonun verimli ve etkin bir sosyal düzenleme olmadığını, değişmek zorunda olduğunu söylüyorlar. son çizgide 82 anayasasının belirlediği toplumsal örgütlenme biçimi özgürlükçülere göre etnik gruplara sistematik ayrımcılık yapıyor, baskı kültürü oluşturuyor, devletin çok egemen ve baskın olduğu bir siyasi hayat çiziyor en nihayetinde de hem ekonomik hem ferdi bir hürriyet atmosferi yaratmadığından verimsizliğe düçar oluyor. bu statükonun değişmesi, türkiye'nin demokratikleşmesi hem türkiye'nin kemikleşmiş sorunlarını çözecek hem de "çağdaş" bir devlet olarak 21.yyda var olmasını sağlayacak.

    baykal buna karşı. baykal diyor ki "senin gibi liberal olacağına" yani çağdaş devletler seviyesine çıkma hedefini taşıyacağına "çarşaflı olsun" bağnaz olsun, gerçekte çağdaş yaşamasa da önemi yok, benim anladığım gibi vatanı sevsin, değişime karşı çıksın statükocu olsun.

    üstelik, hani sırf biraz daha sinirlenelim diye, bireyleri yalnızca insan olmakla değerli görmek ve din/cins/dil/zümre ayrımı yapmadan siyasal bir aktör olarak kabul etmek liberal bir tavırdır. yani chp, çarşaflıları dini inançları sebebiyle partisine alırken esasında partiyi "liberalleştiriyor". baykal'ın dediği özetle de şuna tekabül ediyor "sizin gibi liberal olacağına benim gibi liberal olsun. oportunist, ilkeleri gerçekten savunmayan veya gerçekleşmesini istemeyen, sistemle ilgili temel bir eleştiri getirmek yerine sisteme entegre şekli düzeltmeler arzulayan bir "şey""

    ancak burada bir temel dilemma daha var, taassup dilenen baykal taassupsuzlukla ve taassubu yıkmakla övünen mustafa kemal'in partisinin lideri. o da diyor ki "gerçeği söylemek gerekirse diyebiliriz ki, hürriyeti, hürriyet için sevenler, taassupsuzluk kelimesinin ne demek olduğunu anlayanlar, bütün dünyada çok azdır. her yerde, genel olarak geçerli olan, taassuptur. her yerde görülebilen barış manzarasının temeli, taassup ile hür fikrin birbirine karşı kin ve nefreti üstündedir; temelin devrilmemesi, kin ve nefret tabanındaki dengeyi tutan fazla kuvvet sayesindedir.

    bu söylediklerimizden şu sonuç çıkar ki, aramızda, hürriyet engellerinin yok olduğuna, bizim gibi düşünen ve hissedenlerle birlikte yaşadığımız yargısına varmak zordur. o halde, görülen, taassupsuzluk değil, zayıflığın güçsüz bıraktığı taassuptur. şüphesiz, fikirlerin, inanışların başka başka olmasından, şikayet etmemek lazımdır. çünkü, bütün fikirler ve inanışlar, bir noktada birleştiği takdirde, bu hareketsizlik belirtisidir, ölüm işaretidir. böyle bir hal, elbette arzu edilmez. bunun içindir ki, gerçek hürriyetçiler, taassupsuzluğun genel bir nitelik olmasını arzu ederler. fakat, hatta, iyi niyetle bile olsa, taassup hatalarına karşı, dikkatli olmaktan vazgeçemiyorlar. çünkü iyi niyetler, hiçbir zaman, hiçir şeyi tamir edememişlerdir. insanların, ruhun selameti için yakıldıklarını biliyoruz. herhalde bunu yapan engizisyon papazları, iyi niyetlerinden ve iyi iş yaptıklarından bahsederlerdi; belki de, cidden, bu sözlerinde samimi idiler. fakat, bir ahmaklığı, yahut bir hainliği iyi bir kılıfa uydurmak güç değildir; en nihayet bu, bir isim değiştirmek meselesidir. işte, bu nedenledir ki, aldırmamazlığı, kayıtsızlık derecesine kadar götürmemek önemlidir. gerçi, hür olmak herkesin hakkıdır ve bunun için gerçek hürriyetçiler, hürriyetçi olmayanlara karşı da geniş davranılmasını isterler. fakat, bunların hiçbir zaman elleri ayakları bağlı olduğu halde kurbanlık koyun durumuna razı olacakları asla kabul edilmemelidir.
    unutulmamalıdır ki, bazı insanlar geleceği, geçmişin arasından görmekte ısrarlıdırlar. bunlar, ilgimizi kestiğimiz geleneklere karşı mutlaka, bağlılığın iadesini isterler. bu gibi insanlar kendi inandıkları gibi, inanmayan kimseleri istedikleri gibi ezemezlerse, kendilerini cenderedehissederler.herhalde, taassupsuzluğun arzu edildiği gibi genelleşmesi, huy haline gelmesi, fikrî terbiyenin yüksek olmasına bağlıdır."

    bugün baykal'ın kendi politik ihtirasları ve oportunizmi için 8 sene boyunca rejim düşmanı olarak atfettiği insanların taassubunu övecek kadar şaşkınlığa düşmesi, allah söyletti dercesine taassubu hürriyetçiliğe tercih etmesi belki rejim hakkında samimi kaygılar duyanlarda bir etki yaratabilecektir. esas mesele, altı çizilecek kadar net olarak ortaya çıkmış "atatürk simsarlığı"dır. veya şöyle diyebiliriz "belli ki deniz baykal ergenekon'dan çok etkilenmiş"
    (aethewulf, 19.11.2008 14:12 ~ 23:38)
  7. kimse sevmiyor bu lafı. bunu dediğin anda bir an duruyor:
    - ne'alakası vaar?!..
    diyor. açıklamaya girişiyor. herkes bir şekilde mutaasıp olmadığını muhatabına anlatmaya çalışıyor. sanırım en çok da akp (ve muadilleri) bunun için suçlu. mutaassıp insanların bu özelliklerinden hoşnut olmalarını ve onunla barışık bir dünyada güven içinde dimdik durabildiklerini iddia edebilmelerinden yoksun bıraktığı için.
    (tabi, 27.12.2008 07:15 ~ 07:16)
  8. sadece kişinin dindarlığı vurgulanmak istenirse; bağnaz, yobaz anlamında bir kasıt yoksa kullanılmamalıdır.
    onun yerine mütedeyyin ya da dindar denilebilir.

    ayrıca sadece din konusunda kullanılıyor genellikle. halbuki herhangi bir konuda tutuculuk, bağnazlık, yobazlık sergileyenler için çekinmeden kullanılabilecek bir sıfattır.
    (nereye bu gidis, 05.02.2010 11:55 ~ 13:19)
  9. (bkz: american wheeze)
    (samagona, 05.02.2010 12:57)



copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment