daima gülen insan... pek bir tanıma sığmasa da özeldir, en ciddi ve sıkıntılı olaylar karşında takındığı adam sendeci tavrıyla güldürür, çok mutluyken zırıl zırıl ağlar, sık sık aşık olur, her biten aşktan sonra saçlarının boyunu ve rengini değiştirir, rengarenk peruklar takar... gördüğü hemen her şeyi isteyen dumanı üzerinde yazar...**
taxiye binilir hatunlar arkada muhabbet eder ondeki kazma (bkz: ben) sofor e yolu tarif eder taxim pizza hut icin divanin oldu noktadan cikilir tam inmeye yaklasirken
- yahu neden burdan geldik gumussuyundanda gelebilirdik neden burdan getirdin arabayi. - kem kum ben sey ehe agucuk aguu ( turkce meali : eh be guzelim ne diye asagiladin simdi dakka 1 gol 1 )
bir haftadır ne yaptım da kanatsız kaldım diyerek başımın etini yiyen güzel pr...* yengeç burcu fobisi sahibi, birlikte karşı hareket düzenlediğimiz, hayatta her insanın sahip olması gereken güzel insan***
bana dunyanin kucuk oldugunu bir kez daha gosteren guleryuzlu sozluk insani. muhabbete baslayana kadar fazla konusmayan biri gibi gozukse de pek "hos sohbet muhabbet" bir insanmis kendisi**
çok iyi bir parti lideridir, insanları süpriz partilerle kandırır sonra da kendi süslenirken size mutfakta yemek yaptırır*, nefis kremalı domates çorbası yapar*, arkadaşlığına doyum olmaz ama arada bir sabahın köründe iğne olmanız yolunda telkinlerde bulunur hatta zorla acile götürmeye çalışır... titiz ve dikkatlidir, iyi bir koleksiyoncudur; yıllar önceki fotoğraflarınızı ya da radyo kayıtlarınızı öyle bir anda çıkarır ki ortaya ağlamaya başlarsınız... en sıkıntılı anlarınızda muhteşem taklit yeteneği ve muzurluğuyla kahkahalar attırır insana, sonra da döner ve neden bu kadar gülüyosun anlamadım diye sorar.. hayatın olmazsa olmazlarından biridir kısacası...*
ah cay sen nelere kadirsin zirvesinin pek degerli annesi. resimlerde cıkmayacagım diye maşrapa hanim isimli ördegiyle doğumhaneye* teşrif etmiş, bebelerin* sütü*, bezi eksik olmasın diye koşturup durmuş yorulmuş ama hepimizden bir hayır duası almıştır.
"gönül ne çay ister ne çayhane gönül sohbet ister çay bahane" sözündeki deruni manayı, ehli kulub bir gönül dostu* ile sohbetime vesile olarak tekrar idrak etmemi sağlayan ve o güzel akşam için teşekkürü borç bildiğim zat.
aynı işi yapıyormuşuz bu hanım kızımızla, konuşacak yüzlerce şeyimiz varmış...kendisi türkiye şartlarında harcanması muhtemel bir akademik kariyer sahibidir...ama onun gibi sosyal ve bilgili insanların varlığı ile de reklam ve tanıtım sektörü ayakta kalacaktır...eminim
şu an itibariyle kos adasından arayarak yunan sınırlarında olduğunu bildiren, yalnız dönme sakın diye tembih ettiğim, yokluğunda ciddi şekilde özlenen, çikolata düşkünü çıtır...
kuzenlerini ve komşu gençleri ayartıp kışkırtarakakyarlar dan kosa yatla geçirten, kos topraklarına basınca abd'den dönüşte bush'a dostluk ve barış için feda ettiği yunan sevgilisi spiro'yu hatırlayıp kardeş ve sevgili yunan topraklarına14 şubat günü ayak basar basmaz aşk acısı çeken, daha sonra da hadi size kolay gelsin deyip kos adası asayiş şube müdürlüğünden sığınma hakkı isteyen**, spiro aşkından akıttığı gözyaşarından dolup taşan ege denizini dolduruşa getirip azdıran ve sonra fırtına dolayısyla adada 7 arkadaş mahsur kalan bu sabah yakını itibari ile türk topraklarına ayak ve kol basan macerakolik çılgın bediş...*
tatlı, hatta tadından yenmeyen anaokulu öğrencisi; cin fikirli, fena bişii; bi de güzel ve masum ki hemen ilgileniyosunuz... canı filan sıkılıyor bu çocuğun, suratında muzip bir gülümseme varsa bilin ki birine bir güzellik düşünüyor... her zaman gülümsüyor ayçiçeği gibi aydınlık yüzü de, tüm bebekler gibi utanıyor da ayrıca, hele de hayallerinin yakışıklısını görünce!!!!
"bir insan fotograflarindan ne kadar farkli olabilir" sorusunun hayatimda gordugum en "bu kadar" cevabi.ilk defa once fotografini gordugum bir insani taniyamadim karsilasinca,sastim kaldim.