neset ertas'in bir tane daha turkusu. insanin bildigini farketmeden bildigi bir turku sanirim, oyle de tanidik (paralellik kur: mihriban). [goynum dedigi de gonlum haliyle] (bkz: neredeyim ben)
su garip halimden bilen isveli nazli, goynum hep seni ariyor neredesin sen? tatli dillim guler yuzlum ey ceylan gozlum, goynum hep seni ariyor neredesin sen?
ben aglarsam aglayip gulersem gulen, butun dertlerim anlayip goynumu bilen, sanki kalbimi bilerek yuzume gulen, goynum hep seni ariyor neredesin sen?
sinemde gizli yarami kimse bilmiyor, hiç bir tabib yarama merhem olmuyor, boynu bükük bir garibim yuzum gulmuyor, goynum hep seni ariyor neredesin sen?
tipik etken sevgili sorusudur da.sevdücekle buluşulacakken trafiğe sıkışılır,geç kalınır.akabinde yapışır bu soru.cevabı hayal gücüyle süslenebilse de sevdicek insanını kaybetmeye kadar da varabilir.
kıskanç manitanın her telefon açışta "alo" yerine kullandığı cümle. en fazla 2 ay çekilebilen telefon açış sözüdür. cevaben "sikerim seni de aşkının ızdırabını da" denir ve ilişki biter.
sabırlı bir şekilde cevap verilse dahi ardından gelen "kimler var orada/yanında?" sorusu da bonustur.
tatli dillim filminde calan sarkidir.. filmde, seslendiren selda bagcan'dir.. tarik akan ve filiz akin bu sarki calarken tarlalarda nese icindedirler.. ama sarkinin sozleri olacaklarin habercisi gibidir..
cep telefonlarinin cikip mertligin bozulmasina bir adim kaldiginin isaretidir. nice yuvalar bu soru yuzunden dagilmistir. dikkati soruya cekmek istiyorum, evet bu soruya verilen cevap nedeniyle de (bkz: pavyondayim) (bkz: 3 tane ispanyol kizla yataktayim) yuva yikilabilir ama soru basli basina bir iliski bitirme sebebidir. insan telefonda once bir (bkz: naber) bir (bkz: merhaba) duymak ister. ilk soru bu olunca patlican moruna donmek isten bile degildir. cesitli versiyonlari icin (bkz: beni seviyor musun) (bkz: napiyosun)
içinde "gönlüm" yerine geçen "göynüm" sözcüğü kırşehir'de kullanılan halidir. ancak bunun yanında bir de "göyünmek" fiili kullanılır yörede, alakası olabilir.
seni istanbul, seni el kızı soyka gecelerin zöhre yıldızı bir ümit dunyasına kul ettin bizi yanası yanası o da yanası, o da yanası soldura yüzünü bahtı solası sonunda diyesi neredesin yar
babam eve geldiğinde merdivenlerden çıkarken söylerdi bu türküyü annem için.aynı türkü annemin yoğun bakıma alındığı gün doktoru bize sepsise bağlı septik şokun ne demek olduğunu anlatırken takıldı dilime"tatlı dillim ,güler yüzlüm, ey ceylan gözlüm,gönlüm hep seni arıyor,neredesin sen"
benim durumumda mesela az alkollü ve de hafiften sağını solunu karıştıracak kadar çakırkeyif, hadi dosdoğru söyleyelim sarhoş iken (var mı artıran?), üstüne üstlük peşisıra cem karaca'dan sevda kuşun kanadında çalar iken, al işte buraya yazıyorum, normalde ne kadar sert gavur müziği dinlersek dinleyelim, notaları, melodisi, sözleri öyle bir kanımıza girer ki bu ve benzeri şarkıları duyunca olduğumuz yerde kalakalırız. inkarın, isyanın anlamı yoktur. seviyoruzdur be işte bu şarkıyı, bu şarkıları.