bir null pointer'in gosterdigi yer (0 veya 00000000 olmak zorunda degildir efenim) okunmaya (nadiren yazilmaya veya calistirilmaya da olabilir) calisildiginda cikan exception turu.
universite'ye * basladigim '98 yilindan beri tanidigim, tanidigimdan memnun oldugum, java menseili bir nicki olmasina ragmen dhtmlmentat'i olarak gorev alan dost kisi. en sonunda * yazar da oldu, muvaffakiyetini gorduk, hos gelmis.
davutpaşa kayak kompleksinin nadir neşeli bireylerinden hoş sohbet bir metroseksüeldir bu. arabada arkakoltukta emniyet kemeri takma alışkanlığı kazanmanın en kesin ve "uygulamalı" yolu sayın nal poyntır eksepşın'ın arabasına binmektir onu da belirteyim. (bak abi o kadar ısrar ettin porşen olduğunu bu yazıda belirteyim diye, al işte; 1 dediğini 2 etmiyorum*.)
o yemege oturunca, dünya borsasi bugday fiyatlarinda hareketli bi dalgalanma olusur, brokerlar kafalarinda tugla kirar. adami ikinci görüsünüzde gözlerinizi ovusturursunuz ve tekrar bakarsiniz, tekrar ovusturursunuz, tekrar bakarsiniz... karsinizda 2 parçadan olusan bir kardanadam silüeti durmaktadir. sanki hollywood'da 6 ay sonra bir filmde sisman adam rolünde oynayacakmis gibi, aniden kilo alabilmesiyle meshurdur. kardanadamla tek benzerligi vücut hatlari degildir, onun gibi ne bulursa onu giyer. kotun altina kösele ayakkabi giyer mesela, dis görünüse önem vermez ogullarina gelin bakan valideler gibi. siz birisiyle tatli tatli muhabbet ederken, bodoslamadan gelir ve absürd bir soruyla ("bu kolayi neden içmiyoruz abi?" gibi...) sohbetinize anal tecavüz eder fütursuzca. bu nedenle, lakabi "msn"dir; muhabbeti siken n... erekte zamanlarinda isi gücü birakarak ajansimiza iner ve müsteri temsilcisi çitirlara önceden üzerinde çalisilmis bir "selam…" çeker içinde firtinalar koparak. ama yine de* kizlar onu binamizin en yakisiklisi kabul ederler camekanin arkasindaki yesil gözlerine ve rüzgarla uçusan pileli saçlarina kanarak. millet parmaklarini baska deliklere sokarken, o, bowling topu üzerinde dominant bir etki yaratir elindeki uzantilarla. hatta 200 kisi arasindan dereceye girerek labut kazanmistir. iyidir hostur, severim kendisini... *
tek kapili küçük siyah arabasinda dik oturabilmem için sunroof’u açmam gerekiyor kizlar, bilmiyorum yani…(porsche görünümlü megane coupe izlenimini bundan iyi veremezdim)
gerçek hayatın teorik olarak en uygun simultane edilebildiği tekniğin* kullanıldığı java platformunda alınana bir hatadır. bir değişken olarak tanımlanmış pointerın,memmoryde refere etmediği/edemediği bir alana ulaşılmak* istendiğinde alınan istisna tipidir. exception ların en asilidir. pek çok açıdan içinde yaşadığımız hayata benzerlik gösterir.gençliğin,tecrübesizliğin verdiği heyecanla tanımlanmış bir obje, refere ettiği alan doldurulmadan kullanılmak istendinde sayfa sayfa hata mesajı verir.hayal kırıklığının en büyüğüdür null pointer exception. coder sistemi teorik olarak doğru tasarlamış, herşeyi yerli yerine oturtmuş olduğunu düşünür.sisteminin doğru işlemesi için gerekli olan değeri çağırmak istediğinde sayfalarca hata mesajı ile karşılaşır.o ana kadar tanımlamış olduğunu düşündüğü alanın,kusursuz tasarladığını zannetiği sistemin yerle bir olduğunu farkeder.öylesine pis bir mesajdır ki bu,yerini tespit etmek için bütün code baştan aşağıya gözden geçirilmeli,zaman ve emek harcanmalıdır. coder zamanla tecrübe kazanır,tasarladığı sistemdeki* bütün exceptionları handle etmeye,açık bırakmamaya çalışır.hayatı kusursuz işleyen bir sistemden,otomasyon haline gelmiş rutinleri takip eden bir makineden faksız durumdadır.her şey düzgün gitmektedir,karşılaştığında adrenalini beynine pompalayan istisnalardan,heyecandan mahrum bir halde yaşamaya devam eder.coder da makineden farksız,tekdüze bir insandır artık.
nullpointer exception aliyorsan, birak coder olmayi adam degilsin. bu hayatı yukardan yaşamaya benzer. al gulum ver gulum. oh ne ala. varmi ulan oyle code yazmak. adamsan, nullpointer almadan dizi dizi code yaziyorsan iste o zaman varsin. adam degil belki java junior programcisin. hele nullpointerdan duvarlara toslayipta ah-u vah ediyorsan vay haline. once otur bir kosede ben kimim nerden gelir nereye giderim diye dusun. sonra java de, allah de imana gel. hade bakalim.
şeker gibi... komik insan; böyle karşılıklı yarılıyoruz yazışırken, yaran diyaloglar bir yana beni adsl almaya ikna eden bilgisayar dahisi...
-mj-hıı şimdi bu modemi nasıl takıcam ben mi takıcam sen mi takıcan kendisi takılmaz di mi yeri belli mi bunun, hani ben yapabilir miyim? -npe-senin takman icin senin bilgisayar bilginin ne oldugu onemli -mj-cdrom u ben takmıştım, ha bi de ram takmışlığım var, başka bişisinden anlamam ama... -npe-wayyyyy, aplama bak be! hardware guru! -mj-puahhahahahahah ay hiç güleceğim yoktu!
yanında kendimi pilavdan manowar fanı hissetmeme sebep olan manowar delisi.manowardan önce hiç bir konsere gitmemeye yeminli olduğunu duyduğumda beni düşündüren bu abimiz aynı zamanda espritüelliği ve cana yakınlığı ile saygı-sevgi kazanmıştır benden.
java'yla ilgili her seye hayatını vermiş kişi. sadece sunjava mı, sırf isminden dolayı javascript'e bile sadece hayatını değil, her şeyini vermiştir. asp'cidir de.*
java'da statik değişkenlerle karşılaştırılırken almamak için her ne kadar ters gelse de şu tarz if yazmak bu exception'dan kurtarmaya yardımcı olur naçizane programları:
if (hasan != null && hasan.equals("osman")) { }
yerine
if ("osman".equals(hasan)) { }
oldu aynı şey. baştaki if'i yazanı microsoft'a almazlar dedi donald knuth.
en bi şahane ev arkadaşı olma ünvanını sonuna kadar hakeden, sevgili tosun paşa... büyük çabalarla kedi alerjisini bile yenmekle kalmayıp, 3. ev arkadaşımız ile zaman geçirmekten bile geri kalmamıştır...