türkiye'de felsefe yapan ender insanlardan... yakın, uzak, ile gibi muhteşem kitapları vardır.. hararetle tavsiye edilir.. bir de wittengstein'ı türkce'ye çevirmiş tek kişi... ayrıca türkiye'de nietzche üzerine de ondan cok konuşabilecek birisi yok.
hayatımdaki en önemli insanlardan biri olmasından kelli okulumda verdiği dersleri yarım dönem kaçırdığıma kahrolduğum, şimdi de yerini kaybetmemesi açısından inatla derslerine girmediğim, böyle biri nasıl olabilir dedirten mükemmel insan.
(bkz: haiku) tarzı siiri ondan ögrenmistim sonra sonra cok sevdim ve canım sıkkın oldugunda hep bu yolla rahatladım duygularımı 17 heceyle anlatarak kagitlarda... türkiyenin görebilecegi en esasli filozofu bir cok kitabi var. yakin, uzak, de ki işte, hani, ile, tümceler, yürüme bunlardan bagzilari. icimizde kendi yolculunu yaban asil bene ulasan ve ona görmekten korktugu seyleri gosteren, unutmaya calistigi acilari hatirlatan bir yani var bence. fırtınalar cıkarıp bir anda dindiren bir dokunusu var.
... "gündüz yarasaları" adlı yedi bölümlük öte şiirinin üstüne hiçbir şey yazmasa da olurmuş diye düşündürten, zaman zaman karşı sanat adlı mekanda felsefe seminerlerine konuşmacı olarak da katılan büyük şahsiyet
felsefe bilgisine ve şiirlerine diyecek hiçbir sözüm yok ancak, okuldaki wittgenstein derslerinde, filozofun tractatus adlı eserinin çevirisini oldukça kötü yapmış olduğunu, kendisinden çok daha fazla wittgenstein bilgisine sahip olduğuna inandığım sevgili cengiz hocam vasıtasıyla fark ettiğimiz ve sınıfça kendisini 'kınadığımız' (zira; anlaşılması zaten oldukça güç olan bu filozofu, şiirlerindeki gibi değişik kavram ve söz öbekleriyle bizlerle buluşturma yolunu tercih etmişti kendisi...) felsefeci, şair, yazar, program yapımcısı... elbette eklemeliyim ki; değerli biridir kendileri.
hani , de ki iste , yurume , tumceler , yer/yon , uzak esintiler ve en son cengelkoy notlari isimli kitaplarin yazari, turk oldugundan kusku uyandiracak kadar iyi filozof. ozellikle hani , yasami , ile isimli kitabi ise iliskileri irdelemek icin birebir. basucunda durup her an tekrar okunabilecek yazarlardandir.
gectigimiz yil bogazici universitesi'nde nietzsche uzerine bir soylesisine dinleyici olarak katilma sansi buldugum yazar, felsefeci. gordugum en "okumus, dusunmus, anlamis", etkileyici insanlardan biri.
mimar sinan üniversitesi devlet konservatuarı'nın geçen sene "kişi" adlı bitirme oyununda metinlerini kullandığı kişi... oyunu mustafa avkıran yönetmişti.
yasamin, birseyleri yitirmenin sureci olacak - sonradan da, bu yitirdiklerini aslinda yitirmemis oldugunu ogrenmenin sureci...
yasadiklarin, yitmeyecekler - yasayacaklar. birseyleri yasamissan, gercekten yasamissan, onlari yitiremezsin artik-istesen bile istemesen bile, yasar artik onlar.. yasadiklarinsin... yasamin, butun yasadiklarini yitirip, yeniden kazanmanin sureci olacak - hep yeniden yitirip, hep yeniden kazanmanin sureci....
bu kadar net bir biçimde anlattığı ve gösterdiği için okurken en çok küfür ettiğim kişi. dönüp dönüp okuduğum, derslerine katılıp daha da etkilendiğim, üzerimdeki yafta, insan. onun yüzünden hep kontrol ediyorum çengelköy çakarı çakıyor mu diye. ve başka şeyler arıyorum yaşamımda onun sayesinde. "durumumuzda hep başkaları durur."
1973'den itibaren akademisyen ve ögretim görevlisi olarak çalısmıs (hacettepe, tübingen, victoria-wellington üniversitelerinde), 1983'te üniversiteyi terkederek istanbul'a yerlesmis, çesitli yayın kuruluslarında yazı ve çeviri isleriyle ugrasmıstır. hume'dan, nietzche'den, wittgenstein'dan, rike'dan, celan'dan çevirileri vardır. kendini ortaögreniminden sonra felseseci olarak yetistirmeye baslamıs.
gündüz yarasalarından;
geceyi düsleriz gündüzken, geceyken de gündüzü, yitirebileceklerimiz yitiktir onlardan uzaktayken ama özleriz, döneriz yeniden yitirmeden yitirebileceklerimizi yitiremediklerimize.