tdk'ya göre 4 ayrı anlamı olan kelime.görelim: 1) çok yaşlı ve güçsüz (kimse), 2) harap, bozuk, virane, (bu mecaz anlamda imiş) 3) gereksiz yere titzlik gösteren, 4) kuşkucu.
("pimpirikli" bir sıfat olduğuna göre pimpirik olsa olsa isimdir diye düşünmekteydim ki, an itibariyle şaşkınlıklara gark olmuş durumdayım. yani pimpirik = kuruntu demek olsun ki pimpirikli de kuruntulu demek olur böylece gibi. neyse onu geç, onu demeye gelmedim buraya ben!)
şimdi öncelikle, bu yaşıma kadar başıma çok ciddi bir şey gelmemiş olmasını tırsaklığıma borçluyum. bunu bir belirteyim. mesela bir kere cengaverliğim tuttu, onda da hop belimi kırdım. yaramıyo bana yani. cesur atılgan falan olabilmek için gerekli statlara sahip değilim, bir işe girişsem ölüyorum sonucunda.
bu açıdan, pimpirikli biri olmanın, dolayısıyla pimpirik kavramının kendisinin gayet iyi süper şeyler olduğuna inanıyordum. bunun etkisiyle mesela dün gece balkondayken gaz kokusu alınca hemen bir tribe girdim, bir pimpiriklendim, hop aradım 187'yi. dedim böyle böyle, nedir bu? amcam da beni dinlememeyi, onun yerine direkt ekip göndermeyi seçti. haliyle gecenin çükünde ekip gelmiş bulundu eve yani. adam geldi, bir sürü ölçtü biçti bir şeyler yaptı, sonra "alt kat banyoya falan girmiştir hamfendi, yok bişiy hımfs!!" diyip gitti.
abi çok utandım. yani "alt katta çocuk da var, yani şimdi bişiy olsa, yani ben sorumluluk, sonuçta kötü bişiy de olabilirdi" falan dediysem de kendim bile yemedim bu saçmalıkları. resmen gereksizlik abidesiymişim dedim. tüh dedim. bırak bu evropai "ben dayanıksız ve beceriksiz bir birey'im, iyisi mi kurum'u çağırayım da işi halletsinler, neme lazım" triplerini dedim.
netcesinde ikna oldum ki:
pimpirik, yapılmaması gereken bişeydir. kırk yılın başı başınıza cidden bir şeyler gelirse de artık kısfmet, yapacak bir şey yok. her seferinde hınfs hınfs diyen amcalarla muhatap olmakla karşılaştırılamaz bile yani.