miranda diye kiziyla milandan kacmistir prospero, aslinda oranin duku kendisirdir, fakat erkek kardesine fazla guvenip ona bol bol yetki verince, bir bakar ki erkek kardesinin kiskirtmalari sayesinde bir cok kisi ona sirtini donmus ve sehirden atilmis. kiziyla bir adaya gider ve orda yasamaya baslar. adanin yerlisi olan calibanin annesi syphus (galiba bu adi, tam hatirlamiyorum) dan adayi alir onu oldurerek, caliban i da kolesi yapar, ona kendi dilini ogretir. 12 sene bu adada 3 baslarina yasarlarken bir bakar ki prospero bir tekne vardir, icinde kardesi, kardesinin oglu ve baska dostlar. sihiriyle bir firtina yaratir, geminin icindeki insanlari adasina dusurur. bir isler cevirir, kiziyla bir cocugu asik eder onlara seremoni yapar. en sonunda adadan ayrilirlar hep beraber.
bircok profesore elestirmene gore prospero shakespeare in kendisidir. bunu destekleeyen en onemli bolum ise oyunun sonundaki prosperonun konusmasidir. sanki shakespeare oyuncularina ve seyircisine bir veda konusmasi yapmaktadir, o alemden el ayak cekerken. prosperonun sihirli gucleri elinden gitmistir kitabin sonunda, ve shakespeare in de yazi gucu kendi rizasiyla bitmistir cunku londra tiyatrosu bir cok entrikayla dolmustur o zamanlarda. -the tempest/firtina onun son eseridir-
prosperoyla kızı miranda milandan kaçmazlar, prosperonun kardeşi antonio onları bir kayığa bindirir ve denize bırakır, ama iyi kalpli bir devlet adamı olan gonzalo kayığın içine yiyecek filan koymak suretiyle bu iki insanın yaşamasını sağlar.bir de caliban ın annesinin ismi sycoraxtır.caliban ismi de cannibalın (ingilizce de yamyam) anagramıdır
oyunda karsimiza yeri geldiginde bir bana, bir buyucu, bir soylu, bir efendi veya bir bilgin gibi cikar. sanatini gosterme meraklisi, hafif ukala ama deger kiymet bilen, hosgorulu yufka yurekli bir kraldir, aslinda bu kral shakespearenin kendisidir, veda konusmasinda beni alkislar arasinda ugurlayin ey sevgili halkim der, arieli ozgur birakir ki ariesl onun ilham perisi yazma yetenegidir. prospero adasini onceki sahibi calibana birakir ki bu olay bize calibanin diger tiyatro yazarlarini temsil ettigini gosterir, adada bir donem hukumdarligini yaptigi tiyatrodur. prospero olaganustu gucune teslim olmayan ve insani vasiflarinida o derece guclu kullanarak dengeyi saglamayi her zaman basaran ancak bu sanatini biraz fazla gosterme cabasinda olan bir karakterdir.
ne zaman telefon etse "baba $u divx sende var mi" ya da "$u divx'i aldim bendekinde problem var sende var mi varsa duzgun mu" sorularini soran ki$i. divx diye bahsedilen genelde bir lord of the rings filmi oluyor yanliz. filmle i$i olmasa aramaz ugramaz.
elindeki flutle harikalar yaratabilen; yatakhanedeki* performansı ile gönüllerde taht kurmuş; şans eseri sozlukte olduğunu öğrendiğim; iyilerin dostu; kotulerin duşmanı; bir abi olarak hafızamdan asla silinmeyecek eşsiz insan....
hoşsohbet insan. istanbul üniversitesini bir dönerle sevdirebilirmiş bi' insana..önce döneri deneyeceğimdir efenim..yorumlarım gelecek. ayrıca kendisiyle bölüm takası yapmak istiyorum, burdan sesleniyorum.
kubrick sever, leonard cohen in libertangoya yansıması, güzel sesli adam. intikamcı büyücü olmaktan çok uzak bir büyücü. dillerin arasında yolculuklara çıkıyor, kelimelerle oynuyor. bu çağa özgü olmayan bir kişiliği var. kelimelerden kendine maske yaratmıyor, içlerine sığınmıyor, onlarla zar atıyor. herkesin zarların hileli olduğunu bildiği bu çağda, o hile ne bilmiyor. keskin bir zeka için zor bir yolu seçip, oyunlarla yaşayanlardan kaçıyor..oysa en iyi o oynar biliyorum ama oynamıyor. ah! ve bir sır; bir yaz gecesi ruyasiı'ndaki periler kralicesi titania, kendisinin evinde rita adıyla çok mutlu bir yaşam suruyor. kabus gordugum zamanlar ritaya özenmiyor degilim. ve.. (bkz: delikanli universite hocalari)