sözlerin cümle gruplarıyla, müziğin cümle gruplarının uyuşmaması: "korkma sönmez bu şafak larda yüzen alsancak sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak o be! :-) (burası doruk noktası!) nim milletimin. yıldızıdır parlayacak o benim..." şeklinde.
şarkıyı söylerken düzeltilebilen bir hata. örneğin yeni türkü'nün olmasa mektubun adlı şarkısı, ilk kaydında prozodi hatası içerir: "harcanmış zamanlaaar, yeniiiiiden yaaaşanmaaaz ki..." (yeniden'e dikkat!) ama yıllar sonra derya köroğlu olayı çözmüş ve şu şekilde söylemeye başlamıştır (artık yazıyla ne kadar anlatılırsa...): "harcanmış zamanlaar, yeniden yaşanmaz ki..."
cem karaca'nın özellikle 70'li yılların ikinci yarısında bestelediği ahmed arif ve nazım hikmet şiirlerinde hatalı olmaması için ciddi bir özveriyle çalıştığı mesele.
neymiş efendim "karlı kayın ormanında yürüyorum geceleyin" prozodi yönünden hatalıymış, şuymuş buymuş. pek çok kimse bunu öne sürüyor.
o halde the beatles'ın bir çok şarkısı prozodi açısından bir boka benzemiyor. all you need is love'da "easy" sözcüğü beş notaya dağılmış, strawberry fields'da "low" sözcüğü 3 nota, a hard day's night'ta "alright" "oholrayt" şeklinde üç notayla söyleniyor, love me do'da "please" dört nota, hey jude'da "better" dört nota, not a second time'da "why", what you're doing'de "me" tamı tamına 7 nota! her beatles şarkısında bunu bulabiliriz. kanımca bu şekilde hecelerin uzamasına prozodi demek (daha önce armonipolisi'nin de belirttiği üzre) gaflettir, dalalettir efendim. derseniz ki istiklâl marşı prozodi yönünden sakattır, haklısınız derim, eyvallah derim; ama kalkıp da "karlı kayın ormanı" prozodi sorunludur derseniz yerim sizi, yalarım yutarım. yiyorsa karlı kayın ormanı kadar güzel bir beste yapın bakalım!
edit: entarideki timur selçuk göndermesi havada kalmış, şöyle ki: bu entrinin girildiği tarihte bir yerlerde timur selçuk'un zülfü livaneli şarkılarını bu sebeple sansürlediği, trt'de yayımlatmadığı gibi bir bilgi veriliyordu. söz konusu saygı duruşu bundan kellidir...
(the beatles, 24.03.2004 09:45 ~ 18.07.2005 11:45)
bununla ilgili en sik yapilan hata olcunun olmadik bir yerinde sozun bolunmesi ve acik hecenin uzatilmasidir, ornek olmasi acisindan unlu prozedelerimizden hande yener'in herhangi bir albumu alinip dinlenebilir.
dilbilimin, ses bilimi* adını verdiğimiz alt dalının, insan konuşması ve diller hakkındaki ritim, sesin şiddeti, tizliği ve temposunu içeren nitelemeleri ifade etmek, tek başlık altında toplamak için kullandığı terim, ingllizcesi prosody şeklinde yazılıyör. her dilin değişik bir müzikalitesi, tonlaması ve temposunun olması bizim kişinin ingilizcesinden hangi millete ait olduğunu bulabilmemizi mümkün kılmaktadır çünkü belli bir düzeye kadar insanlar telaffuzları doğru yapsalar da yabancı dilleri kendi dillerinin prozodisi ile konuşmaktadırlar. prozodinin dilden dile keyfi şekilde değişen tonlama ve tempo farklılığı dışında, başlangıçta sadece sözdizimi ile sağlandığı düşünülen çeşitli gramatik fonksiyonları olduğunu iddia eden araştırmalar mevcuttur.
türkiyede buna çok önem veren ve çok güzel uygulayan muammer sun gelir ilk aklıma.konuşma sırasında telafuzdaki vurguların notaya yansıması gerekir.mesela bir şarkıda geliyorum diyoruz.bu kelimenin notaları şu frekans grafiğine uymalıdır.sol-la-sol-fa(ge-li-yo-rum) bu aralık genişletilebilir.
eskiden bir şarkının trt'de * yayınlanabilmesi için öngörülen denetim kurallarından biri.yerli müzik kanalları ve pop müzikteki patlama * nedeniyle uygulanmamaktadır bu kural.
dil bilimde prozodi, tonlamayi ve ritmi kasteder. konusmadaki ses yogunlugunu anlatir. text to speech uygulamalarda kelime prozodik birimlere ayrilir ve sentezlenir.
fakat cumle icerisinde kelimelerin birbiriyle ile olan korelasyonu ve noktalama isaretleri prozodiyi etkiler. text to speech yazan programci da kafayi yer.
prozodi, genel anlamda söz ve müziğin uyumudur. 18. yüzyılda, ilk olarak fransa'da doğmuş, oradan italya'ya sıçramıştır. amacı dilin yozlaşmasını engellemektir. çünkü dil, müzik yoluyla daha hızlı yayılmaya başlamıştır.
bir şiir bestelenirken, doğru bir müzikle ifade edilebilmesi için düzgün bir prozodiye ihtiyaç vardır. prozodide aşağıdaki üç madde önemlidir:
1) hecelerin uzunluğu, kısalığı 2) kelimelerin vurgu yerleri 3) cümlelerin vurgu ve durgu yerleri
not: cümlenin ya da cümlenin durduğu yerdeki kelimenin son hecesi kısaysa bile uzun notayla bestelenebilir.
2) kelimelerin vurgu yerleri
ortaokul-lise yıllarından öğrendiğimiz kadarıyla bile çoğumuzun bildiği gibi, kelimelerin bir hecesinde vurgu vardır. örneğin "ankara" kelimesinde bu vurgu "an" hecesinde, "antalya" derken "tal" hecesindedir. konuşurken vurguladığımız heceyi daha tiz seslendirdiğimiz için, vurgulu olan hecenin daha tiz bir notaya denk gelmesi prozodik açıdan daha doğrudur. örneğin "levent" isminde birine seslenirken vurgu ikinci hecede, semt olan "levent"ten bahsediyorsak vurgu ilk hecededir. bu ikisi arasındaki söyleniş farkı besteye de yansımalıdır.
3) cümlelerin vurgu ve durgu yerleri
işte bu da istiklal marşı'ndaki büyük prozodik hatanın (bkz: #511720) açıklaması... nasıl ki şiirin cümleleri varsa müziğin de cümleleri var. bu ikisi, hem cümlenin vurgusu açısından, hem de cümlelerin virgülle ya da noktayla ayrılışı açısından uyum göstermek zorunda... cümlenin vurgusu ise aynı kelimedeki gibi: "elimi yaktı" derken en tiz bölüm (vurgu) "mi" hecesinde; "eli mi yaktı?" derken "li" hecesindedir. bu da aynı şekilde besteye yansımalıdır.
bir bestecinin bütün bu kurallara uyarak beste yapması elbette zordur. mesele; bunları çalışıp, içselleştirip, düşünmeden, doğal olarak düzgün prozodiyle beste yapar hale gelmektir.
öte yandan prozodi kuralları esnektir. konuyu çok ciddiye alırsak türk müziği'nin çok büyük bir bölümünü çöpe atmamız gerekebilir. o eserlerin yazıldığı yıllarda prozodi konusunun revaçta olmadığını da göz önünde bulundurmak gerek.
son olarak da şunu ekleyeyim; hüseyin sadeddin arel diyor ki; "dünyanın en güzel bestesini yaptıysanız, prozodiyi boşverin".