ya muhtesem en az 1-2 saat ayırıp okuyoruz. yazılanlar tam anlamıyla goruslerimizi yansıtıyor anlıorum ama bu dergi veya pazar eki her neyse doğan grubuna baglı değil mi sistemin bi parcası degil mi diye düsünmeden duramadıgım ama hala okumaya devam ettıgım. arada kalmıslık hissimi tavanlara vurduran bozuk cümleler kurduran bir dergi.
"2002-1888=124" adli islem hatasini yapmakla kalmayip, from hell ile ilgili tum basliklarda ve icerikte kullanmaktan cekinmeyen, bu nazar boncugunu herhalde unutmayacak olan guzel pazar eki.
radikal ikinin yazarları radikalin kadrolu yazarları degil dışarıdan yazı gönderiyorlar yani gazetenin resmi politikasına uymak gibi bir mecburiyetleri yok. buraya kadar her şey çok nadide şahane. üstelik lale müldür gibi adalet agaoglu gibi diğer gazatelerde pek rastlayamayacagımız ,isimleri okuma imkanımız var. bu da şahane. ama son zamanlarda bu ekteki siyaset ve dış politika içerikli yazıların ibadullah bir liberalleşme sürecine girdiğini fark ediyoruz. "kıbrısı da verelim, ab ye de girelim herkese eşitlik oh oh" söylemlerinin gerisinde her ne kadar bir iyi niyet yatıyor olsada bu yazıları yazanlar dış politika diplomasi deneyimlisi insanlar olmadıkları için surreel nutuklar atıyorlar, dedikleri havada kalıyor. işledikleri konular gündeme paralel oldugu için belkide eksik altyapıyla hazırlanmış, daha çok subjektif görüş içeren, araştırmaya dayalı bilimsel- siyasal temeli olmayan yazılar. bu yüzden bir pazar eylenceliği olmaktan çok öte oldugunu itaraf etmek durumunda bulundugumuz bu ekin bastıgı yazılara ve yazarlara çok daha fazla özen göstermesi gerekiyor.
cok entellektuel bir gazete eki. bunu basliklara bakarak anlayabilirsiniz, mesela "sozlukizm in hederen genclige etkileri" , "otobuse binmekizm in hayatimizdaki yansitilari" gibi guzel turkce basliklarla bezelidir. sadece bunlari gormek bile icimi giciklarken, her an entelejansiya ya daha yakinlastigimi ve de imgesel betimlerimde costugumu hissediyorum.
$u sıralar ağırlıklı olarak üniversiteli gençlerin yazılarından olu$an sayfasıyla diğer sayfalardaki yazarların yazılarına alternatif olan bir durumdadır ki bu da iyiye delalettir. ağır siyasi yazılar yerine gençlerin gözüyle hayatı okumak daha tercih edilesi bir durumdur.
trt'de geçtiğimiz ay yayınlanmaya başlayan, etnik kültürler için haber bültenlerinin ardından, her hafta mutlaka, ya lazca ya çerkezce ya da kürtçe ile ilgili bir yazı yayınlayan pazar eki. bir de birinci sayfa sağ üstteki bölüme bazı isimleri yazarlar bazılarını yazmazlar. kıstas sanırım, popülerlik ve kadrodur.
radikalin pazar eki…simdiye kadar gazetelerin verdigi en anlamli ve dolu ek diyebilirim her gruptan insan ozgurce yazabiliyor ve tartisabiliyor..herkese tavsiye ediyorum
yazıların arasına serpiştirdiği kalın puntolu cümlelerini mavi renge boyamış. yaptığı bu radikal yenilikle estetik olarak pek bir şey kazanmayan ekimizin gitgide sıkıcılaşmaya başladığı gözlenmektedir.
radikalin kendisi gibi içi giderek boşalan ek. ayrıca bazı yazarlar her hafta aynı konunun etrafında yazmaya devam ediyorlar. her hafta alevilik veya azınlık konularının işlenmesi sabit zaten.
kendini bilmez sözlükçülerin sözümona dalga geçtikleri ek. emeğe saygısızlık, düşünceye tahammülsüzlüktür. çeşitliliğin önüne geçmeye çalışanlara çeşitlilik kendi cevabını kendi verir. sizler gidip hürriyet'in pazar eklerini okumaya razısınız sanırım. posta okuyun, bakın hem bulmacası da zevkli. (bkz: duyarsızlık) (bkz: radikal iki kadar taş)
turkiye icinde esi benzeri bulunmadigindan gramaj olarak olculmesine bile gerek olmayan ektir. okurlari tarafindan ne kadar sevildigi de olculemez sanirim.ki kilogrami bulsa bile agirligi, marketten eve ya da cafeye rahatlikla tasinabilecek,hevesle okunmasi beklenecek nadir seylerden biridir.