alyazısinema dergisinin 23. sayısından itibaren ek olarak verdiği sinemaskop çizgiler dergisi.içinde filme çevrilen veya çevrilecek çizgi romanlar, türk çizerlerin çizimleri, çizgi tarihi ve sinemayla çizginin birbiriyle ilişkisi gibi konular işleniyor.
akıntıda gaibe seyreden türkçe çizgiroman hastalarına atılmış, cankurtaran simidi gibi dergi. dergi tanımı itibarıyla da, doyurucu bir içeriğe sahip. tefrika çizgiromanlar, öyküler; yayınlara ve sinema uyarlamalarına ilişkin haberler içeriyor. gönül ister ki, alıştırdığı karakterleri sürekli yayınlasın ama anlaşılan; okuyucuyu yeni ve farklı örneklerle tanıştırmak amacı baskın çıkıyor. çizgiroman sevenlere tavsiye edilir.
mayıs ayında son sayısını çıkartacağı yönünde sağlam bir kaynaktan duyum alınmıştır. rr*'nin ardından bir çizgi roman dergisini daha kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz.
14 üncü sayıyla yayınına son verilmiş olduğunu öğrendiğim, nefis çizgi roman dergisi.
daha önce edinemediğim üç sayısını bulabilmek için cehennem gibi yüklü, bir günlük istanbul seyahatinde, araya dereye sıkıştırıp akmar pasajı na ve kadıköy çarşısına gittim. orda öğrendim ki yayınına son verilmiş.
joker vardı bir zamanlar, ona da çok üzülmüştüm, yayını kısacık sürdü diye. rodeo strip, içeriği ve ufkuyla çok daha heyecan verici bir dergiydi. bu hazin sonun, okuma alışkanlığıyla ilgili olduğuna inanıyorum. yok öyle değil; millet kitap okumuyor falan demeyeceğim. kitap okuyordur millet; ama çizgiroman okumak, kitap okumak için ayrılan kaynağı ve zamanı biraz aşıyor anlaşılan. meraklısı çoktur sorsanız. ama, okuyucunun öncelikler listesinde esaslı bir yer edinemiyor işte. küçük yatırımlarla çizgiroman yayınlamak gerçekten ıstıraplı iş. ya büyük sermayedarlar işe el atacak ve kafasına göre yayın yapacak, ya da bulduğumuzla yetineceğiz.
bana sorulacak olsa, bununla yetinmeyi yeğliyorum. çünkü, itina ve hassasiyet hoşuma gidiyor. nerdeyse gönüllülük esasıyla yayınlanan ken parker dizisinde olduğu gibi; karakterin orjinal kronolojik serisini izleyebilmeyi istiyorum çünkü. daha önce, alaska adıyla yasadışı olarak basılan seride, can alıcı bazı maceraların* üstünden atlandığını biliyorum, mesela. dergiler için de benzer düşüncelerim var. büyük bir yayıncının çıkaracağı dergi tiraj kaygısı taşıyacakken; rodeo strip her satırında, her sayfasında amatör bakışı hissettirebilen bir dergiydi. cazibesini o amatör bakıştan alıyordu. amatör sözünü; 'çömez, bu işin ehli değil' anlamında kullanmıyorum. rodeo strip, değme profesyonel dergilerden hiç bir eksiği olmayan bir dergiydi. çizgiromana ancak bir amatörün hevesle ve tutkuyla baktığı gibi bakan insanların elinden çıktığını söylemek istiyorum.
kimse küçüldü diye küsmezdi dergiye; çocukça gelecek ama, keşke dört sayfa çıksaydı da devam etseydi yayını. neyse, yine de kasavet içinde değilim; dergi çevresinden tanıdığım bazı kimselerin rahat durmayacağını biliyorum çünkü. merakla bekleyeceğim. (bkz: murat mıhçıoğlu)
koleksiyonluk bir dergiydi. yeterli desteği görmemesi nedeniyle kapandı. ancak çıkardığı sayılar elden ele dolaşarak türk çizgi romancılarına her zaman hizmet edecek.