"if a young woman can spin straw into gold, she will win the hand of the prince. if she fails, her punishment is too dreadful to imagine. to succeed she makes a bargain with a strange man with an even stranger name. but now, who will save her from the mysterious rumpelstiltskin?"
ayrıca bu masal filme de çevrilmiştir. filmin adı da lanetli cüce dir. filmde bu rumpelstiltskin denilen eleman fredivari hareketlerle milleti öldürür...
bebeği olmayan kraliçe, cinin yardımıyla dogurdugu ilk doğan bebeğini ona vermek istemediği zaman (ki anlaşma budur, cin kadına bebek yapma yetisi verecek, ama o da ilk dogan bebegini ona vericektir) rumpelstiltskin der ki; sana 3 gün izin, ismimi bil, bebek sende kalır; bunun üzerine kraliçe ülkenin dört bir yanına haberciler gönderir ve ülkede bilinen bütün isimleri listlemelerini ister, haberciler dolaşır ve tahmin edilebileceği gibi ilk iki gün cinin ismini bilemezler, sonuncu gün gelen habercilerden birisi der ki, yeni bir isim bulamadım ama ormandan geçerken küçük bir kulübenin içinde bir cüce, masanın üstünde hoplarken şu şarkıyı söylüyordu: to-day i bake, to-morrow brew, (bugün fırında pişiririm, yarın kaynatırım) the next i'll have the young queen's child. (sonraki gün de genç kraliçenin bebeğini alırım) ha, glad am i that no one knew (ne mutlu bana, kimse bilmez) that rumpelstiltskin i am styled. (ki rumpelstiltskindir benim adım) bunu öğrenen kraliçe 3. gün ismini söyler ve bebeğini vermekten kurtulur, cini de bir daha kimse görmez
birçok irc serverında kendime yıllarca nick olarak almaya çalıştığım isim. lakin lavuk ormanda bağıra bağıra söyleyip de prensese bu çıtlatıldığından ayağa düşmüş.
oğluna evlenecek hatun arayan kral ile başlayan masaldır. bu kral bir gün bir köyden geçerken, köylünün birisi kızının samandan altın dokuduğunu ve prensle evlenmesinin süper bir hareket olacağını söyler krala. bunun üzerine kral da kızı alır, saraya götürür ve saman dolu bir odaya kapatır. der ki "sabaha kadar bu samanları altına çevir yoksa kafanı vururum". hatun ağlayıp sızlarken bir cüce gelir ve bu işi yapabileceğini, ancak bunun karşılığında ne alacağını sorar. kız kolyesini* verebileceğini söyler. cüce kabul eder ve sabaha kadar samanları altına dönüştürür.
ertesi sabah kral samanların altına dönüştürğünü görünce kızı daha büyük bir saman odasına götürür ve isteğini tekrarlar. kız o gece cüceye bilezik falan bişi verir**. samanlar sabaha tekrar altın olur.
3. gün kral kızı dev gibi bir odaya götürür ve tekrar samanlardan altın yapmasını ister. akşam cüce geldiğinde, kızın teklif edecek bir şeyi kalmamıştır. bunun üzerine cüce doğacak ilk çocuğunu kendisine vermesini ister. olaylar gelişir.
eğer yanınızda yürüyorsa...ve ilerde bir direk varsa..hemen tutun ve direkten uzak bi yere fırlatın!! nie bilmiyorum ama hep bi zaafı var..çarpıyo yani yannış anlaşılmasın..:)
muhabbeti süper, müzik kulağı müstesna, içtenliği göz alıcı, eğlenceli olmasını zeki oluşuna bağlayabileceğimiz iyi insan, iyi arkadaş... ankaralı suserlerin rahatlıkla "benim için bir istek parça çalar mısın ?" sualini yöneltebilecekleri radyo şeysi kişi...
bir zamanlar bi köylü adam bi şekilde kralın huzurunda kendini önemli biriymiş gibi göstererek saman çöplerini altına çeviren bi kızı olduğundan bahsediyo...bunun üzerine kral da "madem bu kadar yetenekli bi kızın var getir benim sarayıma da bi test edelim" diyo...o da getiriyo kızı...
kral kızı samanlarla dolu bi odaya kapatıyo ve sabaha bunların hepsinin altın olarak karşısında olmasını istediğini söylüyo...
kız çaresizce içerde napacağını düşünürken minik bi adam gelip kızla konuşmaya başlıyo...ve kıza derdini soruyo...kız da "bu samanları altına çevirmem lazım ama nası yapacağımı bilmiyorum" diyo...bunun üzerine minik adam da ona "ben yaparsam bana ne vericeksin" diye soruyo ve kız da "kolyemi veririm" diye cevap veriyo...böylece minik adam başlıyo bütün samanları altına çevirmeye...
sabah olduğunda kral gelip odaya bakıyo ve bütün saman çöplerinin altına dönüştüğünü görüyo...bunun üzerine kızı daha büyük ve daha çok saman çöpü bulunan bir odaya kapatıyo ve yine aynı şeyi istiyo...
kız yine napacağını düşünürken minik adam yine ortaya çıkıyo ve "bu samanları altına çevirirsem bana ne vericeksin" diye soruyo...kız da "parmağımdaki yüzüğü veririm" diyo ve böylece minik adam bütün samanları altına dönüştürmeye başlıyo...
sabah olduğunda kral geliyo ve bu saman çöplerinin de altına dönüştüğünü görünce "daha zengin bi kraliçe bulamam kendime en iyisi ben bu kızla evleniim" diye düşünüyo...ve bunu kıza söylüyo "bi oda dolusu daha samanı altına çevirirsen benim karım olucaksın" diyo ve kızı daha da büyük bi odaya kapatıyo...
kız yine çaresizce minik adamı beklliyo ve minik adam çıkageliyo..."bu samanları altına çevirirsem bana ne vericeksin" diyo...kız da "sana vericek bişeyim kalmadı" diye cevap veriyo...bunu duyan minik adam da "öyleyse kraliçe olduğunda doğacak ilk çocuğu bana vericeksin" diyo..kız da başka seçeneği olmadığından kabul ediyo...
1 yıl sonra kızın şirin bi bebişi oluyo...kız minik adamı tamamen unutmuşken minik adam çıkıveriyo ortaya ve kızdan sözünü gerçekleştirmesini istiyo...ama kız bebişi vermeyi reddediyo ve ağlayıp sızlanmaya başlıyo...bunun üzerine minik adam kıza "sana 3 gün veriyorum...ismimi doğru tahmin edersen bebek sende kalıcak...edemezsen benim olucak" diyo...
bi sonraki gün minik adam geldiğinde kız adam gönderiyo ve bulduğu bütün isimleri ona getirmesini istiyo..bu isimleri minik adama sayıyo ama hepsinden hayır cevabı alıyo...
ertesi gün bütün sıradışı ve duyulmamış isimleri buluyo ve onları sayıyo ama yine doğru tahmin yapamıyo...
son gün gönderdği adam geri geldiğinde "daha başka isim bulamadım olan bütün isimleri size getirdim ama tepenin arkasında minik bi adamın bi şarkı söylediğini duydum bu şarkıda da bıdı bıdı bıdı benim adım rumpelstiltskin diyodu" diye açıklama yapıyo...
bunun üzerine kraliçenin keyfi yerine geliyo ve başlıyo minik adamın gelmesini beklemeye...ve derken minik adam geliveriyo...."evet kraliçem benim ismim ne" diye soruyo...kraliçe de "conrad mı", "harry mi" diye önce minik adamla kafa buluyo...sonra da "hmm..belki de rumpelstiltskin dir" diyiveriyo....bunun üzerine minik adam deliye dönüyo "bunu bi şeytan sana söylemiş olmalı !" diye bağırıp çağırmaya başlıyo....sonra da kızgınlığından sağ ayağını öyle sert vuruyo ki yere, göğsüne kadar yere batıyo...ve daha da sinirlenip sol ayağını iki eliyle tutuyo ve kendini ikiye ayırarak ölüyo...
madem samanı altına çevirebiliyor, kızcağızın kolyesinden küpesinden ne istediği anlaşılamamış kahramandır da ayrıca. git hasat zamanı tarlaya, çevir çevir harca, manyak mısın nesin?