philip glass'in, mohandas gandhi'nin ya$amini konu alan "bhagavad gita"dan alinti metinler uzerine kurulu operasi, uclemenin ikincisi. einstein on the beach'ten sonra daha geleneksel bi tarz olarak nitelendirildi. sonrasi (bkz: akhnaten)
gandhi’nin satyagrahası daha çok sonuca yönelik bir bütündür. dönemin koşullarında ingiliz işgali altında bulunan hindistan’da itaatsizliğini gerçekleştirmekte olan gandhi doğal hukuktan ziyade bağımsızlığı kendine hedef seçmiştir. bu şekilde bir hedefi olduğunda da muhatabı hindistan halkı değil ingiliz valisi olmuş ve çağrılarını halka değil bir tehdit olarak valiye göndermiştir. gandhi, yeri geldiğinde hintlileri izinsiz sokak satıcılığı yaparak kendilerini tutuklatmaya ve böylelikle tutukevlerini doldurup taşırmaya çağırır. gandhi’nin satyagrahası şöyle formüle edilebilir: ilk önce bir haksızlık tespit edilir ve onun yasakladığı şey bulunur. sonra bir grup satyagrahi bu yasağı deler ve tutuklanır. bu tutuklamalardan sonra gandhi kitleleri eyleme çağırır ve bu çağrıya uyan kitleler yasayı çiğnerler. yasayı çiğneyenler tutuklanır ve hapse atılırlar. hapiste yeri geldiğinde açlık grevi de yaparak seslerini duyurmaya çalışırlar. bir süre sonra tutuklu sayısının artması yüzünden hapishaneleri kontrol altında tutmakta zorlanan hükümete bu yasayı kaldır çağrısında bulunulur. hapishanelere girenlerin hem niceliksel büyüklüğü ile hapishaneleri kontrolde zorlandığını, hem de niteliksel büyüklüğü ile günlük hayatın seviye kaybettiğini (örneğin gandhi avukattır) gören ingiliz hükümeti yasayı kaldırır ve satyagraha başarıya ulaşmış olur. gandhi’de yasaya saygılıdır. belirli davranışlara karşı gelirken cezayı hep göze almış ve adil bulmuştur. bunun yanında satyagraha cezayı da doğrudan düzene yönelik bir silah olarak kullanmıştır. yasaya uymamasını bir mahkeme sırasında şöyle açıklanmıştır: “bu sözleri hakkımda hükmolunacak cezayı hafifletmek için söylemiyorum. amacım bana yapılan uyarıya, yasaya olan saygısızlığımdan değil, varlığımızın o yüce yasasına, yani vicdanımızın sesine uyduğum için boyun eğmediğimi göstermektir.” satyagrahilerin amacı karşısındakini ikna etmek, onu kazanmaktır, sadece karşı çıkmak değildir diyen gandhi, bir satyagrahinin de her zaman ikna edilmeye açık olması gerekir diye eklemiştir. gandhi’nin satyagrahasına tipik bir örnek olarak bakabileceğimiz tuz satyagrahasını inceleyecek olursak; bu satyagraha başından sonuna şöyle gerçekleşmiştir. tuzun sadece hükümet tarafından üretilmesi zorunluluğuna karşı bundan 75 yıl önce 1930 yılında o zaman 61 yaşında olan gandhi ve arkadaşları ashran’dan ahmedabad’a kadar 24 gün süren ve 388 km uzunluğundaki bir yürüyüşe çıktılar. amaçları deniz kıyısına gidip bir avuç deniz suyunu kurutup tuz elde etmek ve böylece yasayı ihlal etmekti. sabarmati’den dandi’ye 338 km.lik yürüyüşe başlamadan önce genel vali lord irwin’e bir mektup yazan gandhi yasanın kaldırılmasını ister; aksi halde de sivil itaatsizlik yapacaklarını valiye duyurdu. bu mektuptan sonra halka “eğer kendinizi yeterince güçlü hissediyorsanız hükümetin işlerini terk edin, bu tuz satyagrahasına kendinizi asker olarak yazdırın” çağrısını yaptı. bundan 75 yıl (6 nisan) dandi sahilinde, gandhi çamura karışmış bir toprak tuzu eline alıp tuz yasası’nı ihlal ettikten sonra herkesi bu yasayı ihlal eden sivil itaatsizlik eylemlerine tekrar çağırdı. bir çok köyden gelen binlerce insanın deniz kıyılarına gelip bu yasayı ihlal etmesi ile bir ayın sonunda tuz yasası’nı ihlalden 60 bin kişi hapse atıldı ama yasa işlemez hale getirildi ve satyagraha başarı kazandı.
amac dusmana karsi zora basvurmak yerine, dusmanin fikrini degistirmeye calismaktir.
mahatma gandhi bu direnisi baslattiginda guney afrika'da yasiyordu. 1893 yilinda genc bir avukat olarak gittigi bu ulkede, beyaz rejimin irkci uygulamalariyla karsilasmisti. 11 eylul 1906'da, johannesburg'daki bir tiyatroda toplanan binlerce hintli, izin belgesi tasimalarini zorunlu kilan bir kanunu protesto etti.
bunu izleyen yillarda gandhi guney afrika'da pekcok benzer pasif direnis eylemi duzenledi. 1914'te dondugu hindistan'daki ingiliz somurge yonetimine karsi da ayni yontemi kullandi.
gandhi, satyagraha'yi soyle ozetliyordu: 'cesurca cekilen gercek acilar, bir tasin kalbini bile yumusatabilir.' kisa surede direnis hareketinin simgesi ve onderi olan gandhi, 1947'de ingilizlerin hindistan'dan cekilmesinde buyuk rol oynadi.
satyagraha, yillar sonra beyazlarin irk ayrimciligi rejimine karsi savasan pekcok siyaha da ilham kaynagi oldu. abd’de martin luther king onun ilkelerinden etkilendi. *
sanirim en etkileyici tarafi "neticenin yapilanlari mazur cikardigi" fikrine tamamen kar$i olmasidir. "adalet, adaletsizlikle elde edilmeye cali$ilirsa elde edilen sonucun icinde bir yerlere adaletsizlik gomulu olur" der.
"sizi saatinizden koparmak istesem sava$irim, saatinizi satin almak istersem parasini oderim, hediye etmenizi istersem bunu rica ederim, ve tercih ettigim yonteme gore saat benim ganimetim, mulkum ya da aldigim bir hediye olur" diye de ornekler.
mahatma gandhi nin sivil itaatsizlik sonucu çıkardığı ve hindistanda yerlilere karşı yapılan haksızlıklara bu kanunları kan dökmeden, acı çekerek ve sabrederek oluşturduğu ruhun adıdır. bu satyagraha ruhu sayesinde tüm bir hindistan kan dökmeden bağımsızlığını kazanmıştır. kansız devrim olmaz diyenlere de bir örnek olsun. bu arada bazı kanlar dökülmüştür ama bu gandhi nin isteği yönünde olmamıştır.
prensipleri: 1.şiddete karşı olmak (ahimsa) 2.doğruluk, gerçeğe bağlı olma( kendine karşı dürüst olma) 3.hırsızlığın yasak olması 4.üreme dışında cinsellikten uzak durma (brahmaşarya) 5.beden gücü ile çalışma (ekmeğini kendin yapma) 6.sadelik lüksten kaçınma(fakirlikten farklı olarak) 7.tüm dinlere ve sınıflara karşı eşitlik 8.korkusuzluk 9.boğaza (iştaha) hakimiyet
"manevi guc" anlamina gelmektedir ve haksizliga karsi topla tufekle degil vicdanin gucuyle, vicdanimizin bize gosterdigi hakikatin gucuyle savasmayi salik verir. hindistan'in bagimsizligini kazanmasi icin satyagrahayi kilavuz edinen gandi, birtakim bazi sosyal hareketlere de ornek teskil etmistir. amerika'da irkci segregation'a karsi mucadele baslatan martin luther king, savasinin prensiplerini sadece hiristiyanlik'tan degil, ayni zamanda satyagraha'dan alir. bunun en acik ifadesine, 1961 yilinda yayimlanan "love, law and civil disobedience" (sevgi, yasa ve sivil itaatsizlik) adli konusmasinda rastlanir. isbu konusmada king, yasaya itaatin onemini yadsimazken, sadece adil olan yasaya itaat edilmesi gerektigini belirtir. ancak itaatsizlik siddet yolunu secmemelidir. insana duyulan sevgiye dayanarak, zalim muktediri adaletli olmaya ikna etmeli, onu dogru yola davet etmelidir. tipki gandi gibi king de, satyagraha'nin sabir-sebat gerektirdigini, mucadele surecinin aci getirebilecegini ancak bu acinin satyagrahi'yi yildirmak ne kelime, tam aksine onu yaraticiliga yonlendirmesi gerektigini vurgular.