sektöre atılacak iletişim öğrencilerine tavsiyeler *


orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. - en az bir yıl stajyer lakabı ile çağrılmayı ve para denen şeyi unutmalıdırlar.*
    - televizyon kanallarından daha çok prodüksiyon şirketlerinde kendilerini heba etmeleri hayırlarına olacaktır.!
    - okulun ilk yıllarından bir yerlerde işe* başlamak en akıllıca işlerden birisi olacaktır yoksa okuldan mevzun olup iş isterseniz şansınız yüzde 25'i geçmez, geçirtmezler.!
    - alaylı- mektepli olayına takılınılmamalıdır.! günün birinde bir makina mühendisinin müdürünüz olmasını hayretle karşılamazsınız o vakit.!
    (keep clubbin, 23.09.2002 17:41)
  2. (bkz: tavsiye vermeye baslayacaklara tavsiyeler)
    (ara: *tavsiyeler)
    (ironman, 23.09.2002 17:42)
  3. işe girdiğinizde asla "vazgeçilmezim ben" havalarına girilmemelidir.! kapıda bekleyen binlerce işsiz yetenekli insanı göz ardı etmeyin.! istediğim parayı kazanamıyorum lafını zihninizden silin.! silmezsenizde sildirirler zaten.!
    (keep clubbin, 23.09.2002 17:44)
  4. okulun istanbul disinda olmasina ozen gosterin,okurken yerel kanallardan birinde ise baslayin en az üç dört yil calistiktan sonra istanbula transfer olmaya çalisin.guzel bacaklariniz varsa mini etek giyin,gogusleriniz dolgunsa gogus dekoltesine onem verin.

    yıllar sonra gelen edit: baştan vazgeçin, iyice boku çıktı. en iyisi zengin koca/karı bulun.
    (mezopan, 23.09.2002 17:49 ~ 08.10.2009 12:16)
  5. girecek olduğunuz şirkette çevre edinin habire.! arkalardan takılan çelmeleri ve kazılan kuyuları iyi belleyin.! kafanıza kazıyın hatta. çünkü gün gelecek ve o kuyuları siz kazacaksınız*!
    (keep clubbin, 23.09.2002 20:38)
  6. asla "ben bunu bilmiyorum, ben onu yapamam...vs...vs..." gibi açıklamalarda bulunmayın, "evet biliyorum hallolur..." diyin ve size işi veren kişi ortadan kaybolduğu anda size verilen işi bilen birisinden o iş hakkında konuşmasını isteyin...bilgilerini sizle sunmasını sağlayın..." sonra da halledin işinizi, yapın priminizi.!
    (keep clubbin, 04.02.2003 10:50)
  7. iletkenliginizi yitirmeyiniz
    (mberdem, 24.02.2003 07:50)
  8. atlamaya* hazır olun. yükselmek için, önce düşmek gerekir.
    (atlantis, 24.02.2003 08:18)
  9. ilk bir yıl boyunca para alamazsınız!
    ikinci ve üçüncü yıllarda para alırsınız ancak sadece karnınızı doyurursunuz!
    dördüncü ve beşinci yıllarda para alırsınız ancak biriktirecek kadar değil!
    altıncı ve yedinci yıllarda lüks tüketime ayırabilecek ancak biriktiremeyecek derecede para alırsınız!
    sekizinci ve dokuzuncu yıllarda para biriktirebilecek seviyeye gelirsiniz!
    on ve on birinci yıllarda araba veya çok düşük bir ihtimal olarak minik bir daire alabilirsiniz!
    on ikinci ve on üçüncü yıllarda minik bir ev alabilirsiniz!
    on dört yılın ardından eviniz olduğu için parayı çok takmazsınız.*
    (oztokyolu, 24.02.2003 08:24 ~ 20.04.2003 16:09)
  10. bir iletişimcinin serüveni adlı eserimde belirttiğim üzere;

    iletişim sahasında görev yapan kişilerin yıl içindeki gelişimleri

    "ilk iki yıl bedeninizi ve beyninizi satarak çalışırsınız. çok çalışır az kazanırsınız!"
    herkes otururken tüm işleri siz yaparsınız! gündüz ve gece ayrımı yoktur! her an herşey için hazır olmalısınız!

    "üçüncü, dördüncü ve beşinci yıllarda bedeninizi daha az beyninizi daha çok satarsınız! çok çalışır normal kazanırsınız!"
    asistanlarınız olur! basit işleri onlara devreder ancak ağır işlerin altında yine ezilirsiniz!

    "altıncı ve yedinci yıllarda bedeninizi çok daha az beyninizi çok daha fazla satarsınız! çok çalışır çok kazanırsınız!"
    asistanlar da işi kapmıştır ve siz yavaş yavaş tecrübeli konumuna kaymaktasınızdır! artık basit işleri olduğu gibi ağır işleri de asistanlarınız yapar! siz onları sadece yönlendirirsiniz!

    "sekizinci ve dokuzuncu yıllarda bedeninizi işe katmaz beyninizi daha çok satarsınız! normal çalışır çok kazanırsınız!"
    asistanlardan biri işten anlayacak seviyededir talimatları ona verir ve sadece onu denetlersiniz! ezilen odur!

    "onuncu ve on birinci yıllarda bedeninizi işe katmaz beyninizi çok az satarsınız! az çalışır çok kazanırsınız!"
    artık talimatları dahi vermezsiniz! herkes işini bilir, siz üst düzeydesinizdir! talimatları asistanınız verir size sadece rapor sunulur!

    "on ikinci yılda ve sonrasında bedeninizi de satmazsınız beyninizi de! hiç çalışmayıp çok kazanırsınız!"
    medya piyasasının en kıyak dönemidir! bu dönemde sattığınız meta tecrübenizdir! kesinlikle evden dahi çıkmazsınız! danışman gibi isimler altında ara sıra soruların sorulduğu kişisinizdir! hiç yorulmayıp çok para kazanırsınız! piyasada pek çok örneği görülebilecek yazar, televizyoncu, gazeteciden biri olup çıkarsınız! kimse ne yaptığınıza karışmaz! her yerde el üstünde tutulur ve en büyük payı siz alırsınız! ve tabii ki on iki yılın üzerinden ne kadar geçmişse sizin için o kadar iyi olacaktır!
    (oztokyolu, 24.02.2003 08:41 ~ 20.04.2003 16:12)
  11. tavsiyelerim yapım asistanı olarak ise baslayacak zavallılaradır: salak olmayın, herkese guvenmeyin, isle ilgili projelerinizi uluorta herkese anlatmayın (direkt calinirlar), mumkun oldugunca cok adam tanımaya ve sadece tanımakla kalmayıp kanka olmaya calisin, gordugunuz ve duydugunuz butun telefon numaralarını kaydedin (bir gun gelir lazım olur), bol bol kosturun, bos oturuyor izlenimi vermeyin, yapımcınızla iyi gecinin. simdilik bu kadar. gerisini kendiniz ogrenin.
    (kruva san, 13.03.2003 20:46)
  12. montaj yapmayı öğrenin.! montaj yapmayı öğrenemiyorsanız, nasıl montaj yapıldığını bilin.! editörün başına geçip, olur olmadık görüntüleri bağlamasını istemeyin.! kafa yersiniz.!
    (keep clubbin, 02.11.2003 16:49)
  13. yol yakinken donmek lafını ciddiye alın.!
    (keep clubbin, 02.11.2003 16:52)
  14. sabır, sabır,sabır...
    (ozzyy mclaren, 02.11.2003 16:58)
  15. "anne ben fellini olacağım" mantelitesinden uzakta durun.! hali hazırda etrafta dolanan nice fellinileri hatırlayın.! gün gelecek o fellini'ler bir şekilde telefon numaranızı bulacak ve geçen senelerin ardından "abi iş var mı" diyerek karşınıza çıkacaktır vesselam.!
    (keep clubbin, 22.12.2003 04:26 ~ 04:41)
  16. fotografçılıkla asla aranızı açmayın.! kadraj denen şeyin büyüsünü üstünüzde hissetmeye and için.!
    asla dağ taş çekerek bir yerlere varılamayacağını kafanıza kazıyın.!
    bu şekilde, kendinize yan bir iş dalı oluşturacak ve bazı bazı dış işler alarak fotografçılığınızdan para kazanabileceksinizdir.!
    (keep clubbin, 22.12.2003 04:29 ~ 04:31)
  17. bir an önce genel yayın yönetmeninin kızıyla evlenin, ve tüm doğru bildiklerinizi unutun...*
    (hoba, 15.10.2004 18:47)
  18. iletişim sektöründe perişan olmaya hazırlanan kimselere acıyan, deneyimli sektör çalışanlarının sunabileceği tavsiyelerdir, bunlar. bir kaç örnek vermek gerekirse; yaşamsal doyumu asla ve asla işyerinde aramayın. yaşamsal doyumu meslek tatmini ile ikame etmeye kalkışmayın. meslek, sadece karın doyurmak içindir. bir ilişkiniz, bir aileniz; işyeri dışında olabildiğince geniş bir yaşam alanınız olsun. ne bileyim, hobileriniz, çeşitli uğraşlarınız olabilir. meslek hayatınızın başarılı yürümesini istiyorsanız, ilgileneceğiniz branşla ilgili her şeyi çok iyi bildiğinizi her önünüze gelene sürekli söyleyip durun. hiç bir bok bilmiyorsanız bile; inanamayacaksınız nasıl işe yaradığına.

    ille de ben bu işe kendimi, hayatımı adayacağım diyenlere de şunu diyeyim; türkçe yi çok iyi konuşup, okuyup, yazın. en az iki yabancı dili çift taraflı çeviri yapacak kadar iyi bilin. görüntü, göstergebilim, dilbilim, kurgu, kamera teknikleri gibi temel unsurlar hakkında derin bilgi edinin. medya kuruluşlarının örgütlenme sorunları hakkında derin bilgi edinin. uluslararası iletişimden haberiniz olsun ve ille de sinema ile en azından izleyici olarak çok yakın ilişki kurun. televizyon seyredin. okuyun, okuyun, okuyun. son olarak ve acıyarak; hiç, ama hiç kimseyle aranızı bozmayın.
    (geronimo, 23.06.2005 13:02)
  19. bildiğiniz her şeyi unutun ve (gerçek anlamda) ameleliğe hazır olun.
    (bkz: production asistant/@eeeeh)
    (eeeeh, 24.02.2006 23:55 ~ 23:56)
  20. kendinize uzmanlık alanınız olacak başka bir sektör seçin. (örneğin bankacılık, tekstil, ticaret, bilişim, turizm vs...)okulu bitirmeden önce bu sektörde staj yapın, part - time çalışın ve öğrenmeniz gereken detayları gözlemleyin. iletişim fakültesinde öğrendiklerinizi iletişim sektöründe kullanmanıza kolay kolay izin vermezler ama bir başka sektörde iletişim fakültesinde öğrendikleriniz ile çok daha verimli olur, kolay yükselirsiniz. en azından insanlar neci olduğunuzu sorduklarında anlayabilecekleri bir dille konuşabilirsiniz. gazetecilerin ve reklamcıların dalkavukluk ile, sinemacıların çıplak insan ile ve halkla ilişkilercilerin halkla "yakın ilişkiler" kurarak yaşadığı zincirin bir halkası olmak istiyorsanız, orası ayrı... akademisyen olmak isteyenlere ise şiddetle bir başka fakülteye doğru koşmaya başlamalarını tavsiye ederim!

    hala idealist takılan arkadaşlar için dip not: kristal elma sahibi zamanın baba reklamcıları şimdi gurbet ellerde matbaalarda çalışıyor.
    (lost little girl, 25.02.2006 23:06)
  21. aslinda birakin sektoru, okula girmeden once gerekli olan tavsiyelerdir. netekim, adam tanimiyorsaniz (milletvekili, bakan, trt muduru, gazete sahibi, da$$akli bir patron vb.), cok yetenekli, super sahane bir beyniniz yoksa, arada guzel seyler yapan ancak vasatin da cok ustune cikamayan bir tipseniz, hele bir de paraniz yok ve de parasizlik mevhumunu canina disine takip alasagi edecek bir iradeye ve azime sahip degilseniz, tum bunlarin ustune sanssiz bir adam oldugunuza dair inanci $urup seklinde dokuyorsaniz, birakin sektoru, okulun kapisindan adiminizi atmayin. maymun olursunuz. ben her seye katlanirim, olayi seviyorum, her seyine raziyim diyenler icin sahanedir ancak onlar icin bile guzel tablolar cizemeyecegim. ama belirttigim konulara haiz olmayip, aman ilerde is guc sahibi olurum, aman aman maksat universiteye kapagi atmak olsun diyenleri daldan dala gunler bekliyor. belki sirkte gelecek vardir bilemiyorum. bir de "ulen hic bir sey olamazsak ogretmen oluruz" diyen mondofol zihniyete de soyle guzide bir paket sunayim. (bkz: iletisim lisesi ogretmeni) (bkz: iletisim lisesi)
    (bosch kalfa, 19.05.2006 13:05 ~ 13:08)
  22. aslında biraz baba öğüdüne benzeyecek ama yine de söylemiş olalım:

    hocam, mesleğe başladığınızın ikinci senesinden itibaren "ulan 23-25 yaşında gazetelerde televizyonlarda haberlerin giriyor, koca koca adamlar, artizler ünlüler beni kapılarda karşılıyor, en baba yerlerde yemek davetleri alıyorum, uçaklarla seyahat ediyorum, süperim lan" diye düşüneceksiniz.

    götünüz kalkacak.

    o yüzden sakin olun. dengenizi kaybetmeyin.. bu hastalığın en ciddi belirtisi, davetli olduğunuz yemeklerde garsonlara trip atmaktır.

    size gösterilen itibar şahsınıza değildir. işinizedir. işinize itibar gösterilmesinin nedeni de çıkardır. yani al gülüm-ver gülüm olayı. o nedenle mesleğinizi ve işinizi üç kuruşluk etmeyin.

    şahsınıza itibar gösterilmesi için şöyle meslekte bir on-onbeş yılı devirmeniz lazım.

    hiçkimseye acımayın, yumruk mesafesini kaybetmeyin. (bkz: yumruk mesafesi)

    gazeteci önemli adamdır ama götünüz ilk akşamdan kalkarsa vay halinize..

    nice götü kalkık yiğit yatıyor şu gazete yığınının altında.
    (sardine, 19.05.2006 13:12)
  23. okulda öğrendiklerinizin bir işinize yarayacağını sanıyorsaniz büyük gaflet ve delalet içindesiniz demektir.
    (prompter, 19.05.2006 13:29)
  24. okulun en geç 3. senesinde ne üzerine çalışmak istediğinize karar verin ve ona yoğunlaşın..son senenizde kameraman mı olsam , yok kurgu mu yapsam , asistan olurum olmadı gibi saçmalamak zorunda kalmayın..ışık , fotoğraf , kamera , kurgu gibi temel bileşenler hakkında az çok bir bilgi sahibi olun..sektöre bu yaz atılacak olan bir iletişim öğrencisi olarak tavsiyemdir..
    (noctiluca, 19.05.2006 13:45 ~ 27.08.2006 23:00)
  25. ibret-i alem bir diyalog için lütfen;
    (bkz: ne yapacaksin sigortayi)
    (keep clubbin, 16.02.2007 13:43)



copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment