ttnet
 

self


orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. pascal'da bir object'in kendi instance'ina point eden pointer.. c++'ta bu this diye gecer..
    (ssg, 28.04.2000 02:08)
  2. ingilizce'de "kendi", "kendin", "cameron diaz" anlamlarina gelen bir kelime..
    (ssg, 28.04.2000 02:09)
  3. (bkz: ayna)
    (self, 30.04.2000 16:53)
  4. bir network kurulum ve sistem desteği firması
    (dreamer, 26.07.2002 09:45)
  5. ing. "shelf" den şelf. karaları çevreleyen, derinlikleri 200 m ye kadar varan sığ deniz dipleri.
    (vader, 28.02.2003 11:59)
  6. delphi pascal'da self anahtar kelimesi, cagirildiklarinda tum yontemlere otomatik olarak gecilen mutlak bir parametreye karsilik gelir. self, etkin nesneye bir gonderme olarak tanimalanabilir ve dil tarafindan bir yontem icinde o spesifik nesnenin alanlarina gonderme yapmak icin kullanilir. aslinda ayni class'dan bir kac object deklare ettigimizde, bir yontemi bu nesnelerden birine uyguladigimiz zaman yontem sadece onun verileri uzerinde islem yapacak ve diger nesneleri etkilemeyecektir.
    (muglak, 09.07.2003 10:58)
  7. gizmodgery albumünün sahibi olan albümle birlikte trunk fulla amps, hi my name is cindy, chameleon ve pattycake gibi eğlenceli şarkılarla çoşturan dinle dinle tükenmeyip baymayan süper eğlenceli yaratıcı indie pop grubu.
    (sankhyam, 08.06.2004 23:34)
  8. carl gustav jungun analitik kuramında kişiliğin komponentlerinde bulunan arketiplerden bir tanesidir. (diğerleri; persona, anima, animus ve gölgedir.)

    ''merkez arketiptir. diğer arketipleri ve onların bilinç düzeyinde ortaya çıkışlarını düzenler, örgütler ve kişiliğin bütünleşmesini sağlar. eğer bu bütünlük sağlanırsa, kişinin kendini gerçekleştirdiği söylenebilir.

    kişinin kendini gerçekleştirebilmesi için, ego ile işbirliği içinde olması gerekir. eğer ego self arketipinin çağrılarına uymazsa, bilinçdışı içeriğin self'e ulaşmasına izin vermezse, kişi kendini tanıyabilme olanağından yoksun kalır.

    kişi, bilinçdışı dünyasını bilinçlendirdiği oranda kendisiyle uzlaşır. bilinçdışı kaynaklarını tanıyabildiği oranda kendisiyle çatışmaz ve çevresine de o oranda hoşgörülü olur. self (ben) arketipinin gelişmesiyle, kişi kendini daha iyi tanımaya, algılamaya ve anlamaya çalışır.''
    (ateh, 26.07.2004 00:11)
  9. öz. ego bilincin merkezidir, ancak self hem bilince hem de biliçdışına ait olanı kapsayabilir. kişiliğin birbirinden ayrı ögelerine ve bilinçdışındaki süreçlere karşı toplayıcı bir mıknatıs gibi işlev görür ve egonun bilincin merkezi olması gibi self de bu bütünlüğün merkezidir.

    self, doğu'daki biçimiyle -atman parusha, brahman- gibi bilinen bir felsefi kavram durumundadır. hindu düşüncesinde öz(self), yüce ilke, varlığın yüce 'bir'liğidir.

    (bkz: ego)
    (phoibe, 05.03.2005 21:56)
  10. bir american head charge $arkisi.

    sözlerini de yazayim tam olsun:

    no sense of self
    to balance it off
    preconceived notions of something
    and everyones gone
    will i show up
    with all that i have to give
    would you consider it a gift
    but that
    doesn't matter anyway
    it doesn't matter anyway
    it doesn't matter anyway you

    liar you're such a liar
    on your hands and knees
    picking up the broken pieces
    liar you're such a liar
    on your hands and knees

    afraid to turn my head
    for fear of whats behind me
    only one resource left
    so don't frattle my suprise
    is this all you have
    is that all you know
    i swear i've seen you before
    but that
    doesnt matter anyway
    it doesn't matter anyway
    it doesn't matter anyway
    it doesn't matter anyway you

    liar you're such a liar
    on your hands and knees
    picking up the broken pieces
    liar you're such a liar
    on your hands and knees

    pleasingly - falling apart
    pleasingly - oblivious
    pleasingly - falling apart
    pleasingly - oblivious

    you've left with more of the same
    i can't win
    you've left with more of the same
    i can't win
    you've left with more of the same
    i can't win
    you've left with more of the same
    i can't win

    you're such a liar
    liar
    liar
    liar
    you're such a liar
    liar
    liar
    liar
    (vito genovese, 03.09.2005 16:38)
  11. python'da siniflarin icinden ve disindan ulasilmasi istenen tum degiskenlerin bir ozelligiymiscesine, fonksyonlarin ilk argumaniymiscasina verilen kelime. self yerine ahmet, tarumar ya da amerika da yazilabilir ama bu kelimelerin programi okuyan baska bir python programcisi icin hic bir anlami olmaz.
    (colormonitor, 29.11.2005 02:59)
  12. active directory de tutulan kullanıcı, grup veya bilgisayar hesabına ait acl de bulunan özel bir grup hesabıdır. söz konusu hesaba ilişkin bilgilerin okunması ve değiştirilmesi gibi haklara sahiptir. örneğin kullanıcı hesabı acl inde self group una atanan yetki ile kullanıcı kendi hesap bilgilerini kendisi değiştirebilir
    (bbuurraakk, 16.04.2008 17:50 ~ 20:39)
  13. ricoeur “kendi”liği, oradan geçmişimize dair anlatılar “kurabileceğimiz” bir soyut nokta olarak görür – bu kendi anlatının “kim”ine verilen cevaptır. ne var ki, bu anlatısallığa indirgenen kendilik sorununda iki temel sorun belirir? bu anlatıların gerçekliğine dair sorundur. birinin “samimi” bir şekilde anlatı oluşturması bir garanti oluşturmaz. burada bazı kriterlerden söz edilebilir. örneğin, içsel tutarlılık, dışsal tuturlılık ( başkalarının onayı) v.s gibi. bunun yanında, ricoeur kendilik sorununu aydınlatmak için bir ayrıma gider. aynılık olarak özdeşlik (idem) ve kendilik olarak özdeşlik(ipse). birincisinde, bütün değişimlerin ötesinde aynı kalan bir töz düşüncesine gönderiliz; ikincisinde ise “ben neyim” sorusunun eşlik ettiği ve üstüne düşünmeye zorlandığım bir zamansallık boyutu açılır, yani her seferinde değişen amaçlarım, benimsediğim değerler v.s.. fakat kendilik sorununu anlatısallığa indirgediğimiz zaman gerçekten sorunu çözmüş olur muyuz? deneyimlerimiz anahtarlık gibi sahip olduğumuz bir şey değil, onlara eşlik eden öznel bir “his” de vardır, yani o deneyimin aynı zamanda nasıl bir şey olduğu. deneyimin öznelliğe gönderen yanı, yani “nasıl bir duygu (şey)” olduğu şöyle bir ayrımda daha net görürüz: nesnenin özne için nasıllığı ve “nesne deneyimi”nin özne için nasıllığı. buradan nesne ile nesnenin deneyimi yani nesnenin verilişinde bir öznel deneyim unsurunun da ortaya çıkması vardır. bu nesnenin deneyimdeki öznel yanı, birinci-şahıs bakış açısını ihmal etmek, yani nesnellik yanılgısına düşmek olur-fakat bu üçüncü-kişi bakış açısı olmadığı anlamına gelmez. kısaca, bir deneyimin bir özne için “nasıl bir şey(duygu)” olduğu deneyimin nesnesinden ziyade, bu nesnenin bana nasıl verildiği ya da deneyimlendiği ile alakalıdır.hiçbir zaman bir nesneyi doğrudan doğruya deneyimlemeyiz. her zaman belirli bir tarzda deneyimleriz. örneğin, yargılanmış, tanımlanmış, görülmüş v.s olarak. deneyimsel özellikler kırmızı veya mavi gibi değildir bunlar nesneye çeşitli erişim tarzlarımıza aittir. yani, aynı nesne kendini çeşitli erişme tarzlarının her birinde farklı sunar. nesneye her yönelişimizde farklı verilme tarzları vardır. her ne kadar nesneye erişme tarzlarında farklılık olsa da, bütün deneyimlerimize eşlik eden “benimlik” vardır. örneğin, acı duyduğumda ya da acıktığımda bunları yaşayanın öznesinin “ben” olduğum dolaysızdır. fakat bu bilinçli-ben’den ayrılmalıdır. burada tematize edilmemişlik vardır. her deneyime eşlik eden kendi deneyimin üstünde ya da deneyimle dışsal ilişkide bir şey olarak görülemez( kant’ın her deneyime eşlik eden ve hiç değişmeyen formel “ben”i gibi) bilinç akışına dışsal olarak durmaz, her deneyimde bu zaten mevcuttur. kısaca, burada anlatısallık olarak kendilikten daha kökensel olan bu kendi kendine gönderme yapan kendiliğin çekirdiği dediğim bir göndergeselliktir.

    şunu da eklemek gerekir: kendi deneyimde verili olmadığı ya da sonradan uydurulduğu ya da yansıtıldığı yollu hume- nietzsche çizgisindeki self kavrayışının yargısal ifade karşılığı “masanın farkındayım” değil “masanın farkındalığı var” şeklinde edilgen bir yargıdır. bütün son dönem düşünceyi belirleyen olay düşüncesinin v.s kökendinde bu her türlü kendiliğin fes edilmesi yatar.
    (sinthome, 27.05.2009 20:19 ~ 21:10)



copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment