turkishmusic orgdaki sezen aksu tartismasindan bir katılımcının süper bir lafıdır. pek çok yerde kullanılabilirliği vardır. birine sinirlenip elinize geçirdiğiniz zaman, adamı karşınıza alıp "sana laflar hazırladım" deyim küfürlere başlayabilirsiniz.
forumdan alıntı:
by kadir on friday, october 6, 2000 - 08:12 pm: mahmut denen hiyara
bu sayfada ki yazilarin hepsini okudum ve mahmut, sen haksizsin ibne. seni kiniyorum, ve sana laflar hazirladim.
o lalflari benden belledin dedemin sikini elledin dedem seni sikince nohut gibi terledin.*
by kadir on friday, october 6, 2000 - 08:19 pm: mahmut
1.hamam tasi gumusten simdi geldik sikisten bunu bana ogreten senin ibne enisten.*
2.tavsan gider ekine kulaklari dikine bal mi surdun gotne tatli geldi sikime.*
- seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım dostum. - mesela ? - hmm meselaaa ... amcık ! - hmm başka ? - hmm başka bakayım bi sn. - çabuk hadi - götveren ! .. nasıl ? - başka ne var - ibne var, amruk otu var, sığır siki var ... var oğlu var. - adresini versene sen bi pls ltf tşk
mukemmel girizgah..bunu duyan hasmin araba farina tutulmus davsan gibi ipnotize olmamasi, gelecek kufurlerin ahengine kendini birakmamasi mumkundegildir.
inanılmaz şekilde her okuyuşumda içimden gelen gülmeyi 'tamam lan 50 kere okudun işte,hala neye gülcen' diye durmama rağmen,3 saniye geçmeden esaslı bir kahkaha atmama sebep olan kınama cümlesi.garip bir büyüsü var.
-şşt.seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım! -puahahahasktirrr ya. -noldu lan,korktun mu gülüyon mu? -bi bilsem..
öncelikle bu laftan önceki cümleyi de konsepte dahil etmek gerektiğini düşünüyorum:
-bu sayfada ki yazilarin hepsini okudum ve mahmut... sen haksizsin ibne... seni kiniyorum ve sana laflar hazirladim...
şimdi bu lafi neden komik bulduğumuzu irdeleyelim... bu lafi komik kilan öznenin konuşmalar ve tartişmalar süresince ve son olarak lafi telaffuz ederken takinacaği tutumun zihne yansima biçimidir.
düşünün ki eleman gözlüğünü takmiş tüm yazişmalari çatik kaşli, alnı kırış kırış bir ifadeyle okumuş, düşünmüş, bu uğraşısının sonunda bir fikre varmiş, ardından yazi masasina geçmiş, eline kalemini almiş, laflar hazirlamaya başlamış... yer yer küfür yazarken "am", "göt" gibi belli başlı kelimelerde tekrarlar olduğunu farketmiş, yazdıklarının üzerini karalamış, sayfanın sağına soluna notlar almış, bazı küfürleri baştan yazmış...
bu kendi içinde zaten yaran bir hadise, bir de bu lafi söyleme sahnesininde diğerleriyle yüz yüze olduğunu hayal edin...
ciddi bir tavirla kapiyi açip içeri giriyor, o gün için özel hazırlanmış, sabah sakal traşını olmuş, yeni temizlettiği çizgili lacivert takımını giymiş, dişlerini sabah 15 dakika boyunca fırçalamış...
kaşlarını kaldırarak bir birine, bir diğerine bakıyor, ve parmağiyla işaret edip konuşuyor: "mahmut sen haksizsin ibne...seni kiniyorum ve sana laflar hazirladim
mahmut olmayan arkadaşta belirgin bir rahatlama seziliyor, orjinal mahmut ise artık çişi gelmiş nicholas cage gibi bakmakta...
odanın atmosferinin bu ağır lafı hazmetmesini bekleyip ceketinin iç cebinden kağitlar çikariyor, elinde katli duran fax kağidinin sayfalari açılıp yere kadar uzaniyor... önce boğazini temizliyor, sonra gözlüğünü takip okumaya başliyor: "mahmut, orospu çocuğu, senin ananin amina kebap döker...."
ben şahsen hayatımda böyle bir duruş, böyle bir görev bilinci görmedim...
kesinlikle karsisindaki insana (kizgin bile olsa) cok deger veren birinin edecegi bir laftir. ''laflar hazirlayan'' kisinin emegine saygi duyulmalidir. ''buyur canim benim dinliyorum'' denmeli, o laflar bir kenara not edilmeli, sonsuza dek hatirlanmalidir.
'sana laflar hazırladım' bölümü bu hazırladığı lafları ne yapacağını pek bilemeyen kararsız bir kişi tarafından söylendiğini düşündürmektedir bu serzenişin.. hazırladıysa neden direk seni kınıyorumdan sonra söylememektedir, neyi beklemektedir, bu cümleden sonra kişinin tepkisine bakarak lafları ipe dizip kişinin kıçına sokmak için mi hazırlamıştır.. en iyisi bekleyelim görelim
şimdi bir tartışma ortamı düşünün; ve biri şöyle diyor;
by mahmut on tuesday, september 5, 2000 - 05:38 pm: filiz kardesim kusura bakma adina hulusi denen gay yüzünden duymaman gereken ifadeleri okumussun. hulusi denen sapik gelip bana arkasini sürttügü icin ben de ona gereken muameleyi yaptim ve agzini kapatana kadar da yapacagim. cünkü bu onun özel zevki ve meraki. sen oralari okuma ve pass gec istersen. ama hulusi gibi manyaklari tanimak istersen oku da böyle sapiklardan uzak dur kardesim. sana iyi günler dilerim kardesim.
(hemen ardından, 4 dakika sonra mahmutçuğumuz işleme devam eder)
-------------------------------------------------------------------------------- by mahmut on tuesday, september 5, 2000 - 05:42 pm: hulusi denen orospu cocugu sen tam ve kasarlanmis bir ibnesin. ben senin doktorun olur sike sike seni iyi ederim amcik agiz. sen baskalarinin yazilarina karismamasini ögrenene kadar agzina sicacagim, seni, karini, kizkardeslerini bagirta bagirta sikecegim orspu cocugu götveren hulusi. hala sikilmek istiyorsan bana yine yaz. ben seni kanirta kanirta sikmekten yorulmam sen bu ibneligine devam ettikce götveren hulusi
-bu sayfada ki yazilarin hepsini okudum ve mahmut... sen haksizsin ibne... seni kiniyorum ve sana laflar hazirladim... (bkz: #6678003) *
diyor.
şimdi bir bakalım ne tad alıyoruz bu diyalogtan; yazan kişi neyi kınıyor? şunlardan hangisi?
..hulusi denen gay yüzünden.. ? ..hulusi denen sapik gelip bana arkasini sürttügü icin ben de ona gereken muameleyi yaptim .. ? ..sen oralari okuma ve pass gec istersen..? (kıza da hoş görüneyim hesabı..) ..ama hulusi gibi manyaklari tanimak istersen oku da böyle sapiklardan uzak dur kardesim.. ? ..hulusi denen orospu cocugu sen tam ve kasarlanmis bir ibnesin.. ? vs.
ya bu böyle gider, neyse sıkıldım.. şimdi benim merak ettiğim şu "seni kiniyorum ve sana laflar hazirladim" lafını eden hulusi mi? ayrica hulusi nasil bir laf ediyor da, bu kadar kızdırmayı başarıyor mahmut'u.. veya bu çocukların sezen aksu sevgisi neden böyle ateşli.. dgm 'lik bir sevgiden sözediyorum dikkat.
ayrıca bu kadar hakaretten sonra, itinayla hakaret etmek lazım. doğru yapmış yapan kişi. laflar hazırlamış, iyi etmiş.
not: tabi bu söylediklerimiz laf hazırlayanın hulusi olma ihtimaliyle alakalıdır.
birinden duymam halinde o kişinin yanaklarını sıkıp sıkıp mıncıklama hissi, tarifsiz bir sevgi ve sempati uyandıran cümlecik - seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım - eee neymiş bakalım lafların agucuk bugucuk, sen ne tatlı şeysin öyle - şeyy, unuttum, heyecanlandırma yaa
yahu ben ömrümde hayatımda, zihnimde tekrarlayıp yuvarladıkça bu kadar güldüğüm bir cümle görmedim. cümlenin komikliği bir tarafa, geniş geniş mecralara da itiyor adamı. konsantre gibi, sulandırıp sulandırıp içiyosunuz.
güzel bir fon müziği eşliğinde siyah pardesülü yüzü görünmeyen bir adam bardaktan boşarcısana yağan bir gece yağmuruna tutulmuş, şapkasını tuta tuta bir telefon kulübesine atar kendini. biraz kurulandıktan sonra siyah deri eldivenlerini çıkartır, ardından pardesüsünün içinden zar zor, buruşmuş bir kağıt çıkarır. yağmur telefon kulübesini döve döve yağarken arkaplanda sapsarı şimşekler çakmaktadır. üşüyen kahramanımız yüzünü buruşturup hızlı hızlı ceplerini yoklar ve bir de bozukluk çıkarır. aceleyle makineye atar, asabi ve aynı zamanda kendinden emince numarayı döndürür. ahizeyi omzuyla kulağı arasına dayayıp kağıdı düzeltir, döndürür. arka fonda çalma sesi gelir telefondan. uzun uzun çalar. kahramanımız içinden konuşur. telefon çalar çalar ve bir bant kaydı duyulur.
-diiiiit... ben mahmut... şu anda dışarıda olduğumdan size cevap veremiyorum. bir notunuz varsa sinyal sesinden sonra bırakabilirsiniz........... diiiiit.
ses kesilip kahramanımız kağıdına yazdıklarını yavaş yavaş okurken ekran kararır..
anahtarı kilide sokup yorgun ve bezmiş bir vaziyette kapıyı açan mahmut sessiz sakin montunu ve atkısını asarak salona girer. bir an önce eline viski bardağını alıp köşedeki koltuğuna yayılmanın hayaliyle yanıp tutuşmaktadır. ceplerini boşaltıp lavaboya gider, gelir. büfede fransa'dan gelme kaliteli viskisini kısacık bir bardağa doldurur ve koltuğuna oturmadan önce telefonun kumandasını alır. oturup viskisini yudumlarken kolunu uzatıp kumandayla telesekreteri açar.
-üç yeni mesajınız var. dinlemek..
mahmut telesekreteri dinlemeden kumandayla bir düğmeye basar. ilk mesaj duyulur.
-diiiiit.. mahmut bey ben muhasebe departmanından ferit. pazarlama bölümü çalışanlarına yaptığımız zammın oranı bize 12.50 olarak bildirilmişti ama muhasebeye gönderilen dosyada oran farklı belirtiliyor. cep telefonunuz kapalıydı. bize ulaşırsanız sevinirsiniz.. diiiiit.
mahmut şöyle bir oflar. işler.. işler.. işler.. sıkılmıştır artık. kumandasından ikinci mesaja geçer..
-diiiiit.. ben selma. hani geçen hafta quiz bar'da tanışmıştık. o gece nereye kayboldun? telefonunu da vermemiştin? şanslıymışım ki barın garsonundan evinin telefonunu alabildim.. beni ara. numaramı veriyorum. sıfırbeşyüz..
mahmut daha da oflar bu sefer. kumandasından bir diğer mesaja geçiverir. tek gecelik bir ilişkidir işte. uzatmanın alemi nedir? sıra üçüncü mesajdadır. mahmut viski bardağını yavaşça dudağına götürür.
-diiiiit.. seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım!!
mahmut'un eli titremeye başlar. o ses.. paniklemiştir.
-.. bir! sen çok salaksın!
mahmut sıçrar koltuğunda. viskisinin bir kısmı havada uçuşur. eliyle kalbini tutar sıkı sıkı. gözlerini yumar. neredeyse ağlayacaktır.
-.. iki! sen bir çürük yumurtasın!!
mahmut daha da fena sıçrar, artık kontrolden çıkmıştır. dualar okumaya başlar. gözünden yaşlar gelir. ağzından tükürükler çıkarır.
-.. üç! seni çok pis yapıcam!
mahmut'un dayanacak gücü kalmamıştır. koltuktan düşüp yere yığılır. önündeki sehpa ve viski şişesi yere düşer. karede boş viski şişesi yeşil-sarı parlarken mahmut'un titreyen elleri ve hıçkırdığı görünür.
arkadan telesekterin cılız sesi konuşurken mahmut başına gelen korkunç felaketle gözleri fal taşı gibi açılmış ölü bir şekilde yatmaktadır. kamera mahmut'tan ve akabinde salon'dan uzaklaşıp pencereden çıkar. apartman görünür gecenin karanlığında. ve sisli şehir. şimşekler çakmaktadır izmir'e. gök gürüldemektedir. bu gece bir canı daha almıştır kahramanımız. mahmut'un henüz kanı soğumamışken o bir sonraki kurbanı için laflar hazırlamaya başlamıştır bile...
- seni kiniyorum ve sana laflar hazirladim - abi sen o lafların üzerine hafif bişiler al ben geliyorum. elektrink meselesi. kesikti de abi. hazırlanamadım ben yeterince. yani kendimi tam hazır his... - kes be!