signifier signified ilişkisi *


orijinal ekşi sözlük görünümüne dönmek isteyenler için tarkan'dan geliyor:
başlık içinde ara
 fb  ie8  ws 
no kitty!
  1. ton baligi signified
    ton baligi konservesi signifier
    (bkz: postmodernizm)
    (mia, 20.06.2000 19:29)
  2. (bkz: significant)
    (nevermind, 20.06.2000 21:37)
  3. beraberce sign ı olustururlar
    (ultraviolent, 17.06.2001 18:02)
  4. signifier signified'i signify eder. (bkz: aliterasyon)

    ayrica (bkz: sign signifier signified)
    (yok, 18.06.2001 23:13)
  5. gösteren/imleyen ile gösterilen/imlenen ilişkisi..
    bu ilişkinin medium'u da gösterge'dir/ im'dir....barthes'in deyimiyle gösterge bir kağıt gibidir.gösteren bir yüzü , gösterilen ise öteki yüzü...
    bu ilişki böylece vuku bulur...
    (bkz: ferdinand de saussure)
    (tadzio, 10.06.2002 19:04 ~ 19:11)
  6. singifier ve singified iliskisine benzer aslinda ozunde. iki iliskide de bi iletim vardir, cizilen iliski oku tek yonludur, araciya ihtiyac duyar.
    (billythetheorist, 07.12.2003 06:16)
  7. (bkz: are you talking to me)?
    (507, 07.12.2003 06:17)
  8. signifer: sozlukteki banner
    signified: banner'a tiklaninca yonlendirildigi ba$lık...
    (pele, 02.12.2004 01:51 ~ 20.11.2005 17:32)
  9. arbitrarydir, sigaraya sigara denmesinin bir sebebi yoktur tamamen keyfidir. ama bu dilin tarihsel yapisinda kendini gostermez, turemis sozcuklerde oldugu gibi. ama yapisalcilik da zaten tarihselciligi pek kaale almaz.
    (semsa, 04.03.2005 00:32)
  10. kelimeler ele alındığında, signifier dediğimiz şey belli bir ses ve yazı iken signified o ses ve yazının kafalarımızda canlandırdığı görüntü ile oluşan anlamdır. yapısalcılık ile saussure bunu öne sürmüştür. enteresandır.

    hatta daha da derine gidildiğinde, signifiedların signifierlara bağlanmasının temelinde kültür ile alışkanlık ile gelen ve her topluma göre farklılaşan semboller vardır. misal signifier olarak "kırmızı" dediğimizde türkçe bilenlerin aklına kırmızı renk gelir bildiğimiz hali ile, ancak türkçe sinyalleri bilmeyen birisine hiç bir şey ifade etmez. bir signified olabilmesi için, onun kodunun bilinmesi gerekir de diyebiliriz bir anlamda. bunlar da tabi ki sign, yani işaret, oluşturuyorlar. bu da yapısalcılığın temelidir, dil yapılandırılmıştır ve bir sistemi vardır.

    katılan vardır, katılmayan vardır, ama bu da budur.
    (zortezurtek, 28.03.2006 21:21 ~ 21:25)
  11. signifier signified ilişkisinde belli bir kelimenin ya da kodun belli bir görüntüyü tanımlaması veya ne olduğunun anlaşılması dışında, bu ilişki ile o görüntünün ne olmadığı da ortaya çıkar.

    daha önce verilmiş bir örnek olarak kırmızıyı ele alır isek kırmızı kelimesi kırmızı rengi canlandırmamızı sağlar, bunun dışında kırmızı olmayan bütün diğer renkleri de ister istemez düşünürüz.

    bu da bu ilişkinin başka bir boyutudur, ama bunun üzerinde fazla kafa yorup zihinde arşivlenen bilgiyi allak bullak etmemek lazım eğer ki bu konulara yeni el atılıyor ise.
    (zortezurtek, 01.05.2006 23:47)
  12. (bkz: ceci n est pas une pipe) (bkz: #9592067)
    (mistaken identity, 15.11.2007 23:16)
  13. en güzel tanımı joseph kosuth'un one and three chair'ında ayan beyan ortadadır. söze gerek duymadan anlaşılır her şey içsel bir şekilde.
    http://www.ac-amiens.fr/...tiques/capes04/kosuth1.jpg
    (divina, 15.11.2007 23:26)
  14. "what's in a name? that which we call a rose by any other name would smell as sweet."
    "romeo and juliet", act 2, scene 2
    (kizarmis patates, 02.03.2008 22:25 ~ 22:27)
  15. (bkz: #13490151)
    (kizarmis patates, 04.08.2008 01:28)



copyright © 1999-2012 sourtimes entertainment