butun bu pop star yarismalarinin asli olan "x factor"un yaraticisi ve yayin hakki sahibidir kendisi ve yayinlanan her yeni ulke -kendisi juride olsun olmasin- kendisine kazandirilan tonlarca para demektir.
ingiltere'de kendisi jurideydi. program cok tutunca amerika'ya tasindi. o juride kendisi yoktu ve program ingiltere'de tuttugu kadar tutmadi. bunun uzerine kendisini amerika'ya juri uyesi olarak transfer ettiler, ki sonrasinda orada da cok tutmaya basladi.
kendisi yarismadan once ozellikle ingiltere'de bircok unlunun menajerligini yaparak yildizlar yaratmistir.
orjinal adamdir, jurideki bircok adam abuk subuk yorumlar yaparken bu adam "arabamdaki radyo kanalinda su dinledigimiz sarki calsa aninda kanali degistirirdim", "lise korosu diil burasi" gibisinden orjinal ifadeler kullanir. tamamen olumsuz seyler de soylemez aslinda, olumlu seyler de soyler, ama soyledigi olumlu seylerde bile bir olumsuzluk vardir, or: "su sergiledigin performans, aslinda bizim burada gormeyi bekledigimiz performansken, malesef burdaki butun yarismaci gecinenlerin uc gomlek uzerisindeki performansti" gibi.
adam gibi judgement (yargi) bildirebilen, durumdan etkilenmeyen, kara gozune, yay kasina bakmadan ne ise onu tespit edip soyleyen paranin dibine vurdugu icin rahati yerinde olan gayet bilgili bir elestirmendir. paula abdul "cok guzel dansetti, ordan aldi benim puanimi" dediginde "guzelim, bu ses yarismasi, dans yarismasi degil, sen ne diyorsun" diye hirlamasi ile gonlume taht kurmustur. ayni zamanda "ben sana elemelerde boyle boyle demistim, yanilmisim, hem de cok yanilmisim, cok basarilisin, devam" da diyebilen tek adamdir.
e2 sayesinde keşfettiğim, yarışmacılarla olan uslubuna bayıldığım, yansıtıldığı gibi olmayan adam(ben nereden biliyorsam artık)
beğendiği yarışmacılara açıkca "çok güzeldi" diyebilen, beğenmediğine ise "beğenmedim" deyip çok abartılı bir karakter olmadıkça acımasız eleştiri yapmayan, acımasız olmak isterse de bir tonlamayla olayı bitiren aşmış adam. benim ingiliz erkek takıntımı gülümsemesiyle körüklemiştir. düz renk(genellikle gri) tişört kot pantalon adamı.bir de saçları daha kabul edilebilir olsa tam olacak.
punk'd programında kendisine, biraz fazlaca dolar değerindeki arabası ile ilgili bir şaka yapılmıştır.
kesinlikle karizma ötesi bir şahıs.. olgun yaşına rağmen moda dergilerinden fırlamış gibi bir hali ve gıcıklık derecesinde ukala olmasına rağmen çok "cool" bir tavrı var. sanırım yarışmaya katılan çoğu kadının asıl amacı, şov yapmaktan ziyade bu adamı görmektir. (ki ben olsam ben de öyle yapardım) herif hiç gülmüyor, kalemini kemiriyor, yan yan pozlar veriyor, karşısındakini deli gibi süzüyor. güldü mü de ortalık karışıyor. o nasıl şey, sen biliyorsun ya rab!?
tüm sebepleri vermesine rağmen nefret edilemeyen adam. karizma.. çok tecrübeli bir müzik adamı ve prodüktör. pound milyoneri. american idol amerika'nın hatta tarihinin en çok izlenen şovu ve bu başarıyı simon cowell'a borçlu. hem idol'da hem de ingiltere'de x factor'da jüri üyeliği yapıyor. fakat asıl zevki x factor'da alıyor kesinlikle. amerikalılara tahammül edemediğini düşünüyorum*. eleştirileri acımasızca ama her zaman doğru ve ne kadar aşağılarsa aşağılasın insanları, kimse onu sevmediğini söyleyemiyor. x factor'da birinden ilk kez özür diledi, 80 yaşlarındaki edna'dan. ve edna yıldız oldu. 1. video edna (özür), 2. video başarısız, ilginç aday adaylarının seçmeleri ve edna'nın final gecesinde bu adayları müthiş sunumu ve 3. video, bu adayların şovu:
tam adi simon philip cowell. 2005 senesinin eylulunde bir yanlislik sonucu tanismak zorunda kaldigim insandir. tanis olmamizin ardindan ortaya cikan ve en az 1 saat tartisilan sey sayin simon cowell in sofore ihtiyaci var midir yok mudur konusuydu. konu kapaninca bana gayet normalmis gibi hangi siniftan oldugumu sordu. ickim bogazimda kaldi, basim dondu, gozum karardi, yardim istemek icin etrafima bakindim beni kurtaracak kimse yoktu. agzimdan ancak what kelimesi cikti. sonra da ben wasp degilim diye konuyu gecistirmeye calistim. ne alakasi var deyip guldu. buradakini sormuyorum zaten turkiye de hangi siniftansin dedi. fuck off diyemedim, oharayla kaldi tepkim. halen bir cevap bekliyordu ‘working classtir herhalde’ dedim. ‘bless your soul’ dedi gene guldu. ortalama alti zekaya sahip oldugumu yada espiri yapmaya calistigimi dusundu herhalde. intermediate seviyesindeki ingilizcem kendisiyle herhangi bir tartismaya girmeme musade etmedi. where is the loo bahanesiyle oradaki ekuriden kactim ben. vay anasini sayin seyirciler diye diye de tum gece ictim.
zamanında take that ve spice girls icin gelen menajerlik tekliflerini, daha yakın bir zamanda ise viagra'nın 2 milyon dolarlık reklam ve basın sozculugu teklifini kendisine hakaret sayarak geri cevirmi$tir. westlife'ın ba$arilarinin mimarıdır. konu yari$malar ve juri uyeligi oldugu zaman turkcedeki kar$iligi armagan caglayandır.
ayrildigi sevgilisi terri seymour'a ayrilik hediyesi olarak 4 milyon dolarlik bir ev ve 5 milyon dolar veren yapimci, televizyoncu, american idol jurisi. "ayrildik ver cd'lerimi, sana aldigim hediyeleri geri" diyenlere duyurulur.
pesin edit: buradan kadinlarin ayrilik hediyesi bekledigi sonucuna varmayin sakin. ama varsa kenarda bu is icin ayirdiginiz bir 9 milyon dolar, elinizi de korkak alistirmayiniz.
yıllık kazancı 50 milyon sterlin olan müzik prodüktörü. bir yandan buggatti kullanıp, diğer yandan kol baskıları defolu t-shirt'ler giymesiyle ünlüdür.
britain's got talent elemelerinde susan boyle tarafından çok ama çok feci göt edilmiştir. yüz ifadesi görülmeye değerdir. neyse ki sonunda susan boyle'un hakkını da teslim etmeyi bilmiştir.
genel görüşün aksine simon cowell'ı seviyorum, kötüyü itin götüne soktuğu gibi iyiye de hakkını veriyor kesinlikle. kötü olduğunun bilincine varmadan karşısına çıkan da adamın vaktini harcadığı için hak ediyor "worst..." ile başlayan cümleleri.
lakin seçmelere katılan bir yarışmacı için yaptığı yoruma kıl oldum, öyle böyle değil. aday sihirbaz bir kadın, sıkıcı bir gösteri yapıyor bitiriyor, simon ise yorum yaparken kadının sesine bok atıyor (ki dediğim gibi kadın sihirbaz, şarkı söylemiyor). konuşma sesine kötü diyor yani. videosu şurada:
acun ilıcalı'nın ithal edeceği format sonucunda seneye bizlerle beraber olacağı söylenen yarışma programlarının ünlü jüri üyesi, ingiliz müzik prodüktörü. tam bir polemik makinası, ama yine de stili çok hoş. gerçekten çok konuşacağız, çok tartışacağız bu adamı, hissedebiliyorum.
x factor'de diğer jürilerin yarışmacılarına acımasız* eleştirilerde bulunup, kendi yarışmacılarını 'canım cicim süpersin übersin' şeklinde sevip koruduğu için pek adil olmayan kişi hastasıyız o ayrı...