yaz akşamlarında ,zevkle kurulmuş,denizi gören bir sofranın başında,etrafınızda adam gibi içmeyi bilen can dostlarınız da var ise,hele bir de buzlu rakı mevcut ise kesinlikle zaman kavramınızı yok eden,dostlukları daha da bir sağlamlaştıran olay.
arapça'dan yola çıkıp farsça'da konaklayıp türkçe'ye vardığında başına ilginç şeyler gelen sözcük. başlangıç noktasında "birinin yoldaşı olmak", "topluluk", "değiş-tokuş", "eşlik etme", "ilişki" sözcüklerinin çevrelediği bir anlam alanı vardır. farsça üzerinden türkçe'ye gelirken her yolcu gibi değişir. yoldaşlığın gereğidir bu, gittiği yerdekilerle ve birlikte gittikleriyle eski bütünlüğünden ayrı yeni bir "diyalojik" alan oluşturmak. işte sohbet, yoldaşlık adabı gereği "muhabbet", "söyleşme", "güft ü gû" anlamlarını alır ya da bu anlamları kendinde bulur yolculuğu esnasında. geldiği ya da gittiği yerlerin kökeninin açıklayıcı olamayacağı bir durumdur. bulunduğu alanı homojenize etme çabasında olan, komşu alanlarla sohbeti denemeyen her hareket sözcük olarak "sohbet"i de dışlayacaktır. türk ya da fars tasfiyecisi için arapça kökenli bir sözcüktür o, bizden değildir. arap tasfiyecisi içinse bizdendir bizden olmasına ama bizden gittikten sonra başına gelenler saflığını bozmuştur, temizlemelidir iffetini.
lafa gelince, kahveyi devre dışı bırakmakta üstüne yok..
bazen, ağız laf yapmak istemeyince, sözlükler revalüe olma aşamasında yani, sohbet bahane oluyor. zira mehmet ali önel yönetiminde artık, kahve şahanedir.
kahve brezilyalı, sohbet türktür. seçim sizin değerli zonguldaklı maden işçileri..
beyogluayhan isik sokaktan girip dumduz ilerlerken melekler kahvesi diye anilan yerin tam karsinda gorebileceginiz bir kafe. tabu,scrabble vs.. gibi oyunlar oynayabilir,pahali turk kahvesi icip - guya- ucretsiz kahve fali baktirabilirsiniz. bir de tarot fali cikmis galiba son gunlerde.capucino icene tarot gibi bir seyler yaziyordu kapida ama ben kosuyordum o sira,tam goremedim...
muhafazakar kadınların ve erkeklerin pek tabi ki ayrı ayrı zaman ve mekanlarda toplaşıp dini konular hakkında bilgi alışverşinde bulunmaları. genellikle bir hoca eşliğinde, bir takım sorular sorulması ve hep beraber dua edilmesi gibi aktiviteleri içerir. akabinde de bişeyler yenir. bu yönüyle muhafazakar kesimin günü de denebilir.
dinleyici olarak katılımından ayrı bir tad alınan. üç ahbap, farklı ses renkleriyle bıdır bıdır konuşmaktadır, yan odada başka bir işle meşgulseniz müziğe lüzum yoktur, böyle tatlı duyumu da sohbetin.
sofrada; bir kuru ekmek, bir ziyadesiyle sıvı çorba, bir de hafif kirli kaşık olunca daha bir lezzetlidir. yatakta; ayaz varken, yıkanacak su bulunmazken, yorgunluktan gözler kapanırken daha bir uykuludur. ayakta; kara sular oluk oluk akarken, tabanda kocaman bir delik varken, yürümeye hal kalmamışken daha bir dik durur. mekanda; pus varken, ışık zayıfca içeri sızıyorken, ayaz da oraya yerleşmişken, daha bir kapalıdır. zamanda; akmazlık duruyorken, zorluk sıfat olmuşken, bir de güneş doğmamışsa, daha bir aydınlıktır. dünyada; huzur kalmamışken, sıfır büyük bir rakam iken, ve yuvarlağımız fıldır fıldır dönüyorken, daha bir sabittir. sigarada; acı tat damağa yapışmışken, dil zımpara kağıdı olmuşken, boğaza duman takılırken, daha bir akıcıdır. ahrette; sorgular sürüyorken, kapılar kapanmışken, mahşer uzarken, daha bir kısadır. içkide; şişenin dibi yaklaşırken, kadehler hızla boşalırken, gözler de kapanmışsa, daha bir dinçtir.
sefil uykusu tatlı olur demişler, işte o misal, sefilken, dardayken, birkaç tane de kurşun yarası derinlerde sızlarken daha bir güzeldir sohbet etmek... konuşmak değildir, anlatmak değildir, dinlemek değildir. sohbet etmek için, gizli bir işteşlik gerekir. aynı mevzu üzerine çoğul bir kesimin ya dertleşiyor, ya fikirlerini alıp veriyor, ya da tezatta orta yol arıyor olması gerekir. arkadaşlıktır sohbet, arkayı kollamaktır, ileriye kendi sözlerinle bakarken, arkanı fikirleriyle kollayanın başkası olduğunu bilmektir. rahatta sohbet tatsızdır, yalandır. sohbet dediğin dardayken, daralmışken yapılır. bir nevi elden tutmaktır, kaldırıp da felçli yatalağı, ayaklarına kan itelemektir. muhabbet değilidir, fuzuli konular ve kaygılar giremez içine. diller yoruluyorsa muhakkak elzem bir mevzu olmalıdır.
sürüyle melankolik niteliğinden ziyade, bir yerlerde güneşin doğmasıdır...