nasıl anlatsam nerden başlasam diye düşünürken, fark ettim ki, düşündükçe iyice saplanıyorum çıkmaza. dünya tatlısı mı desem? dünya güzeli mi desem? ikisine birbirine ekledikten sonra, dünya ortak parantezine alıp, yolun sonunu binom acılımına mı götürsem? hastalandıgım bir vakit, üşenmeden, işim gücüm var demeden, otobüs duraklarına bırakması kafiyken eve kadar getirmişliği vardır beni ki, o günkü halimi hatırladıkça hala ne kadar teşekkür etsem azdır kendisine. bir de ilginçtir, entrylerine bakarken, onun sesinden okuyorum yazdıklarını, hadi hayırlısı..
bir siralar, sas, kendisini tanimlamaya calistiysa da eksik kalan parcalar yuzunden ssg, kendisini pek guzel ucurmustu... konunun derinligi ve sonia'nin ictenligi yuzunden bu baslik hep eksik yerler kalacak sekilde doldurulmaya calisilacak, her seferinde doldurmaya calisanlar ssg tarafindan hakli olarak ucurulacaktir, iyisi mi ben de haddimi bileyim tanitmaya calismayim... (bkz: herkes haddini bilecek) (bkz: anlatilmaz yasanir)