kuzeyin venediği olarak adlandırılan, ortasında tatlı göl suyu ve tuzlu deniz suyunun buluştuğu takımadaların ortasında kurulmuş, dünyanın en kuzeyinde bulunan başkentlerin üçüncüsü. şehir'in en ortasında daracık sokakları, jazz barları ve antikacıları ile ufacık bir adada "eski şehir" yani "gamla stan" bulunur.
mercer human resource consulting'in yaptigi ara$tirmaya gore 2002 yilinin en ya$anabilir $ehirleri siralamasinda melbourne ve amsterdam ile 12. ligi payla$an $ehir.
alp turaç'ın evlenmeden önceki son bir haftasını geçireceği şehir. iş icabı canım, hemen öyle haince düşünüp bekarlığa veda partisi hayalleri kurmamak lazım kafada...
temmuz-agustos aylarinda nefis bir iklime sahip olan sehir. insan tufaya gelip yerlesmeyi bile dusunebilir. ayrica cok buyuk bir gay* festivaline de evsahipligi yapiyormus meger. (bkz: stockholm pride)
en geniş caddesi vasagatan olan, çeşitli köprülerle birleştirilmiş ufak adaları, sakinliği ve isveç' te olmasıyla beni kendine hayran bırakan, en çok yaşamak istediğim şehir.
isveçin başkenti aynı zamanda 7 tane ada üzerine kurulmuş bir şehirdirki bu yüzden suya heryerde rastlayabilirsiniz benim için ilk görüşte aşk gibiydi!!
sınırları dahilinde karolinska institute diye dünyanın en popüler medikal üniversitesitelerinden birini bulunduran şehir... gece mosebacke adlı mekanda içkinizi yudumlarken manzarasına büyülenebileceğiniz sehir...
ismini, üzerinde kurulduğu irili ufaklı 14 adaya atfen "stock" (çok) "holm" (ada) sözcüklerinden alan güzel kuzey avrupa şehri. varoşlarıyla beraber 1.750.000 nüfusa sahiptir, ama isveçliler daha çok şehir içinde yaşarlar. o yüzdendir ki metroda giderken şehir merkezinden uzaklaştıkça sarışın insan sayısında bariz bir düşüş gözlenir. burada, her milletten insan yaşar. oldukça güvenli bir şehirdir. kadınları gerçekten güzeldir, ama erkeklerinde asyalı kızlara karşı özel bir ilgi olduğu da bir gerçektir. kışın havanın 14.30'da kararması ve sabah 9'da aydınlanması, yazınsa sadece bir iki saatliğine kararması alışmamış bünyede yorgunluk, rahatsızlık, uykusuzluk ve gıcıklığa sebep olabilir. vasa museet gerçekten ilginçtir, şehrin en güzel yeriyse gamla stan ve kungsholmen'dır. eğlenmek için de slussen sahilindeki patricia isimli gemi güzeldir; gaylerin buluşma mekanı olarak bilinse de içinde restoran, canlı müzik, bar, disco gibi farklı seçenekler bulundurduğu için uzun zaman sıkılmadan takılabilirsiniz. toparlarsak, gidip görülesi bir şehirdir.
kuzey avrupa'nin en guzel sehri olarak tanimlamanin yanlis olmayacagini dusundugum baskent. deniz bir sehre ancak bu kadar yakisabilir. tarihi binalar bu kadar modern sehre uyum saglayabilir. yesil renk bu kadar dengeli dagilabilir...
eğer şehirden arabayla çıkmak isteniyorsa işler oldukça zordur . zira şehirin güneyine, kuzeyine, doğusuna, batısına kısacası her yönüne doğru 20 civarında otoban ile çıkılabiliyor ve aranan otoban bulunana kadar kafa allak bullak oluyor.