(bkz: stop animation) eheh bu linki veriom onceliklen cunku bi kazma ismini bile bilmedii bisiy hakkinda yoruma kalkishmish... gelelim stop motiona: olm bole bir olay yoktur.. bence yane.. niye derseniz eger abu gercek var olmayan dunyaya en iyi insani ulashtirabilen animasyon seklidir. hattirlaynis lutfen cocuklugunuzu ..
tamam diyelimki saniyede 24 kare var..peki bir saniyelik varsayalim adim atma olayi..onceki pozisyonundamn ne kadar oteye gidebilir..1 cm filanmi?onunda bir olcusu olmali.tek sorunum bu shu an
tabuki diildir...olay shudur gunlkerce kasip karakterleri olusturmak senaryo yazmak ustune bi de cekim senaryosu yazmak.. bunun yani sira story board hazirlamak.. onun uzerinde tartishmak ... ve dijital camera (yane fotograf makinasi) ile her kareyi teker teker cekip (pil sorunlari ile ugraship) ortaya bisiyler koymadir..ki ole bole de zevkli diildir.. ister uch sene de bitsin ister on senede.. umrumda diil ben bunu yapicam bitmishtir.. (ha malzemeye gelince imkanlar ne ise onu yaparsin.. daha zor durumda olsaydik action lea deki gibi-ismini dooru yazdiimdan emin diilim-oyuncak bebekleri de kullanabilirdik.. ole de olur bole de.. )
oncelikle sabir gerekiyor bu ish icin preygamber sabri... konusmusmuyduk bunu?vede uzun bosh vakitler..ayrica surtusmeler olabilmesine raamen ish vakti iyi anlasabilen bir ekip..yetenekli yaratici bir ekip..hevesli bir ekip.. neyseki icinde bulundugum ekipde sabir disinda diger butun ozellikler gayet saalam durumda :)...sabirda gelir eher halde arkadan.. vede evet aradan frame cikararak o ish olmaz..insani en cok kasan islerden biri olmazdi...animatıorlerin tirsarak yaklastigi ish de olmazdi oyle olaydi eger
ilk stop motion film ise john stuart blackton in yaptigi humpty dumpty circus olarak kabul edilir.ama bu film sessiz sinema ve cizgi film donemindeki filmlerin 2 de 3 u gibi yuksek nitrat oranli filmlerinin tutusmasi sonucu yok olmus gitmistir.
kurban'in sorma adlı şarkısının klibide bu teknikle yapılmış bir kliptir. http://www.kurban.com dan indirilebilir. klip bir şirket tarafindan değil, anadolu universitesinden öğrenciler tarafindan yapilmiştir. ayrica primus un bazi klipleri'de bu teknikle yapilmistir. görülmeye değerdir.
sadece animasyon tekniği değil aynı zamanda da bir çekim tekniğidir. genelde herkesin slow motion olarak adlandırdığı çekimler aslında stop motion çekimlerdir,saniyede çekilen kare sayısının artmasıdır. yani montajda değil de kamera da çekim esnasında bunu yapma işlemidir, sadece kare sayısı azaltılarak değil , arttırılarak da yapılır, ters orantılı mantık, kare sayısı artarsa görüntü yavaş, azalırsa da hızla olur. montaj da yapılan yavaş okumaya göre etkisi çok ama çok daha fazladır.
çok zor bir iştir. aynı zamanda hep kalkışmayı hayal ettiğim ama hiç cesaret edemediğimdir.
bir kere saniyede 25 karelik bir film çekmek demek; her kare için harcanan sürenin, çekilecek şeyin detayıyla doğru orantılı arttığı düşünülürse; bir dakikalık film için günlerce, haftalarca uğraşmak demektir.
nedir bu kadar uğraştıran; kullanılan kuklalar ve maketlerdir tabii. jan svankmajerin ilk zamanlarda yaptığı gibi taşları oynatmak belki o kadar zaman almaz ama the nightmare before christmas gibi bir filmde, sadece jack skellington karakterinin mezarlıktaki kıvrık kayadan aşağı bir adım atması ve bu arada kayanın da kıvrık ucunun bir santim açılması için en az birkaç gün uğraşıldığını tahmin ediyorum.
bu teknik için kullanılan kuklalar, çok özel kuklalardır. bir insan figürünün kendi başına ayakta durabilen ve bütün hareketleri yapabilen bir kukla olabilmesi, o kukla için de çok uğraşıldığını ve belki binlerce dolar harcandığını gösterir. en basitinden eklemleri en büyük derttir. her hangi bir kuklayı ipli yapabilir, ipini çekip bırakarak hareket etmesini sağlayabilirsiniz. ama bir stop motion kuklasının eklemine bir açı verip bıraktığınız zaman, milim kıpırdamadan o şekilde uzun süre durabilmesi gerekir. yoksa çektiğiniz her karede bacak başka açıda çıkar ve arka arkaya gösterdiğinizde temiz bir hareket yakalayamazsınız. kuklayı hamurdan da yapabilirsiniz, bunun için özel hamurlar vardır ama onun da zorluğu, hamuru şekillendirirken, hep aynı yüzey düzgünlüğünü korumaya çalışmaktır. yüzler biraz daha kolaydır, her ifade için ayrı yüz yapıp sürekli değiştirmek gibi bir yöntem vardır, ama bunun için de yüzlerce yüz hazırlanmalıdır. muhtemelen bu yüzlerin boyutu da birkaç santimi geçmez. dekor için de benzer zorluklar söz konusudur ama bir insan figürü, bir sahnelik dekora bedeldir. yapılması en zor şeylerden biri de sıvılardır. akan bir şeyi kare kare durduramazsınız tabii ve sadece bu sahneyi gerçek çekeyim de montajlarım demekle de olmaz, sırıtır. sıvıları da hamurdan yapmak gibi bir seçenek vardır ama gerçekçiliği yakalamak zordur.
hareketlerin zamanlamaları iyi hesaplanmazsa, gerçekçilik sağlanamaz. bir adım atmanın ne kadar zaman aldığı, bu zamanı saniyede 25 kareye böldüğünüzde hangi karede bacağın anatomik olarak hangi konumu alacağı, bu işin temel meselelerindendir.
bütün bunların her bir kare fotoğraflanmadan önce hazırlanması, yani karede gözükecek her şeyin, o karede olması gerektiği hesaplanmış konuma getirilmesi asıl zaman alan şeydir. nightmare before christmas bu yüzden büyük bir filmdir. şu anlattığım basit teknik açıklamalardan sonra, filmin başındaki jack skelington’ın geldiği, alev alarak havuza atladığı ve onlarca karakterin hep birden hareket ettiği sahneyi tekrar düşünürseniz, tim burtonı filmin galasında salya sümük ağlarken hayal edebilirsiniz.