you look just like sylvia (well, you look like her to me) the way she wore her hair then oh, the way she used to be i've not seen her for a long time though i've heard she's still around her father's living with some girl who's a year younger than her
she's living in the country now, yeah oh, she's trying to get better her beauty was her only crime yeah, i remember sylvia
so keep believing and do what you do i can't help you but i know things are gonna get better and please stop asking what it's got to do with you oh keep believing, 'cos you know that you deserve better
who's this man you're talking to? can't you see what he wants to do? he thinks if he stands near enough then he will look as good as you and he don't care about your problems he just wants to show his friends i guess i'm just the same as him oh i just didnt know it then
i never understood you really and i know it's too late now you didnt ask to be that way oh i'm sorry sylvia
so keep believing and do what you do i can't help you but i know things are gonna get better and please stop asking what it's got to do with you oh keep believing, 'cos you know that you deserve better
oh it's true, yeah
so please stop asking what it's got to do with you oh keep believing, 'cos you know that you deserve better oh yeah you know that you deserve better oh yeah you know that you deserve better oh, sylvia.
sylvia plathı gywenth platrowun canlandırdığı, şairin hayatının, özellikle eşi ted hughes ile olan ilişkisinin anlatılğını duyduğumuz, bir an önce gelse de seyretsek diye sabırsızlıkla beklediğimiz film..17 ekimde amerikan sinemalarında gösterime girecektir, resimlerinden gördüğümüz kadarıyla, zaten iyi bir seçim olduğunu düşündüğümüz gywenth paltrow en az sylvia plathın kendisi kadar güzel olabilmiştir, umarız filmde böyledir.. bekliyoruz.
bulgaristanda türkçe olan ismi değiştirmenin zorunlu olduğu zamanlarda adı s ile başlayan bayanlara genelde verilen isim, örneğin bütün sevinç'ler sylviaolmuştur
geçende televizyon kanallarının tekinde gwyneth paltrow'un beraber olduğu artık herkesçe bilinen chris martin ile, siyahlar içinde teşrif ettiği londra galasından ve filmden görüntülere rastlanılan, merakla beklenen film.
sylvia plath'ın kızı freida hughes tarafından bir şiirle protesto edilmiş filmdir ayrıca.. populer sinemaya annesinin bir nevi kurban edildiğini düşünmektedir sanki.. :
now they want to make a film for anyone lacking the ability to imagine the body, head in oven orphanin children..the peanut eaters, entertained at my mother's death, will go home each carrying their memory of her, lifeless- a souvenir. maybe they'll buy the video.. they think i should give them my mother's words to fill the mouth of their monster their sylvia suicie doll.
bu filmdeki gwyneth paltrow için "sexy" ve "erotic" diye yorumlar var. peki hani sylvia plath bu filmde? nerde? ben sadece bi evlilik, bi aldatma, bi boşanma, iki de çocuk gördüm. öpüp başımıza koyduğumuz sylvia plath'in bulunmadığı bi film olmuş. olmamış.
bitip bitip yeniden baslayan sarki. vurucu etkiler hissedilebiliyor. lakin bundan once seductive barry oldugu icin bu sarkiya ulasmak bayaa zaman aliyor.
filmin sadece sylvia plathin deliliği ve intiharı üzerine olması, ayrıca sylvia plath için kibirli gwyneth paltrow un seçilmesi filmi gözümden düşürdü bir kere. freida platha canı gönülden katılıyorum. neyseki ted hughes için ses tonu gerçekten güzel olan daniel craigi seçmişler filmi daha bir izlenesi kılmışlar.
kiralik katillerini bile pazarlayan ruh hastası bir ülkenin güzel bir kac parcasından birini daha pazarlayarak ve bunu yapılabilecek en duygusuz en kotu ve cirkin sekilde yaparak nefretimi güclendirdigi bir boka benzemeyen deli bir kadın olsun,tavuk gibi ortada gezinen cocuklar olsun birde film bunun ustune hic bisey anlatmasın anlasılmaz olsun sacmalayalım sanat sansınlar mantıgıyla cekilmis sinirlendiren film.
yusuf eradam ın, bu ayki*milliyet sanat daki yazısında geçen bir yorumuna göre, güzel kadın sylvia* nın tüm sanatını, dalgalanmalarını, kadınlığını, sanatçılığını, işte tüm kimliğini kısaca, bir erkek* üzerinden, kadınsılığının* zaaflarına bağlamış, bekleneni vermekten çok uzak bir filmdir*.
bir sure once sans eseri cd sini bulup izledigim igrenc otesi bir film. yaraticiliktan uzak, kotu...cok kotu.... zavalli sylvia nin kemikleri sizim sizim sizlayacak , hayranlari yonetmenin ustune cullanacak, olay cikacak olayyy.
berbat bir film.. sylvia plathi anlamaktan aciz insanların, sylvia'yı zaafları olan aciz biri gibi göstererek ted hughes'ı aklamaya çalışan, zırvalar silsilesi.. film boyunca evde hem hughes'a hem filmi çekenlere ana avrat düz gittim.. halen sinirlerime hakim olamıyorum.. bırakın bazı şeyleri de paraya çevirmeyiverin, çok mu yani, bak yine sinirlendim küfredip sözlükten atılacam sizin yüzünüzden... neyse...
"keşke gitmez olaydım" dedirten, hollywood film yapımcılarının elinden çıkmış olduğu her halinden belli, aşırı yüzeysel bir senaryoya sahip, "ne yapsak da entelektüel kimseleri de sinemaya çeksek" fikriyle ortaya çıkmış bir film. ne yazık ki filmde sylvia plath in hayatından çok, kıskançlığının ve verimsizliğinin ruh sağlığını tehdit ettiği zayıf bir kadın tasviri kullanılarak kolaya kaçılmış.belki de çok fazla şey beklemeden gitmek gerekiyor bazı filmlere, hayal kırıklığına uğramamak adına.
--- spoiler --- senaryo diye birsey yok mu burda dedirten film. sylvia plath sanki alelade once mutlu ask yasatan sonrada boynuzlanan bir kadinmis gibi sadece bundan ibaret yapmislar filmi dolayisiyla koskoca sylvia plathi. nasil bir kadindi, siirleri nasildi, onlari yazmaya iten neydi, olume iten neydi, hic. bos. ama merakini yenemeyip gidecektir tum sylvia plath okurlari. ve girdikleri gibi de cikacaklardir hic degisemeden zenginlesemeden. --- spoiler ---