her üniversite ögrencisinin karsilasabilecegi, karsilastigi ve hatta mezun olduktan sonra bile kurtulamayacagi bölümleri ve meslekleri ile ilgili yorumlar.
iscilerin yeni girmis makine mühendisi hakkindaki yorumlar;
- bak mesela su yeni giren mühendis var ya... - ee...! - cnc nin "s" sinden bile anlamiyo... - cnc'de "s" var mi ki lan? - neyse iste, anlamiyo...
mahallenin genclerini toplayip hangi universiteyi kazandiklarini soran bakkalin birinden felsefe yanitini alinca "annen baban cok uzulduler mi duyunca" diye sormuslugu vardir guzel ulkemde...
arkadaşım radyo sinema televizyon bölümünü kazanıyor iletişim fakültesinin... birinci sınıfın yazında komşu sesleniyor buna: + faruuuk, yavrum şu televizyona bir bakıversen... tüpü mü bitti nedir (televizyon bozulunca bilen bilmeyen tarafından konulan klasik teşhistir bu)... - efendiim.. hı rukiye teyze anlamadım!? +canım sen radyo televizyonu kazanmadı mıydın, anlarsın zahar nesi bozuldu bu televizyonun... ikinci bahar var bu aksam ay çok merak ediyorum sultan evlencek mi şu zengin ama pek bir moloz ihtiyarla... - biz okulda bu tür şeyler öğrenmiyoruz rukiye teyze, ben televizyon tamircisi miyim allasen..? +radyo televizyonun neyini öğrenionuz be yavrum peki okulda... bitirince neci olcan yani sen? - (nasıl anlatılır ki bu şimdi, ben de bilmiom desem olmaz) yönetmen olacam yönetmen rukiye teyze... +film mi çekecen yani? - evet evet tabi... +e o zaman radyo ne alaka be yavrum... hem bu bölüme niye o zaman rejosörlük bölümü dememiş bunlar... iyi iyi hade başarılar... ben bir tamirci bulam da dizi kaçmasın aksama.... - (bizimkinin iç sesi) tabe canım yalan demedim... yönetmen olacam, yönetmen... tarantino kimmiş, kubrick kimmiş ben ne filmler çekecem... bekleyin beni he heyt...
şimdi bir mankenlik ajansında ofis boy olarak çalışıyor faruk...
bakkal: apartmana yeni gelenler nasıl? adam ne iş yapıyor? seyit: söylemedi, gizliymiş.. bir diğer kapıcı: pezevenk mi?! seyit: lan bu devirde gizli pezevenk mi kaldı?
bu yorumlar jeoloji mühendisliği için pek değişmez.hep deprem odaklıdır...
- hangi bölümde okuyosun? - jeoloji mühendisliği... - depremci olcan yani... - :) hı hı evet... (allah belanı versin dümbük herif...)
- hangi bölümde okuyorsun çocuğum? - jeoloji mühendisliği teyze... - sizin böyle daha çok deprem konulu di mi? - evet teyze... hiç öyle zemin mekaniği, kaya mekaniği, mineraloji, petrografi, hidrojeoloji, sedimantoloji, paleontoloji falan gibi şeyler yok bizde... her gün okula gidip, hocalarla ne zaman deprem olacak onu tartışıyoruz...
- abi ne iş yapıyosun sen? - diş hekimiyim. - haa. dişi kaça yapıyosun? - ??? - neyse ben bi gün geliiim sana. dükkan nerde senin? - muayenehaneyi mi soruyorsunuz? - he. iki diş çekilecek. oraya iki diş koyarsın. bi dakkalık iş yani. - bi muayene ederiz önce. - yok yok, muayeneye falan gerek yok. bak, aha şurda, çekilecek işte. - bir temizlik gerektiği anlaşılıyor. önce taş temizliği yapar sonra ortaya çıkan çürüklere göre bir tedavi planı.. - ya doktor ne temizliği? onlar dişi koruyan kabuk. temizlik mineyi çizer. hem bi kere yaptırdın mı alışkanlık oluyomuş, hep yaptırman gerekiyomuş. - sen tırnağın uzayınca kesmiyo musun? taş birikince de temizlenir. - aynı şey değil. sen biraz acemisin galiba. he he he. - evet ben acemiyim, sen sakın bana gelme. - tamam da fiyat bilmek bakımından soriim, hakkat dişi kaça yapıyosun? - hangi dişi, vaka ne, kaç tane, ne diyosuuun. yapmıyorum ben diş falan. - tahmin ettim zaten. acemisin sen.
-ne okuyon sen delikanlı? -bilgisayar mühendisliği -heee. bizim oğlanlar da bilgisayarın başında her gün. hepsi prooosörrr* oldular vallaha. sen oku tabi, iyi olur -ehehehee (sktir lan)
- sizin oğlan ne oldu şimdi? + * bilgisayar programcısı. - ne? + bilgisayarcı * - a a a, onun için de mi okul varmış? + var - e bizim bilmem kimin oğlu da bilgisayar kursuna gitti, o da bilgisayar biliyo şimdi, ne diye okudu sizin oğlan? + ....
- sen ne mezunusun asker - su ürünleri mühendisliği komutanım - hee balıkçısın yani - tam anlamıyla değil, şimdi şöyle oluyor komutanım...... - tamam tamam uzatma bundan sonra misafirhanedeki akvaryumu sen temizleyeceksin.... - emredersiniz komutanım ( !?*# )
- ne iş yapıyon hocam sen? - ressamım. - boyuyosun yani. - eee, evet. - benim babam da boyacı. bak meslekdaş çıktınız. gürsel çavuş derler. askerde çavuşmuş da babam. tanır mısın? - yok. ben badana yapmıyorum efendim. resim çiziyorum diyeyim. - haaaaa. vay pikassooooo, naber lan. - efendim? - ha ha ha, yok bişii. benim birader de osman amcanın lokantaya ceylanlı şelaleli şeyler çizdiydi. ama para etmiyo sizin meslek. üç kuruş bi şey aldı. - ben sürrealist çalışıyorum. güzel sanatlar mezunuyum. - ya olsun, üzme kendini. bi iş bakarız sana. elin fırça tutuyo nasolsa. pedere bi söylerim ben. - saol.
- hangi bölümde okuyorsun? - amerikan kültürü ve edebiyatı. - amerika'nın kültürü mü varmış? 200 yıllık ülke.
yüzeysel amcamın gömlek cebinde marlboro vardır, onu yakmak için harvey davidson logolu zippo kullanabilir ama bunların başlı başına bir kültür olduğundan haberi yoktur tabi.
$ahsen en olumcullerinden biri saglik cali$anlari icin gelir;
- nereden mezunsun lan? + hede hodo universitesi - hangi bolum teres soylesene!? + tip fakultesi. - haa hocam helal, eee ne doktorusunuz? + hekimlik yapmayacagim ben. - e ne diye okudun onca sene? + sanane amina koyayim, sana neeeee!
içimde yara olan yorumlardır maalesef..üniversitenin maliye bölümünü kazandım. eş dost soruyor tabi "nereyi kazandın" diye..maliye diyorum. bütün akraba, eş dost, sohbet ortamında insanlar vs..hepsinin ortaklaşa yaptığı yorum şuydu:"oo iyi, girersin maliyeye, rüşvet müşvet, o biçim yolunu bulursun..aman sakın ihmal etme..cebine bakacan bu devirde. zaten tezgaha uymazsan seni tutmazlar, sürerler vs.." sadece akrabadan bir kişi "aman elinherifi, namusunla çalış da en azından bir tane namuslu memur olsun şu memlekette" dedi. sadece bir tek kişi...ama aynı insanlar memleket meselelerinden bahsedilen her sohbette rüşvet yiyen memurdan ağlarlar, ülkenin kötü yönetildiğinden şikâyet ederler..bir başka sohbette memura avanta verip işini nasıl hallettirdiğini sanki iyi bir halt yemiş gibi ballandıra ballandıra anlatırlar. sonuçta maliyeye girmedim, o işi de yapmadım ama öğrendim ki biz kendi kazığımızı toplum olarak kendimiz yontuyormuşuz.
birgün ormanda ağaçlar toplantı yapmışlar. baltadan şikâyet ediyorlarmış..bizi şöyle kesiyor böyle koparıyor, acımasız , katil vs..hararetli hararetli konuşurlarken yaşlı bir çınar ağaçı demiş ki; "boşuna konuşmayın, sapı bizdendir"...
-ne okuyorsun ? +matematik -öğretmen mi olacaksın ? +yok öğretmen yapmıyorlar direk -hesabın iyi midir? +pek değil -şu kadar paradan şu çıksa onunla şunu toplasak ne çıkar +bilemiyorum kağıt kalemle hesaplamam lazım -o kadar sene matematik okuyorsun toplama çıkarma mı yapamıyorsun ? iç ses+ sana burdan döne döne bir girsem vuracağımın hesabını tutacağım ama neyse
(eve kömür alınacaktır.) kömürcü- ne okuyosunuz gençler. w- çevre mühendisliği. kömürcü- bizim burası çok temizdir, bakmayın öyle tozlu ortalık ama bi temizlesek bal dök yala, hahaha* w- biz temizlikle ilgilenmiyoruz. bu kömürlerin kükürt oranları % kaç. görünüşe göre çok yüksek.*yeni çıkan çevre mevzuatından haberiniz varmı? bir şikayet etsek kapatırlar burayı... kömürcü- hadi ya. ee şey, bize uygun diye geliyor. bilmiyoruz biz. memeeeet, abilerimin kömürlerini yükle hemen kamyona. taşıma parası da benden gençler.
-ne işe yarıyor şimdi bu * -bir sürü hesaplama yaptırabilirim, senin iki günde çözemeyeceğin denklemleri saniyenin onda birinde çözebilir, bir sürü bilgiye erişebilirsin vs. vs. -sen şimdi benim kim olduğumu falan bulabiliyor musun bunda? sabıka, gbt falan. -yok. nereden bulayım ** -haaa. filmlerde oluyor ya, adını giriyor, sülalesi seceresi çıkıyor. ben de seni öyle bir şey sandım.