beat takeshi. japon tvlerinde komedyenlik yaparak japonyada büyük şöhret sahibi olmuş, beat takeshi olarak anılmaya başlanmıştır. ama dünya tarafından asıl tanınması şaklabanlıkla değil, başrolünde oynadığı violent cop isimli filmin yönetmeninin çekimlerin ortasında filmi bırakması ve yönetmenlik işini kitano'nun devralmasıyla olmuştur. violent cop'ta iyi bir iş çıkarmayaı başaran adamımız yönetmenliğe ısınmış, 1997'de yönetip oynadığı hana-bi ile venedik film festivalinde birincilik ödülünün sahibi olmuş, yalın stili ile kendine bir çok hayran edinmiştir. filmlerinde, seyircisinin "oyuncak ayı bakışı" (teddy bear look/stand) adını taktıkları pozu takınmayı çok sever. kikujironun yazı, a scene at the sea
televizyonda yaptigi islerle film islerini asla birbirine karistirmadigini soyler, hatta televizyondan bok gibi para kazanmasina ragmen bu paralari filmlerine yatirmaz. netekim, nagisa oshimanin merry christmas mr lawrence filmindeki ilk oyunculugunda, japon seyirciler tarafindan bir komedi unsuru olarak algilanmissa da, iki mecrayi birbirinden uzak tutma cabalari sonucunda bu problemi asabilmistir.
''sonuçta hikaye tamamen bir bahane, benim sinemam fikir sinemasından çok bir görsellik sineması...'' ''tanınmış bir oyuncunun o kadar güçlü bir imajı vardır ki filmin dengesini bozma riski taşır.'' ''sinemada en nefret ettiğim şey kameranın insanların etrafında dönmeye başlaması.'' /takeshi kitano
yığınla i$ pe$inde ko$an ve bunların hepsini de iyi yapan adam. gözlerinin altındaki $i$kinliğin uykusuzluktan kaynaklandığı malumdur. özellikle hana bi filminde hem oyuncu hem de yonetmen olarak akıllarda ciddi derece de iyi bir imaj bırakmı$tır...
japon medyasındaki neredeyse en onemli kisi. haftada 7,8 prime time tv programı vardir. stand-up showları ile unlenmistir. oyunculugu goz doldurur, her rolun adamidir. modern japon sinemasının en saygın yonetmenlerindendir. golf tutkunudur. köşe yazarıdır. şiir kitapları ve romanları vardır. ciddiye alınan resimleri vardır. şarkı söyler. beat takeshi'dir. big in japandir. gerektiginde motorsiklet kazasi yapar yuzunu felc eder, gerektiginde studyoda ciplak kosar insanlari sok eder, gerektiginde japon sinemasının gorsel acidan en carpici islerine imza atar. soylenenlere gore icin hüzün dolu bir insandir.
otoban bilet gisesine gelmeden hiz yaparak gecerken birden otomatik polis fotosu tarafindan fotolari cekilir ve elemanlar ulan o neydi yaw? makinaya mi yakalandik ki diye tekrar ayni yere donup ayni hizla mekandan gecerler ve evet yine flaslar esliginde fotolari cekilir... hafif kelle olan takeshi aabi olayin nese verici oldugu kanaatine varip onlarca kez gerek kicini gerek sikini gostererek ayni eylemi tekrarlar ve ertesi gun o fotolar karakolda onune konulur ama burasi japonyadir ve sadece parayi verir ve makandan uzaklasir hatta konuyu da bir şovunda nese ile paylasir...
girmedigi sanat dali olmayan unlu japon sanatci. jağonya'da kitano denince akan sularin durmasi da oldukca dogaldir bu vesileyle cunku sanat dallarinda eser vermenin haricinde eserleriyle de takdir kazanmistir. yuzunun yarisi felclidir yanlis hatirlamiyorsam.
battle royalede ki roluyle ilgili olarak yazilan bir yazida,"kendisi gibi oynadigi"ndan soz edilen japon kisisi. eger bu adam normal hayatta da boyleyse, japonlar bu psikopatlardan kacmak icin kendilerini evlerine efendime soyliim laboratuarlarina falan kapatip icat yapiolardir, baska bisii diil.
hana-bi de konusmayan adam tribiyle cok etkileyicidir. en cok sevilen filmleri hana-bi ve doll dur. takeshi nin tokyoda gosterilen bir tv show u cok ilgi cekici ayni zamanda sansasyoneldir. japonyada bulunan ancak japon olmayan kisilerle(genelde batililar), japonlari ayni studyoda topluyor kitano. daha sonra japon olmayanlara japonlar hakkindaki kotu gordukleri seyleri (davranis ,hareket,vs) anlatmasini istiyor.. bu program bazi zamanlar cok siddetli kavglarla son buluyor
getting any isimli izlediğim en absürd kayıtlardan biri olan filmiyle tanımaya başladığım yönetmen. yanlışlıkla ortaya çıkmış dünyayı kurtaran adam hayranlarına bahsedilen eser şiddetle tavsiye edilir
bir tür günümüz leonardo da vincisi. elini attığı her işi mükemmel yapıyor. insanın içinden herifi bulup, "sen taptuk ol ben yunus, öğret bana," demek geçiyor.
eger quentin tarantino cool olani resimliyor ve filmlestiriyorsa, takeshi kitano cool olanin ta kendisidir efendim. felç ya da ifadesiz, o yüz ile girdigi her yere cool olmasini da götürüyor. umutsuz, beklentisiz, saçmaci ve varolusla dalgasini geçen cinsten filmler yapar kendisi. bir bakarsiniz adamin biri, hem de önemli biri, vuruluverir. bir baska önemsiz karakter, durup dururken ölüverir. neredeyse hersey, durup dururken olur. belki plan yapilmistir. belki tasarilar vardir. ama yine de önemsizdir bunlar. an önemlidir. bir de siddet ile güzellik arasinda bir oran tutturan film yelpazesi çok ilginçtir kitano'nun. en siddetlisi violent cop'sa, en güzeli bebekler'dir diyebiliriz. öte yandan en garip rollerinden birisinin güzellik kavramini bir erkekte toplayan "taboo"daki samuray oldugunu söyleme ihtiyaci duyuyorum. orada bile cool'du. e ne deyim daha. bir yannot da, kitano'nun çocuk sevicilige, tecavüze, uyusturucu ve cinsiyetcilige olan nefretini her filmde aradan sagdan soldan sikistirmasi da hos bir nendir. bir filmin birçok boyutu oldugunu/olmasi gerektigine inanarak film çekmesi ile de batili diyebilecegimiz avrupa ve amerikan sinemasindan epey ayrilir. özetle, tek tümce ile anlatilamayacak cinstendir filmlerinin ne hakkinda oldugu. asmis.
2005 nisan ayindan itibaren tokyo guzel sanatlar universitesi'nde sinema ve goruntu bolumunden profesor unvani olarak yuksek lisans dersleri verecek cicegi burnunda akademisyen...