eski ezginin günlügü kadrosunda gitarist ve besteci olarak yer alan müzisyen. su siralar istanbul anadolu yakasinda bir stüdyo isletmektedir. akin eldesin albümü ve ayde mori albümü yaptigi islerden bazilaridir.
roll dergisinde ezginin günlüğü'nün 1990'daki ayrılmasından sonra nadir göktürk'ün 1993'te yeni bir grup kurup aynı adı kullanmasını hiç hoş karşılamadığını, hatta çeyrek albümü ve 25. yıl adına yapılan söylemlerden hiç mi hiç hoşnut olmadığını belirten, galiba haklı da olan müzisyen.
ezginin gunlugu nun en iyi zamanlarindan hatirlanan, hatirlandikca da husnu arkana kin duymaya yol acan guzel muzisyen. (digerleri icin bkz: emin igus, hakan yilmaz vs.) bu adamin sonradan yaptigi islere bakinca insan, kalsaydi o grup oldugu gibi kimbilir neler dinleyecektik diye dusunmeden edemiyor.
2 ekim 2008 günü tırmanış yaptığı demirkazık dağından dönerken ayağı kayarak 200 metrelik ucuruma yuvarlanıp yararlanmış, kurtama helikopteri olmadığı için kayseri ve niğde akut ekipleri tarafından kurtarılamadan vefat etmiştir.
ntv haberine göre niğde'nin çamardı ilçesinde bulunan demirkazık dağı tırmanışı dönüşünde kayarak uçuruma düşmüş ve hayatını kaybetmiş olan müzisyen... birlikte tırmandığı 5 dağcı da akut tarafından kurtarılmış... sevenlerinin başı sağolsun...
kurtarılması için helikopter gönderilmesi gerektiğini idrak etmeleri sekiz saati bulan yetkililerin işbaşında olduğu ülkede ölmüş güzel insan... kurtarılmak için tam sekiz saat helikopter beklemiş... sekiz saat can çekişmiş yani. tanju duru'nun şanssızlığı türkiye'de ölmesi mi yoksa türkiye'de doğmuş olması mı anlayamadım?!
kalır adımızla bir sokak duvarında, bir ağaç kavuğunda, bir takvim kenarında, kalır bir çiçekte bir defter arasında, bir tırnak yarasında, bir dolmuş sırasında, kalır bir odada, bir yastık oyasında, bir mum ışığında, bir yer yatağında.
bir çetenin kilit adamı olarak, aramızdan ayrıldın… bülent, erkan, akın, cem, sumru, sarp, baki, eylem, yahya, ayşe, ve daha niceleri müziğimize tercüman oldun. hem de alçakgönüllülükle, özveriyle, empatiyle, bugün önemsenmeyen değerlerle- seni sevmeyen biri yoktu, ismin gibi duruydun. bunca yıl kirlenmemeyi nasıl da başardın. aşk olsun tanju! yüzyılını şaşırmış gönül adamı tanju.
müziği seviyordun, hayatı seviyordun, ve yine hayatta sevdiğin bir şeyi yaparak aramızdan ayrıldın.
bundan 4 yıl önce, lifeline ‘new frontier’ albüm kaydını hatırlıyorum. bütçeyi çoktan aşmıştık. ama yine de stüdyona geliyordum, mutfağında kahve içiyorduk, mikslere bakıyorduk, kedi seviyorduk, sonra yine mikslere bakıyorduk. saatler geçiyordu, günler geçiyordu, haftalar geçiyordu. bir kez olsun, paradan bahsetmedin. albümümüz bittiğinde “oh be nihayet müzik çıktı!” dediğimi hatırlıyorum. çünkü sen ve senin gibilerle müzik yapılmıştı.
hep söylerdin, “senin şu akustik gitarla yaptığın parçalarla bir albüm yapalım” diye, “abi pek param yok” dediğimi hatırlıyorum. “boşver parayı marayı” demiştin. geç kaldım şimdi. senin gibi alçakgönüllülükle, özveriyle, empatiyle, dayanışmayla, çalışabilecek kimi bulacaz hepimiz. o kadar güzel müzikler çıktı ki stüdyondan. çünkü bizimle dosttun..
şimdi “camdan bakıyorum, ülkeyle ben, bir de çocukluğum, demir köprüden hızla geçip gidiyor tren” hiç ölmemeliydin… aşk olsun tanju!