//(...) tavır ise, konumuz müzik olduğuna göre, tümüyle seslendiriciye, yani, icracıya özgü bir terimdir. icracının seslendirme sırasında uzun süreli sesleri bölmesi sonucu ortaya çıkan yeni küçük süreleri, çarpma, yeni bir küme oluşturma şeklinde seslendirmesi tavrı oluşturur. sözgelimi, yorgo bacanos’un bir tavrı vardır. benzer şekilde, gthm’de de belirli yörelerin kendine özgü tavırları bulunur. konya tavrı gibi.
bu nedenlerle, üslûp ve tavır birbirlerini tamamlayan terimler olmadığı gibi, birbirlerinin eşdeğeri terimler de değildir. birlikte kullanılması, ancak bir müziksel cehaletin ifadesi olabilir. (...) //
tasavvufta seyr i sulukun (ya da seyr u sulukun) asamalarina verilen az bilinir bir addir. örnegin etvar i seba yani "yedi tavir"dan söz edilir. bu asamalara daha yaygin olarak makam denir. makam ya da tavir, farkli yaklasimlara gore bes, yedi, dokuz, kirk gibi degisen sayilardadir. ama gecilen yol özünde aynidir, sayilar degisir sadece.
ocak sayisinda (2006/1) besiktas kapali tribunu amigosu alen markaryan ve fenerbahce kale arkasi tribunu amigosu yucel aslan ile hatiri sayilir derecede sayfaya yer ayirarak soylesi yapan dergi.
kişiliğin zamana bağlı türevidir. şöyle ki; kişiliği her şeyi içeren tek bir fonksiyona indirgeyebilseydik (teorik olarak), bunun o zamana bağlı türevi, kişinin o anki durumda hangi olaylara ne gibi tepkiler vereceğini belirleyecekti.. tersi şekilde de; kişinin belirli zamanlardaki tavırlarını yine muhtemel her türlü olay dahilinde verdiği tepkiler olarak alıp yaşadığı en son zamana dek integralini alabilseydik, kişilğini bulacaktık..
bir kişiyi zamanla tanımamızın esası da buna dayanır; yani bir kişiyi tanırken belirli zamanlardaki tepkilerini alır içgüdülerimize göre değerlendiririz; içgüdülerimize göre çünkü insan davranışı sadece rasyonel olarak ifade edilemez ve algılanamaz, kaotiktir, ve toplamda da bu kişinin kafamızdaki "imaj"ına ya da kişiliğine kavuşuruz..
aynı hesaplardan kişiliğin zamanla bir değişim gösterdiği (sürekli zamana bağlı bir integral olması ve zamanın da akması sebebiyle) sonucuna varabilir, o mevzubahis ilk denklemin de değişmeyen yani "öz" olduğu şeklinde kani olabiliriz..
benzemez kimse sana, tavrına hayran olayım cümlesinden de anlaşılabileceği gibi karşı cinsin en hayran olunası özelliğidir. güzellik çirkinlik bi yerde biter. ama tavır kalır.