24 şubat 2005 tarihli penguen dergisinin kapak sayfasının başlığıdır. kapakta zürafa, yılan, kurbağa, ördek,...vs gibi hayvanların yüzleri tayyip erdoğan'ın yüzü gibi çizilmiştir. tam anlamıyla bir kapaktır.
hakaret sınırları zorlayan ancak tam olarak kufur de etmeyen yine mukemmel bi penguen kapağı. bu arada bir sonraki hafta penguen "kendi tekzibini" yayınlayarak (yine penguen kapağına yakışır bir espiri) rte nin aslında belirtildigi gibi hayvanlarla alakası olmadığı kendisinin "sahsen insan" oldugunu yine kapaktan duyurmustur.
çok uzun zamandır penguende gördüğüm en sıkı karikatürlerden biri... çizerlere helal olsun... seçilen hayvanların da çok yerinde olduğunu düşünüyorum, bence kedi uygun bir hayvan değildi örneğin. bu karikatürdeki hayvanlar daha şık olmuş. maymun, deve, fil, yılan falan...
başbakan recep tayyip erdoğan, kendisini, fil, zürafa, maymun, deve, kurbağa, yılan, inek ve ördek şeklinde betimleyen karikatürleri “tayyipler alemi” başlığıyla kapak yapan mizah dergisi penguen aleyhine 40 bin ytl'lik manevi tazminat davası açtı.
başbakan erdoğan'ın avukatı fatih şahin, bugün ankara adalet sarayı'na gelerek dava açtı.
fatih şahin'in açtığı dava, ankara 1. asliye hukuk mahkemesi'ne düştü.
dilekçede, penguen adlı haftalık mizah dergisinin 24 şubat 2005 tarih ve 127 nolu sayısının kapağında, “karikatürist musa kart, 'tayyip erdoğan kafalı kedi' çizdiği için ceza aldı” üst başlıklı ve ”tayyipler alemi” konulu karikatürlere yer verildiği belirtildi.
karikatürlerin, başbakan erdoğan'ın kişilik haklarına saldırı içerdiği ifade edilen dilekçede, penguen dergisi'nin sahibi erdil yaşaroğlu ile pak yayıncılık'tan 40 bin ytl manevi tazminat talep edildi.
penguen dergisi'nin 127. sayısında, 8 karikatürist, meslektaşları musa kart'ın tazminata mahkum edilmesini ortak çizimleri ile protesto etmişti.
başbakan erdoğan, dava önce, kendisini kedi olarak betimleyen cumhuriyet gazetesi çizeri musa kart'tan 5 bin ytl, başka bir karikatür nedeniyle evrensel gazetesi aleyhine açtığı davada ise 10 bin ytl manevi tazminat kazanmıştı.
turgut ozal oldukten sonra kendisini en cok elestiren dergilerde bile (firt, girgir) "cizmeye doyamadik" babinda karikaturleri cikmisti. gelen gideni aratiyor demek ki. t.o. olmaya ozenenlere duyurulur.
sozkonusu kapak icin 40 bin ytl lik bir tazminat davasi acilmistir oysa resimde 8 degil 9 hayvan karikaturize edilmistir(penguen dahil). her biri icin 5 bin ytl den olsa 45 bin eder bu. o halde bu davanin ilerdeki gunlerde 45 bin ytl lik bir tazminat davasi sekline donusmesi muhtemeldir . (bkz: standardizasyon)
başbakana hayvan demeyen, kendisini kediye benzeten çizeri tazminata mahküm eden zihniyete hayvan diyen kapaktır. başbakana çektiği hazımsızlığı hatırlatmaya çalışan kapaktır. bal gibi de kapaktır...
rte'nin hayvansever olmadığı gerçeği ile bir kez daha yüzyüze kalmamıza vesile olan alem türü.karikatüristler bir de ampül tayyip, kova tayyip, faraş tayyip gibi denemelere girse de kendisinin nesnelere yaklaşımını test etse.netekim insan formundaki tayyip zaten yeterince komik olduğundan farklı arayışların bedava yolunu bulmakta fayda var.bir de tayyip tazminat paralarıyla ne yapıyor o da ayrı bir merak konusu, melih çocuklara plastik top alıp dağıtıyordu bir ara ama kendisi tüccar adam elbet faizsiz kazanç elde edeceği bir yatırım aracına yöneliyordur heralde.başka bir merak konusu da emine karikatürlere bakıp "ayyy sayın başbatanım çok şirin gözüküyorsunuuuz, bunlardan bi kaç tane de kelebeklisini, atlısını çizdirelim" deme gafletinde bulunmuş mudur ? bunlar hep x-files'lık meseleler.
ekşi sözlükteki kör kütük rte fanatiklerinin reflekslerini kıpır kıpır eden karikatür. ne diyelim, kolay gelsin - demokratik geçinip karikatür kaldıramamak zor olsa gerek.
penguenin bu kapaktaki tavri oncelikle siyasal bir tavir degildir, etik bir tavirdir. ipe dolanmis kediye benzetilme durumunu, basbakani kedi yaptilar kediye benzettiler seklinde dar,hatta kendiyle ilgili herseyi kisisel,oznel, bir dusmanca tutuma baglamanin ve bu trajikomik durumun tescili icinde tazminat davalar acmanin ne kadar da komik gulunc oldugunu vurguladilar.ve dergilerine kendilerinin de buna benzer bir davaya muhatap olacaklarini bile bile o kapagi tasidilar . (tayyip erdogan burada dava acsa bir turlu acmasa bir turlu ayrica (bkz: asagi tukursen sakal yukari tukursen biyik) ) leman oguz aral öldügünde soyle bir kapak yapmisti. yanlis hatirlamiyorum umarim . (bkz: bizi ekmek ve kavga sahibi yapti)
muhafazakar demokrat basbakanin asiri tepki vermesine neden olan, bu sekilde kendisinin ne kadar demokrat, ne kadar muhafazakar, ne kadar hosgorulu yahut ne kadar tahhammulsuz oldugunu ortaya koyan cok yerinde karikatur.
bugün okulumuza gelen penguen çizerlerinin hakkında dava açıldığını söylediği enfes karikatür. bence alakalı kişinin kedi köpek olarak görülmeyi hakaret kabul edip dava açmasına hayvanlar da karşı dava açmalı! söyleyin dünyanın hangi ülkesinde birine kedi demek aşağılamaktır? kedi,ördek gibi hayvanlar bilakis cici ve sevimli halleriyle tanınırlar. hayvanlar bu hakaretin altında kalmamalı.
ince dusunulmus, muhalifligin sertligini gostermek icin kapaga kadar tasinmis karikaturdur. haftalar oncesinde, ilk gordugum anda dakikalarca 'bravo' demekten kendimi alamadım. isin kolayciligina kacip, bilinen medyanin yaptigi gibi 'olmadi yahu basbakan' tarzi karikaturler cizilebilirdi ve bu yapilacak 'ne sis yansin, ne kebap' tarzi eylemle aleme 'tepkimizi gosterdik iste' sozu soylenir, olay gecistirilirdi. ama oyle olmamis, bu karikaturu yaratan zeka kupu insanlar olaya noktayi koyacak bir karikatur cizmisler. tabi ki ayni zeka kupu insanlar, birinciden daha agir bir tazminat davasinin gelecegini biliyorlardi mutlaka, bunu da sonuna kadar goze almislardi. o yuzden dava bir ayar vermek degil, bilinen bir surec. cekisme o karikaturle bitmis zaten. o gunlerden bugunlere hatirlanan bir musa kart karikaturu, daha otesinde bir de bu kapak var.* seneler sonra 'karikatur tarihi'nde veya 'turkiye'deki yarali demokrasi tarihi'nde boy veren yine ayni karikaturler olacak.
olay şudur, basurunuz varsa ve de doktor da -afedersiniz- anüsünüze parmağını sokup tedavi sürecinin başlangıcı olarak teşhis yapmaya çalışırsa "bana hakaret etti, parmak attı" diye ona dava açar mısınız? açmazsınız değil mi? işte karikatür de böyle bir şeydir. çizgidir karikatür, o an verilmek istenen anlamı nasıl anlatacağını seçmekte karikatürist özgür olmalıdır.
mesela, tayyip erdoğan'ın ab'den, abd'den gelen baskılara dayanabilmesine örnek olarak "masa da masaymış ha" dizelerine atfen tayyip'i bir "masa" olarak da çizebilirlerdi, ya da başörtüsü konusunda ikilemde kaldığı için tayyip'i avrupa parlamentosu'nda başörtüsü ile otururken de çizebilirlerdi. karikatür budur beyler, istenileni anlatmak için kullanılır çizgi ve her şey serbesttir.
tayyip'in imam hatip konusundaki çıkmazı için yüne dolanmış kedi şeklinde anlatmaktan daha doğal ne olabilir? kedi, yün araçtır meramı anlatmada. kimse kimseye "hakaret" etmemiştir.
tayyip'in kedili karikatüre açtığı dava bilmemezliktir, görmemezliktir. bir ülkenin başbakanı o ülkede sadece kendisi gibi insanların olmadığını başka kültürlerin, alt kültürlerin, tarzların, akımların da olduğunu bilmelidir. bu toplumdur efendim, sınırlayamazsın, kısıtlayamazsın.
ha, aslında sorun dava açanda değil denilebilir. zira bunu kişisel olarak hakaret algılamış bir "vatandaş" olarak tayyip'in dava açma hakkı sonuna kadar vardır. o zaman bir sonraki aşama olan yargı süreci ayrıca tartışılmalıdır. belki de bu olayda tayyip'e yöneltilen eleştiriler yargı sürecine, sonucuna yöneltilmelidir; bir ülke'nin tek parti iktidar başbakanının açtığı dava sonucu ile sıradan bir vatandaşın aynı gerekçeyle açacağı dava sonucu ne kadar aynıdır o sorgulanmalıdır.
şimdii, tayyip'in kedili karikatüre -hakkı olmasına rağmen- dava açması hatadır. bu işini yapan doktora dava açmak gibidir. bir mesleğin gereklerini, yöntemini kısıtlamak yanlıştır. ben karikatürist olsaydım ve de önüme "şu şekilde karikatür çizmen artık yasaktır, aksi takdir de dava konusu olacaktır" denseydi aslında tüm hayatımı adadığım mesleğime, sanatıma hakaret edildiğini düşünürdüm. penguen'ciler de musa kart'ı yalnız bırakmamışlar ona olan desteklerini duyarlı bir insana yakışacak ölçüde "cesurca" kapakan tayyipler alemi olarak göstermişlerdir.
ha bu savaş sürer mi sürer. ancak penguencilerin dediği gibi, özal gider tayyip gelir, karikatür hâlâ yerindedir, yerinde de olacaktır. ve de toplumun -hele ki şu anda basınından, iş dünyasına herkes iktidarın yanındayken hayati önemi olan- muhalefetini sonuna kadar yansıtacaktır. üzgünüm tayyip, baykal, bahçeli, mumcu ya da tüm olası idareciler, istediğiniz kadar iktidar olun, mizah muhalif kalacaktır sonuna kadar. tıpkı nasreddin'in döneminde olduğu gibi, tıpkı ihtilal türkiye'sinde olduğu gibi, tıpkı özalın liberal ekonomisinde olduğu gibi, tıpkı tayyip'in reform hareketinde olduğu gibi...
recep tayyip erdoğanın geçen yıl yaptığı bir açıklamada, "tahrik edici" bir şiir okuduğu için 1999 yılında 4 ay hapiste yatmasına ilişkin olarak, "insanların, eyleme dönüşmedikçe, görüşleri, düşünceleri ya da inançları nedeniyle hapsedilmelerine karşıyım" dediğini hatırlatan kapak...dolayısıyla minareler süngü, kubbeler miğfer, camiler kışlamız müminler asker diye devam eden şiiri akıllara getiren kapak...türkiye ile ab arasında demokrasi olarak, hoşgörü olarak, düşünce yapısı olarak ne kadar uçurum olduğunu, hatta bu uçurumun ne kadar derin olduğunu hepimize gösteren kapak...bunca zamandır abye girmeye çalışan türkiyemizin asıl amacının abye kapağı atmak olduğunu, bunca reformun göstermelik olduğunu, asıl değişmesi gereken zihniyetin hala baki kaldığını yüzümüze çarpan kapak...bildiğin kapak...