muhtesem bir icadin rezil edilme olayidir bu ulkede...dusuk statulu halk kesimini dahada dusuk bir stauye itmek icin ozenle yapilan programlari barindiran..haberler diye seerettiginiz seylerin haberlik niteliginin olmadigi..filmlerin kesilmekde inat edildigi..sabahlari cizgi iflm seeretmeken baska ise pek yaramayan..neyseki disc ve nick kanallari var dedigimiz...bok...internet varken ne tv nin ne ghazetenin pek bir manasi yok acikcasi
bazilarının bilgisayar deme şekli.. bunu bir devlet kurumunda bütün bilgisayarlardan sorumlu memur ciddi biçimde söylüyorsa o kişi maldır , ona iş veren devlet ise enayidir..
37 ekran, 51 ekran, 56 ekran, 63 ekran, 72 ekran vs.. gibi ekran boylarına sahip cihaz. bu konuda bir keşfim oldu: bir 56 ekran televizyonu oturduğunuz koltuğa biraz yaklaştırarak 63 ekrana çevirebiliyorsunuz. gözlerinize güveniyorsanız 250 ekran yapmak bile mümkün. üstelik bedava!!
üzerine su dökülmemesi gerektiği günde on defa öğütlenen bir cihazdı eskiden. şehir efsanesi sözünü bilmediğimiz o zamanlarda, en ufak sıvı temasının televizyonun gümlemesine yol açacağı söylenir, hatta ayhan ışık aşığı bir kadının ayhan abinin televizyondaki görüntüsü görünce dayanamayıp tv'yi öptüğü, bu yüzden televizyonun ve haliyle kadının yüzünün patladığı anlatılarak üzerimize korku salınırdı. o gün bugündür öpmem televizyonu.
carl sagan ve cosmos belgeselini televizyonda seyredenler televizyonun bir mucizenin en basit anlatım şekli olduğunu takdir edeceklerdir. tabii seyretmeyenlerde carl sagan ın şu sözlerinden sonra neler kaçırdıklarını daha iyi değerlendireceklerdir: "dünya'ya yeni inmiş ve çocuklarımıza, radyo, sinema, gazete, dergi, roman, kitap ve televizyon yoluyla neler sunduğumuzu araştırmaya girişmiş bir uzaylı onlara cinayet, tecavüz, acımasızlık, batıl inanç, budalalık ve tüketim öğretme kararı aldığımızı düşünecektir. doğrusu bu çabayı gerçekten gösteriyor büyük ölçüde başarılı oluyoruz. çocuklara bilimsel düşünce ve umut aşılamaya çalışsakdık nasıl bir toplum olurduk?"
di$bukey cami ile cekimlerde aynaya gore cok daha fazla yansima sorunu ureten, bu sebeple dizilerde olsun filmlerde olsun kadraja girmesi gerektigi zaman arkadan gorunen cihaz (bkz: televizyon arkasi kamerasi)
elektriksel iletim yoluyla uzaktaki nesnelerin anında görülebilmesini sağlayan bir araç olarak tanımlayabileceğimiz televizyonun icadı ardarda gelen ve birbirine bağlı buluşlar sonucu gerçekleşmiştir.katod ışın tüpü ilk kez 1897 yılında karl ferdinand braun tarafından ticari olarak üretilmiştir,ancak bu tüpün elektriksel görüntü ile ilişkisi ilk kez 1907'de boris rosing tarafından rusya'da kurulmuştur. a a campbell swintonnature dergisine gönderdiği "uzaktan elektriksel görüntü" başlıklı ve 18 haziran 1908 tarihli kısa mektubunda televizyon yayınının temellerini açıklamaktaydı.televizyonun ilk kez kamuoyuna tanıtılması 2 ocak 1926'da john logie baird tarafından,paul nipkov'un 1884'de önerdiği mekanik tarama sistemi kullanılarak gerçekleştirildi.baird,şubat 1924'de 3,05 metrelik uzaklıktan bir malta haçı'nın görüntüsünü iletmeyi başarmış,30 ekim 1925'de de ilk kez bir yüz görüntüsü elde edilmişti.dr vladimir kosma zworikin'in 29 aralık 1923'te ikonoskop'un patenti için yaptığı başvuru 20 aralık 1938'e kadar kabul edilmemişti.öte yandan philo taylor farnsworth ün 7 ocak 1927'de istediği patent 26 ağustos 1930'da verilmişti.farnsworth kasım 1927'de düşük netlikleki görüntüsünü elde edebilmişti.